Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/225 E. 2025/14028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/225
Karar No
2025/14028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/495 E., 2023/6 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.12.2005 tarihinde mülkiyeti müvekkili davacı ...'ya ait olan sürücü ...'ın kullandığı ticari taksinin çarptığı karşı araçta yolcu olarak bulunan ...'un yaralandığını ve yaralanmasından dolayı Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi) 2009/549 Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... ve sürücü ... aleyhine işgücü kaybı nedeni ile maddi ve manevi tazminat davası açtığını, müvekkiline ait aracın davalı ... Sigorta A.Ş'de sigortalı olduğu için davalı sigortaya davanın ihbar edildiğini, İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.11.2010 tarih, 2009/549 Esas, 2010/576 sayılı kararı ile davayı kabul ettiği ve 14.000,00 TL işgücü kaybı tazminatı, 19.151,58 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 33.151,58 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verdiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesi üzerine, Beyoğlu l. İcra Müdürlüğü'nün 2011/5005 sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesi gereken borcun icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalındığını, davalı ... şirketine şifahi olarak rücu edildiğini, davalı ... şirketinin ödemeye yanaşmaması üzerine davalı ... aleyhine, ödenen paranın rücuen tahsili amacıyla İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/18092 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlunun sadece mahkeme ilamında belirtilen 14.000,00 TL maddi tazminatı faiz, masraf ve avukatlık ücreti ile birlikte ödediğini, takibin bakiye kısmına ise "Mahkeme İlamında belirtilen tedavi giderlerinden kaynaklanan tazminatların 6111 sayılı Yasa uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" iddiası ile haksız yere itiraz edildiğini, davalı ... şirketinin itirazı üzerine bakiye alacağın tahsili amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/20563 sayılı ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe davalı SGK'nın sorumluluğu olmadığı iddiası ile itiraz edildiğini, müvekkilinin mağdur durumda olmasından müvekkili tarafından ödenen parayı her iki davalının da ödemek zorunda olduğunu, ödenen paranın, ilamda belirtilen manevi tazminat (ve temyiz onama harcı) hariç 64.500,00 TL- 24.427,79 TL. (sigorta şirketince icra dosyasında ödenen)= 40.072,00 TL olduğunu, davalıların icra takiplerine itiraz etmelerinin haksız olduğunu belirterek davalı ... Sigorta A.Ş'nin İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/18092 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 40.072,00 TL bakiye alacak üzerinden devamına, alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, davalı ...'nun İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/20563 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 40.072,00 TL'lik kısmının iptali ile takibe haksız yere itiraz ettiğinden alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, davacının alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; takip dayanağı ilamda alacağın sadece işgücü kaybı için hükmedilen tazminatın poliçe teminatı içinde kaldığını, bu tutarın da icra dosyasına ödendiğini, diğer hususların müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, alacaklının "tedavi giderleri" talebinin yeni kanuni düzenleme (6111 sayılı Yasa) uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun söz konusu dava ve icra dosyalarında taraf olmadığını, bu sebeple Kurumun taraf olmadığı dosyalara dayalı olarak Kuruma borç çıkartılmasının mümkün olamayacağını, ... eğer mahkeme kararına istinaden bir ödeme yapmış ise müteselsil sorumlu diğer borçlulardan talepte bulunabileceğini, 6111 Sayılı Yasa uyarınca Kurumun tedavi masraflarından sorumlu olup olmayacağı hususunun Kurumla sigorta şirketleri arasındaki iç ilişkide önemli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli 2012/227 Esas, 2013/309 Karar sayılı kararında; davalı ... Sigorta A.Ş hakkındaki davanın kısmen kabulüne, İstanbul 25 İcra müdürlüğünün 2012/18092 Esas sayılı dosyasında 5.587,41 TL miktar üzerinden bu davalı yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan miktar üzerinden hesaplanan 1.117,48 TL % 20 icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı SGK hakkındaki davada mahkeme görevsiz olup görevli mahkeme İstanbul İş Mahkemesi (Sosyal Güvenlik hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla görevli) olduğundan mahkemenin görevsizliğine, davalı SGK hakkındaki davanın görev nedeni ile usulden reddine, karar kesinleştiğinde yasal süre içinde talep halinde SGK hakkındaki davanın bu dosyadan tefrik edilerek, görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine (Sosyal Güvenlik hukukundan kaynaklanan davalara bakmakla görevli) gönderilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.11.2016 tarihli ve 2014/9777 Esas, 2016/9805 Karar sayılı ilamıyla; "...Mahkemece davalı SGK yönünden davanın iş mahkemesince görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı SGK yönünden davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de