Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2098 E. 2024/5097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2098
Karar No
2024/5097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/980 Değişik İş, 2021/985 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-33580 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/128971 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.06.2013 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacı idaresindeki aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/201 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını mahkeme tarafından aldırılan raporda davacının ayak bileği hareket kısıtlılığı nedeniyle %19 oranında maluliyeti oluştuğunun bildirildiği, yaptırılan hesaplama doğrultusunda 71.271.95 TL tazminata hükmedildiği ancak davacının tedavilerinin devam ettiği ve iyileşme gösteremeyerek kemik iltihabı meydana geldiği, sunulan raporda davacının maluliyetinin %54 olarak belirlendiğini yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri için toplam 5000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 187.600.88 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkeme dosyasında ödeme yaptıklarını karşı tarafla sulh olunduğunu, bu nedenle başka sorumluluklarının kalmadığını , maluliyeti kabul etmediklerini , yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından aldırılan maluliyet raporu ve 06.09.2021 tarihli hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda başvurunun kabulüne 167.334.43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.665.57 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.600.88 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 187.600.88 TL'nin 13.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkeme dosyasında ödeme yaptıklarını bu nedenle başka sorumluluklarının kalmadığını , maluliyeti kabul etmediklerini, yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusuru kabul etmediklerini, hesaplamanın aktüer bilirkişi tarafından CSO ve %3 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığı, davalı tarafça rapora itiraz edilmediği, hesap raporunun Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına uygun olduğu, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından aldırılan kusur raporunun oluşa uygun olup dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bilgi ve belge bulunmadığı, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin davalı sorumluluğunda bulunduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkeme dosyasında ödeme yaptıklarını bu nedenle başka sorumluluklarının kalmadığını, maluliyeti kabul etmediklerini, yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusuru kabul etmediklerini , Hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekili, dava konusu kazaya ilişkin Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/201 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını mahkeme tarafından aldırılan raporda davacının ayak bileği hareket kısıtlılığı nedeniyle %19 oranında maluliyeti oluştuğunun bildirildiği, yaptırılan hesaplama doğrultusunda 71.271.95 TL tazminata hükmedildiği ancak davacının tedavilerinin devam ettiği ve iyileşme gösteremeyerek kemik iltihabı meydana geldiğini belirtmiştir. Davacı tarafça , Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/201 sayılı dosyası üzerinden aynı kazaya ilişkin olarak açılan davada hükme esas alınan raporda davacının maluliyetinin %19 oranında olduğu belirtilmiştir. Mahkemece 71.271.95 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş ve mahkeme kararı davalının temyizden feragat etmesi sonucu 09.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, işbu davayı açarken davacının maluliyetinin arttığı gelişen durum bulunduğu iddiasına dayanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hükme esas alınan 23.06.2021 tarihli rapor doğrultusunda davacının maluliyetinin %59 oranında olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda davacı ancak, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1516 E. sayılı dosyasına ilişkin yargılamadan sonra maluliyet oranında gelişen durum bulunduğunun tespit edildiği takdirde tazminata hak kazanabilecektir. Hükme esas alınan maluliyet raporunda, her ne kadar davacının %59 oranında maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş ise de rapor yetkili sağlık kuruluğu tarafından hazırlanmamış, maluliyet oranının artması nedeni ile davacının kararın kesinleşmesinden sonra maluliyetin artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı ve nedenleri yönünden ayrıca ve açıkça bir tespit veya değerlendirme yapılmamıştır. Bu haliyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama Dairenin yerleşik içtihatlarına uygun olmayıp, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde Hakem Heyetince, tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması, maluliyet oranları bakımından fark bulunduğu dikkate alınarak, dosya kapsamında bulunan raporlar da irdelenmek suretiyle oran farklılığının maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı) hususlarında, en yakın üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun ve davacının bizzat muayenesi sağlanarak yeni bir rapor alınması; mahkeme kararında hükme esas alınan maluliyet raporundaki %19 maluliyet oranına artmasına ilişkin gelişen durumların olup olmadığı, var ise dava konusu kazayla bağlantısı olup olmadığı, maluliyet oranının artmasında davacının kusurunun olup olamadığı, maluliyet oranının artmasında özellikle de bu artışın sebepleri yönünden davacının da alabileceği önlemler olup olmadığının; zararın artmasına katkısının/kusurunun olup olmadığının, davalının bu maluliyet artışından sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, davacıya önerilen tedavilerin bulunup bulunmadığının ve davacı tarafça bunların yerine getirilip getirilmediğinin veya bu tedbirler ve tedaviler yerine getirilse idi dahi aynı şekilde maluliyet durumunda artış olup olmayacağının davacının tüm tedavi belgelerinin de dosya kapsamına kazandırılarak, konusunda uzman heyetten rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3.Yukarıda anlatıldığı üzere alınan raporun ardından davacıda oluşan maluliyette gelişen durum oluştuğunun kabulü durumunda kesinleşen mahkeme kararında belirlenen ödemeye konu %19 oranında maluliyetin tenzili ile aradaki maluliyet oranındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken tüm maluliyet oranı doğrultusunda yeniden hesaplama yapılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2098, K. 2024/5097, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2098-e-2024-5097-k-7a941aa2207a