Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2255 E. 2024/4359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2255
- Karar No
- 2024/4359
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/60 - 2024/60 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/KİT-52 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/18891 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.12.2017 tarihinde ZMSS poliçesi olmayan aracın sağ şeritte geri manevra yaptığı sırada sağ şeritte seyir halinde olan araç ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, sunulan maluliyet raporunun yetkili kurumca düzenlenmemiş olduğunu, yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın ZMSS poliçesi olmaması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 321.080,68 TL sürekli iş göremezlik, 7.718,35 TL geçici iş göremezlik, 1.190,97 TL geçici bakıcı ve 10,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 330.000,00 TL'nin 03.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 20.06.2021 tarih ve 2021/İHK-18891 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 08.02.2023 tarihli ve 2021/22420 Esas, 2023/1413 Karar sayılı ilamıyla; "1.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı'nın 29.01.2020 tarihli raporunda, davacının kazadan kaynaklı kalıcı maluliyet oranının %26, geçici iş göremezliğinin 180 gün, geçici bakıcıya muhtaçlık süresinin ise 30 gün olduğu tespit edilmiştir. Ancak işbu rapordaki dayanak yönetmelik kaza tarihinde yürülükte olmadığından hükme esas alınması doğru olmamıştır. O halde İtiraz Hakem Heyetince; temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, davalının usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek (eksik varsa temin edilerek), dosya kapsamında hükme esas alınan raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre, karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. " denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu düzenlenmiş, davacının bozma öncesi maluliyet raporu ile hesap yöntemine itiraz etmediği de dikkate alınarak davalı yönünden kazanılmış haklar dikkate alınarak davalının Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 30.03.2021 tarih ve K-2021/38100 sayılı kararına karşı yaptığı itirazın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyetinin 20.06.2021-2021/İHK-18891 sayılı kararının kaldırılmasına, bu doğrultuda anılan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aşağıdaki şekilde düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına şeklinde karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun başvuru sahibinin gerçek maluliyet durumunu yansıtmadığını, raporun mevzuata uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre düzenlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve ortak kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporu alınmadan hüküm verilmemesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini bu nedenle temerrüt faizine hükmedilemeyeceğini, müvekkili aleyhine AAÜT'ye göre hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerekirken tam vekâlete hükmedildiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümde taleplerin her birinin karşılanmış olması ve hüküm sonucunun açık, net ve hükmü infaz edecek makamlarda tereddüt ve şüpheye mahal vermeyecek ölçüde sarih olması önem taşımaktadır. Başka bir anlatımla tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkindir. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ve 16/A maddeleri ile uyuşmazlık dosyalarının öncelikle sigorta hakemleri tarafından çözülerek karara bağlanması, sigorta hakemlerinin verdiği kararlara karşı kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde itiraz olanağı tanınması, itiraz halinde ise üç kişilik İtiraz Hakem Heyetinin esas incelemesi yapması ve sigorta hakemlerince verilen kararı yerinde görmezse kaldırarak yeni karar vermesi düzenlenmiştir. İtiraz üzerine verilen kararların ise temyize tabi olduğu belirtilmiştir. Taraf itirazlarını yerinde bulan İtiraz Hakem Heyeti, hakem kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilmekte ve İtiraz Hakem Heyeti kararı, ilk hakem kararının yerini almakta olup temyize konu edilecek karar ise itiraz sonrası verilen İtiraz Hakem Heyeti kararıdır. Bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir. Somut olayda; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken davalının itirazlının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, itiraza konu kararın düzeltilmiş hali ile aynen icrasına şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.