Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12176 E. 2025/4175 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12176
- Karar No
- 2025/4175
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/445 E., 2024/491 K. HÜKÜM/KARAR : Reddine
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 gün, 2023/1328 E, 2024/2132 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil bankanın, davalı ...’ndan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı, Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyalarından alacağın tahsili için ilamlı icra takibine başlandığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, dava konusu taşınmazların mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini belirterek, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ve Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.05.2022 tarih ve 2020/187 E., 2022/166 K. sayılı kararı ile "davalılarca ibraz edilen dekontlar dikkate alınsa dahi keşfen aldırılan rapor ile taşınmazların satış tarihlerindeki gerçek rayiç bedelleri ile tapudaki bedellerin fahiş oranda düşük olduğu, pek aşağı bir bedelle satışın gerçekleştiği, asıl borcun kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı ve 28.08.2015 ve 08.03.2010 tarihindeki tasarruflardan evvel doğduğu, davalı asıl borçlunun haczi kabil malı bulunmadığını gösterir geçici aciz vesikası hükmündeki 11.12.2019- 07.04.2021 tarihli haciz tutanaklarının dosyaya sunulduğu, davalı asıl borçlu adına kayıtlı dava dışı aktif taşınmazların tedavüllü tapu kayıtlarının incelenmesinde çok sayıda ve yüklü miktarda haciz yüklü oldukları görülmekle bu aktif taşınmazlar yönüyle ayrıca değer tespiti yapılmasına gerek bulunmadığı zira aktif taşınmazlar için de batıklık/aciz halinin tedavüllü tapu kayıtları ile sabit olduğu bu kapsamda davalılar yönüyle tasarrufun iptali şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. 2.Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin 29.11.2022 tarih, 2022/2569 E- 2022/2522 K sayılı ilamı ile "davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine" karar verilmiştir 3. Davalı ... vekili kararı temyiz etmiştir. 4. Yargıtay (4.) Hukuk Dairesi'nin 27.02.2024 tarih, 2023/1328 E- 2024/2132 Karar sayılı ilamı ile; "davalı borçluya ait bilinen adreste tutulan 11.12.2019 tarihli haciz tutanağının İİK’nun 105 inci madde kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, iptali istenilen Konya ili, ... İlçesi, ... Mah. 38668 ada, 108 parselde kayıtlı tarlanın 1/12 payının 18.07.2016 tarihinde 26.000 TL bedelle, ... İlçesi, ... Mah. 14979 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın ve ... İlçesi, ... Mah. 2637 ada, 183 parselde 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler 24.06.2016 tarihinde, ... İlçesi, ... Mah 28909 ada, 7 parsel, F1 Blok, 4. Kat, 9 nolu bağımsız bölümün ise 12.07.2016 tarihinde davalı ...'e, Konya İli, ... İlçesi, ... Mah 28909 ada, 7 parsel, F1 Blok, 4. Kat, 9 nolu bağımsız bölüm, ... tarafından 13.02.2017 de dava dışı şahsa devredildiği, dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre ise Konya ili, ... İlçesi, ... Mah. 38668 ada, 108 parselde kayıtlı tarlanın 1/12 payının 18.07.2016 tarihindeki gerçek değerinin 77.839,17 TL olduğu, Konya İli, ... İlçesi, ... Mah. 14979 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 294.427,91 TL olduğu, Konya İli, ... İlçesi, ... Mah. 2637 ada, 183 parseldekayıtlı taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerlerinin 1.063.214,15 TL olduğu, Konya İli, ... İlçesi, ... Mah 28909 ada, 7 parsel, F1 Blok, 4. Kat, 9 nolu bağımsız bölümün ilk tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 214.532,87 TL olduğu, dosyaya ibraz edilen haciz tutanak tarihine göre; İİK'nın 278/2 nci maddesinde belirlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davalı ...'ün, İİK'nın 280/1 inci maddesi gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden (akrabası, arkadaşı vs) olduğunun davacı vekili tarafından somut deliller ile ispat edilemediğinin anlaşılmış olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı Mahkemenin 11.09.2024 tarih, 2024/445 E., 2024/491 K sayılı kararı ile davanın reddine, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 204.001,13 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e ödenmesine, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 204.001,13 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na ödenmesine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalıların birbirlerinin durumunu bildiğini, kötü niyetli olduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere birden fazla davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
1. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bent haricindeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.İİK'nun 282 maddesi gereğince borçlu ile 3. kişi aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan bunlar hakkında tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi bozma nedeni ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Değerlendirme ve gerekçe bölümünde (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine " Davalı ... ve Mehmet Ali Küntoğlu kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 204.001,13 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine" şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.