Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11928 E. 2025/7670 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11928
- Karar No
- 2025/7670
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/362 E., 2024/578 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş yerini tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalattığını, poliçede terör klozunun da bulunduğunu, ... Valiliği tarafından 14.03.2016 tarihinde ... ili merkez ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı döneminde gerçekleşen olaylar neticesinde teminat kapsamında yer alan işyeri içerisinde bulunan eşyaların tamamının zayi olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine ihbarda bulunmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin uğradığı maddi zararın şimdilik 4.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.10.2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda % 5'lik indirim uygulandıktan sonra 74.872,35 TL zararın, dava tarihten itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Mahallesi, ... Cad. .. ... No: 82 Daire: Null ... adresinin poliçe riziko adresi olarak gösterildiğini, davacının işyeri içinde bulunan eşyaların uğradığı zararın tazminini talep ettiğini, dava konusu poliçede binanın boş olarak belirtildiğini, iş yeri sigorta poliçesinde eşya ya da emtia teminatı bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen zararların teminat dışında kaldığını, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacının zararlarının 5233 Sayılı Yasa kapsamında karşılanacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının gerçek zararını ispat etmesi ve %5 oranında muafiyet uygulanması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2019 tarih ve 2017/710 Esas 2019/439 Karar sayılı kararı ile; davacının riziko adresinde bulunan işyerinde meydana gelen zararların tespiti amacıyla mahallinde keşif yapmak suretiyle alınan bilirkişi raporu ile bina zararının 78.813,00 TL olarak hesaplandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meydana gelen hasarın teminat kapsamında olduğu, saptanan zarar miktarından poliçe gereği %5 oranında muafiyet uygulanması gerektiği, davalı şirket tarafından karşılanması gereken bina zararının 74.872,35 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 74.872,35 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF ve TEMYİZ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarih ve 2021/2434 Esas 2020/1273 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. Daire'nin 19.09.2023 tarih ve 2021/14673 Esas 2023/9473 Karar sayılı ilamı ile "Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı tarafından sigortalanan işyerindeki eşyaların uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. 20.02.2018 tarihli Ön inceleme duruşmasında, dava dilekçesini tekrar ettiklerini, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan binaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin olduğunu, her ne kadar dilekçe içeriğinde eşyalardan bahsetmiş iseler de bu hususun sehven yazıldığını, zira poliçe kapsamında eşya bulunmadığını, sonuç ve istem kısmında da talebin, poliçe kapsamında müvekkilin uğradığı zararların tazminine ilişkin olduğunu, bina zararına ilişkin taleplerinin kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili aynı celse beyanlarında, dava dilekçesinin gerek talep konusu gerekse açıklamalar bölümünde, hiçbir tereddütte mahal bırakmayacak şekilde iş yeri eşyasında oluşan zararın tahsilinin talep edildiğini, davacı vekilinin sonuç ve istem kısmındaki taleplerinin bina zararına ilişkin olarak değerlendirilmesi açıklamasının, iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğunu, iddianın genişletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece 27.03.2019 tarihli celse davanın eşya zararına yönelik tazminat davası olduğu tespitine yer verilmiş, ancak yargılama sırasında bilirkişi heyetinden alınan raporda poliçede teminat altına alınan işyerinin (bina) ağır hasarlı olması nedeniyle zarar tespiti yapılmış ve Mahkemece, bilirkişi raporu ile tespit edilen (bina zararı) 74.872,35 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” HMK’nın 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava konusu poliçede faaliyet konusu yerin, "Boş bina" olarak belirtildiği, eşyalara yönelik teminatın bulunmadığı ve davacının açıkça dava dilekçesinde işyerindeki eşyaların zararını talep ettiği gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nın 26 ncı maddesine aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. V. İLK DERECE MAHKEMESİ 2.KARARI İlk derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini açıklama imkanı verilmediğini, dilekçenin sonuç kısmında açıkça maddi tazminat talebinde bulunduklarını, kararın hatalı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İşyerim Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerindeki eşyaların zayi olması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.