Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1222 E. 2024/5022 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1222
- Karar No
- 2024/5022
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/987 E., 2023/2022 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davalı ... Vekili İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü/ Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/381 E., 2021/1029 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddi, davalı ... vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından adli yardım ve duruşma istemli, davalı ... vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davacı ...'nin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin 28.09.2013 tarihinde ... plakalı araç içinde yolcu olarak giderken ve yine 25.09.2015 tarihinde ...plakalı araç içinde yolcu olarak giderken meydana gelen iki ayrı trafik kazası sonucunda yaralandığını, her iki kazanın da tek taraflı olarak meydana geldiğini, anılan trafik kazalarında aracı kullanan sürücülerin %100 kusurlu olduklarını, gerek ... plakalı gerekse ...plakalı aracın karıştığı kaza tarihi itibariyle trafik sigortası poliçelerinin bulunmadığını, ilk kazanın 28.09.2013 tarihinde meydana geldiğini, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ..., ... plakalı aracın malikinin ise davalılardan ... olduğunu, ikinci kazanın ise 25.09.2015 tarihinde meydana geldiğini, ...plakalı aracın malikinin davalılardan ..., sürücüsünün ise ...olduğunu belirterek 28.09.2013 tarihinde meydana gelen ilk kazadan dolayı 15.000,00 TL manevi tazminatın ... plakalı araç maliki davalı ...'den tahsiline, ikinci kazadan dolayı 25.000,00 TL manevi tazminatın ...plakalı araç maliki davalı ... ile araç sürücüsü...'dan müştereken ve müteselsilsen tahsiline, birinci kazadan dolayı davalı ...'nın sorumluluğu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi sınırları dahilinde olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL geçici-sürekli iş gücü kaybı sakatlık tazminatı, 1.000,00 TL bakım masrafı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kendi aralarında kusurları ve sorumlulukları ölçüsünde müştereken ve müteselsilsen tahsiline, ikinci kazadan dolayı davalı ...'nın sorumluluğu ZMSS poliçesi sınırları dahilinde olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL geçici-sürekli iş gücü kaybı sakatlık tazminatı, 1.000,00 TL bakım masrafı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kendi aralarında kusurları ve sorumlulukları ölçüsünde müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.11.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini toplam 455.281,64 TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece 25.09.2015 tarihli ikinci trafik kazasına ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada farklı zamanlarda gerçekleşen iki ayrı kaza için tek bir davada tazminat talep edildiğini, mahkemece davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili kuruma geçerli bir başvuru yapılmaksızın huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu (ATK) vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının maluliyet durumunun tespiti için ise ATK 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman aktüer bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, müvekkili kurumun dolaylı zararlardan (geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ve bakıcı zararlarından) kaynaklanan herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplanacak tazminat tutarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminat üzerinden ayrıca hatır taşıması indirimine de gidilmesi gerektiğini ve dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ise cevap dilekçesinde; davada farklı tarihlerde gerçekleşen iki ayrı kaza için tazminat talep edildiğini, bu durumda davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına ATK 3. İhtisas Dairesinden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, hesaplanacak tazminat tutarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminat üzerinden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aktüer bilirkişi tarafından yapılan ve benimsenen hesaplamaya göre davacının 4.943,46 TL geçici iş göremezlik, 449.316,68 TL sürekli iş göremezlik, 1.021,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 455.281,64 TL maddi zarara uğradığı, davalı ...'nın gerek sürekli iş göremezlik tazminatından, gerek geçici iş göremezlik tazminatından, gerekse davacının 1 aylık bakıcı giderinden kaza tarihi itibariyle geçerli olan teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğu, davalı ...'nın kaza tarihinde geçerli teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu, davacı ...'nin olay günü daha önceden tanıdığı eski patronunun kullandığı ... plakalı araca binmesi sonucu yapılan taşımanın tipik bir hatır taşıması niteliğinde olduğu, bu nedenle aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan tazminattan (455.281,64 TL'den) takdiren %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, %20 hatır taşıması indirimi uygulandığında davacının talep edebileceği tazminatın ise 364.225,32 TL 'ye indiği, davacı ...'nin alkollü olduğunu bildiği sürücü ...'