Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1927 E. 2024/4338 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1927
Karar No
2024/4338
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/2942 D.İş-2022/942 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT-1718 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü /İtirazın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/37622 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.02.2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde olan araç ile davalıya sigortalı aracın çarpışmasına bağlı gerçekleşen çift taraflı kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik bakiye toplam 5.100,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 214.493,44 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yeterli ödemenin yapıldığını kendisine başka borçlarının kalmadığını, kusur oranlarının kusur raporu ile belirlenmesi gerektiğini, maluliyet raporunun yanlış yönetmeliğe göre alındığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ve son 3 aylık vergilendirilmiş gelirin esas alınması gerektiğini, maluliyetin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin komisyona başvuru tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin asliye mahkemelerinde hükmedilen vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüyle 214.493,44 TL tazminatın 26.10.2018 tarihinden itibaren kanuni faiz oranı üzerinden sigorta şirketince davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sorumluluklarının teminat limiti ile sınırlı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin tazminat hesaplamasında uygulanması gerektiğini, son 3 aylık vergilendirilmiş gelirin dikkate alınması gerektiğini, gerekli ödemeyi yaptıklarını ve başkaca borçlarının kalmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının ancak komisyona başvuru tarihi olabileceğini ve yasal faiz uygulanabileceğini ve başvuran lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 26.11.2019 tarih, 2019/İHK-13448 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli 2021/3158 E., 2021/2009 K. sayılı ilamı ile; "... davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hakem heyetince hükme esas alınan 07.12.2018 tarihli maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanmadığı; aktüerya raporunda, davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapıldığı bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı yönünden usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi gerektiği; yine hükme esas alınan 22.02.2019 tarihli aktüer raporunda, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin tamamının ve varsa diğer ödemelerin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmasının ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. Maddesinin 13 nolu fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin ,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddi doğru görülmemiştir". denilerek bozma kararı verilmiştir B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada yapılan aktüeryal hesaplama neticesinde tespit edilen meblağın tesis edilen hükümden daha fazla olduğu ve aleyhe bozma yasağı gereği Hakem kararının sadece vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, kararın geri kalan kısmının aynen infazına karar verilmiş, tüm talepler ile ilgili ayrıntılı hüküm kurulmamıştır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz aşamasında ileri sürdüğü nedenlere dayanarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıya sigortalı araç ile davacının sürücü konumunda olduğu aracın karıştığı 05.02.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297/2 nci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrasında, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Söz konusu düzenleme, kamu düzenine ilişkindir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının itirazının reddine karar verilmiştir. Davalının kararı temyizi üzerine Dairemizce hükmün bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verilmiştir. Ancak bozma ilamı sonrası itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerekirken vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Yukarıdaki düzenleme ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen ilk hüküm davalı temyizi sonrasında İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiş, söz konusu karar Dairemiz bozma kararı ile kalkmış olup, bu durumda İtiraz Hakem Heyetince verilen, "vekalet ücreti dışındaki diğer kararların aynen infazına" dair 26.09.2022 tarihli karar infaz edilebilir nitelikte olmayıp, HMK 297 nci maddesinde belirtilen unsurları taşımadığından İtiraz Hakem Heyeti kararının re'sen bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar davalı tarafça temyiz edilmekle Dairemizce karar tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre yeniden maluliyet raporu alınması ve aktüerya raporunda davacının bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi ve progresif rant yönteminin uygulanması hususunda ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararından sonra yapılan yargılama sırasında bozmaya uyularak alınması gereken maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişi raporu alınmıştır. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme araştırılmıştır. Bozma kararı ile önceki İtiraz Hakem Heyeti kararı bütün sonuçları ile birlikte ortadan kalktığından, İtiraz Hakem Heyeti yeni bir karar verme hakkına sahiptir. İtiraz Hakem Heyetince Dairemizin bozma kararı doğrultusunda aktüerya bilirkişisince tespit edilen meblağ tesis edilen hükümden daha fazla olduğu için aleyhe bozma yasağı gereği Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak geri kalan kısmın aynen infazına karar verilmiştir. Söz konusu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermektedir. Bu nedenle HMK'nm 297 nci maddesinde belirtilen niteliklere uygun bir karar olup infaza el verişli bir karardır. Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin değerli çoğunluğunun bozma kararındaki görüşlerine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1927, K. 2024/4338, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1927-e-2024-4338-k-3eb20dda816a