Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13744 E. 2026/4752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13744
- Karar No
- 2026/4752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/1241- 2024/1238
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.12.2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobil ile bir minibüsün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 318.343,53 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 318.343,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile 318.343,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, progresif rant yöntemine ve %0 teknik faize göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması, ceza dosyasında 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaşmanın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmamasına, ceza dosyasında uzlaşmanın olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.12.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda davacının kaza nedeniyle kaburgalarının kırıldığının belirtildiği, yapılan fiziki muayenede davacının günlük yaşamını etkileyen ağrılarının olduğu yönünde şikayeti bulunduğunun belirtildiği açıklandıktan sonra anılan Yönetmeliğin ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan Sinir Sistemi Bölümü, Nörojenik Kaynaklı Ağrılar-Günlük aktiviteyi kısmen etkileyen ağrı kapsamında davacının % 5 oranında maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, ancak anılan Alan Klavuzunda söz konusu araz nedeniyle maluliyetin tespit edilebilmesi için ağrının kronik olması ve tedavi altında iken değerlendirilmesinin gerekli olduğu şeklinde açıklamanın bulunduğu, raporda ise bu yönden bir değerlendirmenin yapılmadığı, her ne kadar raporu düzenleyen heyet içerisinde nöroloji uzmanı hekimin bulunduğu anlaşılmış olsa da, raporda davacının nörolojik muayenesi yapılarak maluliyetin tespit edildiği yönünde bir kaydın da bulunmadığı, buna göre raporda tespit edilen maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasında uygun bir nedensellik bağı tespit edilmeksizin raporun hazırlandığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Nöroloji Bölümü uzmanı bulunan heyetten illiyet bağı da değerlendirilmek suretiyle rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.