Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1514 E. 2024/2827 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1514
Karar No
2024/2827
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/136- 2021/136 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-2868 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Usulden Reddi/ İtirazın Kabulü İle Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/96053 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.08.2018 tarihinde davacının idaresindeki motosiklet ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 43.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 142.972,38 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı, davacının tahkim başvurusundan önce davalıya başvurusu sırasında usulüne uygun hazırlanmış sağlık kurulu raporu ile başvuru yapmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde ise yeni bir rapor alınarak gerekli şartları taşıyan raporun dosyaya kazandırılmasının mümkün olduğunu, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava şartı eksikliğinin tamamlatılması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2018/13854 sayılı ceza soruşturması dosyası kapsamında alınan 08.11.2018 tarihli raporda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75, davacı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün yargılandığı Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/40 Esas sayılı dosyasının 12.11.2019 tarihli duruşmasında anılan kusur bilirkişi raporunun yeterli olduğuna karar verildiği, 20.02.2020 tarihli duruşmada ise kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu durumda Osmaniye Başsavcılığı'nca alınan 08.11.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunun kesin hükümle sonuçlanmaması sebebiyle hükme esas alınamayacağı, eldeki dosya kapsamında alınan 07.02.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, % 100 kusur oranına göre tazminatın hesaplanması gerektiği, davacının sunduğu rapordaki % 8 maluliyet oranı üzerinden aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 134.956,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.412,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.603,12 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 142.972,38 TL tazminatın 01.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 17.532,38 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmediğini, davalı tarafın savunma hakkının engellendiğini, kusur raporları ve kaza tespit tutanağı arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının doğru olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında kazaya karışan davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun belirlendiği, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2018/13854 sayılı ceza soruşturması dosyası kapsamında alınan 08.11.2018 tarihli raporda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75, davacı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince alınan 07.02.2021 tarihli kusur raporunda ise davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, İtiraz Hakem Heyetince anılan kusur raporu benimsenerek ara karar ile davalı nezdinde sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulü ile zararın hesap edilmesinin istendiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda da kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyasında alınan kusur raporu, eldeki dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1514, K. 2024/2827, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1514-e-2024-2827-k-3991abf7e1be