iş bu davada SGK davacı olmayıp prim alacağını vs talep etmediği gibi taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi de söz konusu değildir. Bu nedenlerle Mahkemece, davalı SGK yönünden de davanın esasına girilip inceleme yapılması gerekirken davalı SGK yönünden mahkmenin görevsizliği ile iş mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli 2017/60 Esas, 2018/919 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/18092 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın 11.701,55 TL miktar üzerinden davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 4.680,62 TL %40 icra inkar tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/20563 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın 28.370,45 TL miktar üzerinden davalı SGK yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 11.348,18 TL %40 icra inkar tazminatının davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2019/1008 Esas, 2020/8206 Karar sayılı ilamıyla; "... davalı ... Kurumunun Sorumluluğu 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile yasadan kaynaklı bir sorumluluk olup davalı SGK, davacı ... aleyhine açılan davada ve icra takip dosyasında taraf olmadığı gibi temerrüde düşmesi de söz konusu değildir. Bu durumda davalı SGK'nın bilirkişice hesap edilen belgeli tedavi gideri 13.546,71 TL'den sorumluluğu ile aleyhine başlatılan takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu miktara davacının ödeme yaptığı İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2011/5005 sayılı dosyasındaki faiz, icra takip masrafları ve vekalet ücretinin de dahil edilerek karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Bozma neden ve şekline göre davalı SGK vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı SGK vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/14154 Esas ve 2021/2825 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.01.2023 tarih ve 2021/495 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden mahkemenin 2017/60E. 2018/919K. sayılı numarası ile verilen karar temyiz edilmeksizin davalı yönünden kesinleşmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün 2012/20563 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın 13.546,71 TL miktar üzerinden davalı SGK yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 5.418,68 TL %40 icra inkar tazminatının davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemenin 02.10.2018 tarihli 2017/60 E., 2018/919 K. sayılı kararında mahkemece davanın tamamen kabulüne karar verildiğini, kararda talebin tamamen karşılanması sebebiyle söz konusu mahkeme kararının taraflarınca temyiz edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, temyiz edilmeyen kararda davalı ... Sigorta'nın sorumluluğunun bozma dışında kalması gerekçe gösterilerek sorumluluktan kurtulduğunun düşünülmesinin hukuka uygun olmadığını, davalı ... Sigortanın da sorumluluğunun devam ettiğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, işbu davanın ikame edilmesine müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirtmiştir. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, belgelenmeyen olası tedavi giderlerinden ve yol giderlerinden Kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurum aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/20563 E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuen alacak istemine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kararı ile kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı SGK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.HMK'nın 332. maddesi uyarınca yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re'sen karar verilir. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca dava sonunda hükmedilecek harçlardan, harçtan muaf olmamak koşulu ile aleyhine karar verilen taraf sorumludur. Davalının harçtan muaf olması halinde davalı tarafa harç yükletilemeyeceği gibi, davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilir. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 36. maddesi uyarınca davalı ... harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir. Yapılan açıklamaya göre, davalıya harç yükletilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı SGK vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün (3) bendinde yer alan "3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 925,30 TL harçtan peşin alınan 64,60 TL harç ile 208,00TL icra harcı mahsubu ile 652,70TL karar ve ilam harcının davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına," ibaresinin bu bentten çıkarılarak yerine " 3-Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" ibaresinin yazılması, (6) numaralı bendinde yer alan "6-Davacı tarafından yatırılan 272,60 TL peşin harç, 21,15 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 293,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin bu bentten çıkarılmasına, yerine "Davalı ... harçtan muaf olduğundan 272,60 TL peşin harç, 21,15 TL başvurma harcının istek halinde davacıya iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/225, K. 2025/14028, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-225-e-2025-14028-k-2c9058bbe84a