Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24374 E. 2026/4442 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24374
- Karar No
- 2026/4442
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/471 E., 2015/966 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, şikâyetçi ...'nün, sanıklara yüklenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçu yönünden doğrudan zarar görmediği, "özel belgede sahtecilik" suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 238. maddesine uygun biçimde katılma talebinde bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükümleri temyize hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi kurum adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.09.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'nin 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.