Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2373 E. 2024/4745 K. – Maddi Ve Manevi
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2373
- Karar No
- 2024/4745
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2077 E., 2020/834 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine / Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/220 E., 2018/573 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; alacaklı vekili olan davalı tarafça kendisinin dosya borçlusu olmadığı Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2009/7048 sayılı icra dosyasında, hakkında icra takibi yapılan dosya borçlusu tarafından borç ödendiği halde haksız ve yersiz olarak, kötüniyetle ve zarar vermek kastı ile sadece alacağa konu senette kendisinin bilgisi dışında işyerinin adresinin yazılmış olmasından dolayı muhasebe işlerini yürüttüğü işyerinde davalı avukatın 3 kez haciz işlemi yaptırmak suretiyle kişilik haklarının zedelendiğini, çevresine karşı rencide edildiğini ve eşya haczinden dolayı maddi olarak da zarara uğradığını, yine davalı avukat hakkında Cumhuriyet Savcılığına ve baroya yapmış olduğu şikayetlerden dolayı davalının haksız şekilde hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ancak takipsizlik kararı verildiğini, yapılan haksız şikayet nedeniyle ve haksız hacizlerden dolayı kişilik haklarının zedelendiğini, dava, dilekçeler ve takipler için masraf yaptığını, maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 22.04.2015 tarihinden işleyecek en yüksek ticari işletme faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;haksız haciz iddiasının dayanağı icra dosyasında haczedilen menkullerin yediemin olarak davacıya teslim edildiğini, davacının icra hukuk mahkemesinde istihkak iddiasında bulunmadığını, dava açmadığından haczin kesinleştiğini ve muhafaza işlemi yapıldığını, işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının tüm çalışanları şikayet ettiğini, davacının onlarca haksız şikayeti karşısında müvekkilinin de şikayeti olmasının yasal olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haksız şikayet iddiası yönüyle davalının Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6349 soruşturma sayılı dosyasında yaptığı şikayetin hak arama özgürlüğü içinde ve makul olduğu, haksız haciz iddiası yönüyle ise bu hususun istihkak davasının konusunu oluşturduğu ve davacının İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde istihkak iddiasını ileri sürmediği, bundan dolayı zarar talep edemeyeceği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına ve Antalya Barosuna yapılan başvuruların ret ile sonuçlanması gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde; Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2009/7048 sayılı dosyası incelenmeden, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, tanık dinlenilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, istihkak iddiasının icra memurunca haciz tutanağına geçirilmemiş olduğunu, İİK'nın 99 uncu maddesi uyarınca icra memurunun usul ve yasaya aykırı davrandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını, talebi gibi hüküm kurulmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/6349 soruşturma 2014/6023 karar sayılı dosyasında davalının şikayeti üzerine davacı aleyhine soruşturma başlatılıp nihayetinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, davalı tarafça yasal şikayet hakkı sınırlarının aşılmadığı, fiili haciz işleminin davacının işyerinde yüzüne karşı huzurunda yapıldığı halde haczedilen menkul mallara yönelik istihkak iddiasında bulunmadığı, sadece dosya borcunu kabul etmediğine dair beyanda bulunduğu, istihkak iddiasında bulunmadığı için icra memurunca haciz işleminin yapıldığı, her ne kadar davacı istihkak iddiasının haciz tutanağına geçirilmediğini ileri sürmüş ise de haciz tutanağının altını davacının çekince koymaksızın imzaladığı, resmi tutanağın aksinin ancak aynı güçte delillerle kanıtlanması gerekmekte olup aksinin davacı tarafça ispat edilmediği, icra dosyasına yapılan harici tahsilatların bildirilmeyip fazladan tahsilat yapıldığı konusunun borçlu tarafından ileri sürülebileceği, zararın da bu kişi tarafından istenebileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının haksız şikayet ve haksız haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, haksız haciz ve hasız şikayet iddialarının somut delillerle ispatlanamamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 427,60 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.