ın aracına binmekle açıkça kusurlu davrandığı, hatır taşıması indirimi sonrası hesaplanan miktardan (364.225,32 TL 'den) ayrıca ve takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi de yapılması gerektiği, böylece davacının talep edebileceği toplam tazminatın 291.380,26 TL olabileceği, ancak bu miktarın (291.380,26 TL'nin) davalılardan ...'nın sorumlu olduğu teminat limitini aştığı, öte yandan dosya kapsamına göre davalı ...'nın temerrüt tarihinin 25.05.2016 tarihi olması gerektiği, sonuç olarak davalı ...'nın teminat limiti dahilindeki 290.000,00 TL maddi tazminattan sorumlu olduğu, bunu aşan kısım yönünden ise herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı araç maliki ...'nin ise 291.380,26 TL maddi tazminatın tamamından sorumlu olduğu gerekçesi ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 291.380,26 TL'nin (davalı ...'nın teminat limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulması kaydıyla) davalı ... yönünden 25.05.2016 (temerrüt) tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise 28.09.2013 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müterafik kusur indiriminin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçta bir menfaat gereği taşınmakta olup hatır taşıması indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ...’nın sorumluluğunun, kaza tarihi olan 28.09.2013 tarihinde geçerli olan teminat limiti 250.000,00 TL ve kazaya sebep olan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmediğini, eksik belge ile başvuru yapıldığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle hükme esas alınmayacağını, kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin sunulmadığını, Yargıtay'ın kaza tarihinde geçerli olan yerleşik içtihatlar gereğince PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, PMF Yaşam Tablosu ile hesaplama yapılması talebinin kabul edilmemesi halinde ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden ve ...’nın temerrüdü bulunmadığından Yargıtay içtihatları doğrultusunda faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kaza tarihi olan 25.09.2013 tarihine göre yürürlükte bulunan ZMSS teminat limitinin 250.000,00 TL olduğu gözetilmeden davalı ... Hesabının sorumluluğunun 290.000,00 TL olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı; somut uyuşmazlıkta davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı ... Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerektiği, mahkemece dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmemiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddi, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 291.380,26 TL'nin (davalı ...'nın teminat limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulması kaydıyla) davalı ... yönünden dava tarihi olan 18.04.2017 tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise 28.09.2013 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indiriminin hukuka aykırı olduğunu, davacının Tekirdağ’dan İstanbul'a bir menfaat karşılığı geldiğini, düğün ve akrabalarını görmek için İstanbul'a gelirken benzin masraflarını karşıladığını ve bir bedel ödediğini, hatır taşımacılığı indiriminin hukuka uygun olmadığını, yerel mahkemede işbu başvurudan dolayı dava tarihi değil başvuru-temerrüt tarihinden itibaren (25.05.2016) yasal faize hükmedildiğini, istinaf incelemesi sonucu bunun iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faize Güvence Hesabına başvuru temerrüt tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış sağlık kurum ve kuruluşlarının sağlık kurulları tarafından düzenlenmiş, mevzuata uygun bir rapor olmadığından hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeni ile reddi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak SGK tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerekirken ödemeye ilişkin araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmasının kabul edilemez olduğunu, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğunu ve aile içi bakımdan yararlandığı dikkate alındığında bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihinde geçerli olan yerleşik içtihatlar gereğince PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, başvuru şartı yerine getirilmediğinden ve ...’nın temerrüdü bulunmadığından dava tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan diğer davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334, 336, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, ve 91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15 inci maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte ...'nın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Somut olayda; davacı tarafça dava konusu tazminata dair davalı ... Hesabına 12.05.2016 tarihinde başvuru yapıldığına göre, davalı ... Hesabının 12.05.2016 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir ise de İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin işbu talep dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 25.05.2016 tarihinin ... yönünden temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi kararına karşı bu yöne dair istinaf başvurusunda bulunmamasının davalı lehine usuli müktesep hak oluşturması ve yine davacı vekilinin temyiz dilekçesinde 25.05.2016 tarihinin temerrüt tarihi olması yönündeki bağlayıcı beyanı dikkate alındığında 25.05.2016 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü zorunlu olmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının eksik belge ile müracaatı nedeni ile davalı ... Hesabının temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararını faiz başlangıcı yönünden düzeltmesi yerinde değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 1 numaralı bendinde yer alan "dava tarihi olan 18/04/2017" ibaresinin çıkarılarak yerine "temerrüt tarihi olan 25.05.2016" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Hesabına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.