Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2458 E. 2024/4308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2458
Karar No
2024/4308
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/241 E., 2022/256 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-39 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/60557 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 28.01.2018 tarihli kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp en az % 8 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maluliyet tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 27.06.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 66.487,54 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacını kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, avans faizi talep edilemeyeceğini, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 66.487,54 TL maddi tazminatın 24.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 13.11.2019 tarihli 2019/İHK-16334 sayılı kararı ile; usulüne uygun rapor sunulmadığından, davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.09.2021 tarih ve 2021/3785 Esas 2021/4439 Karar sayılı ilamı ile "Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Gazipaşa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 18.09.2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 8 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapılması gerekmekle birlikte, raporun hangi yönetmeliğe göre düzenlendiği açıkça belirtilmeden maluliyet saptanmış; İHH de işbu sebeple raporun usule uygun bir rapor olmadığını kabul ederek karar vermiştir. UHH tarafından karara esas kabul edilen 18.09.2018 tarihli raporun hangi yönetmelik esas alınarak düzenlendiği raporda açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellere göre davacının maluliyet oranının usulünce belirlenmiş olduğu görülmektedir. Bu itibarla; raporun ilgili yönetmeliğe uygun düzenlenip düzenlenmediğinin yönetmelik ekindeki cetvellerin kontrolü ile tespiti mümkün olmasına rağmen, sadece yönetmelik adının açıkça rapora yazılmayışı gerekçesine dayanan İHH kararının eksik incelemeyle verildiği açıktır. Diğer yandan dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 18.09.2018 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kararın anlaşılır olmadığını, çoğu itiraz sebeplerinin değerlendirlmediğini, kusur oranında sorumlu olduklarını,kazada hatır taşıması olduğunu, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri -3- 3.Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Dairenin bozma kararı öncesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilerek, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılmış ve yeninden hüküm kurulmuş, bu doğrultuda, başvuru sahibinin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine; Dairece, davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürülükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması karşısında hükme esas alınması ve davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazlarının da değerlendirilip karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti, bozma kararı öncesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararını kaldırarak yeniden karar verdiğine göre, bozma sonrasında da bozmaya uygun olarak HMK'nın 297 nci maddesi gözetilerek kaldırılan karar yerine geçmek üzere denetlenebilir ve infaz edilebilir bir karar vermesi gerekirken, davalı tarafın itirazlarının reddi ile yetinilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2458, K. 2024/4308, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2458-e-2024-4308-k-c8dc8f64382f