Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1056 E. 2024/13111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1056
- Karar No
- 2024/13111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1379 E., 2023/1660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/349 E., 2023/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ve davalı ... vekili Av ..., Davalı ... vekili Av. ... gelmişler. Diğer davalılar gelmemişlerdir. Davalılar ve davacı vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 17.12.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenmiş, dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülmüştür.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu vefat ettiğinden mirasçıların davada taraf gösterildiğini, davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerin mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde; açılan davanın hukuki ve fiili mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilleri tarafından Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/895 Esas sayılı dosyasında murisleri ...'in mirasının gerçek reddini talep ettiklerini, husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, devir tarihinde davacının alacağının bulunmadığını, davanın husumetten de reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının adli yardım talebinin yerinde olmadığını, dava açılırken peşin harcını yatırması gerektiğini, yoksa dava şartı noksanlığından davanın reddinin gerektiğini, geçici aciz belgesinin bulunmadığını, taşınmazı devir aldığında borcun doğmadığını, müvekkilinin borçlunun durumunu bilmesi imkanı olmadığını, emlakçı vasıtası ile bulduğunu, bedelini tapuda nakit olarak ödediğini, ... i önceden tanımadığını, iddia edildiği gibi ... kayınpederi veya kayınvalidesine bakmadığını, %55 engelli olduğunu, ekonomik durumunun iyi olduğunu, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın aciz belgesi olmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, tapu iptali davasının malikleri farklı iki yarı taşınmazı için aynı dava dilekçesinde açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı ... vasıtası ile bulduğunu, banka kredisi ile aldığını, muvaazalı bir işlem olmadan aldığını, ekonamik durumunun iyi olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacağın iptali istenen tasarruf işleminden önce doğmadığını, müvekkilinin dördüncü kişi olduğunu, taşınmazda tadilat yaparak aile konutu olarak kullandıklarını, borçlular ile ilişkisi olmadığını, aciz vesikası alınmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2023 gün, 2021/349 E- 2023/93 K sayılı ilamı ile; "taşınmazın tapudaki bedeli ile ipotek bedelinin toplamının 2.798.577,30 TL olduğu bu bedel ile 20.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen taşınmazın değerine ilişkin 2.358.000.000 TL olduğu bu iki bedel arasında Yargıtay kriterleri gereği aşırı oransızlık veya dikey oransızlık bulunmadığı bu hususun da satışın gerçek bir satış olduğunu teyit ettiği her ne kadar davacı tarafından, davalının taşınmazı satın almasından kısa bir süre sonra taşınmazı satan ... tarafından taşınmaza ait eski ipotek borcunun kapatıldığı savında bulunulmuş olduğu görülse de borçlunun taşınmazı sattıktan sonra elde ettiği para ile taşınmaza ilişkin eski ipotek borcunu kapatmasının olağan bir durum olarak kabul edilmesi gerektiği, ... ve ... tarafından satın alınan C blok 174 numaralı taşınmaz açısından yapılan değerlendirmede ise bu taşınmaza ilişkin satışın borçlunun taşınmazı sattığı üçüncü kişi tarafından satışın 4. kişiye yapılması nedeniyle tasarrufun iptal edilmesi için sadece üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunun ispatının yeterli olmadığı taşınmazı devir alan dördüncü kişinin da kötü niyetinin ispat edilmesi gerektiği dolayısıyla deliller kapsamında değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiği söz konusu taşınmaz için değerlendirmenin buna göre yapılacağı somut dosya kapsamında davaya konu olan taşınmazın dördüncü kişiye satılmasından sonra alınan çekin üçüncü kişi tarafından cirolanıp ...'in eşine verildiği bankalardan gelen kayıtlardan bu hususun sabit olduğu yine dosya kapsamında üçüncü kişi konumunda olan ...'ın kızının da borçlunun şirketinin avukatlığını yapmak suretiyle tanışıklığının olduğunun da dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu istinaf kaldırma ilamında açıkça bu hususun da değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği kapsamı itibariyle önemli olan bu delillerin satıcı ile üçüncü kişi arasında önem arzettiği ancak satıcı ile üçüncü kişi arasındaki bu hususun dördüncü kişi konumunda olan ...'a sirayet etmesinin mümkün olmadığı yukarıda da belirtildiği üzere ...'ın da satıcı ile üçüncü kişi arasındaki bu ilişkiyi biliyor olması gerektiği ...'ın almış olduğu taşınmaz için vermiş olduğu çekin satıcı tarafından cirolanarak ...'in eşine verilmesinin Semih Umar'ın dışında bir işlem olduğu hatta ...'ın bu satış için bir bedel karşılığında çek vermesinin gerçek ödemeyi desteklediği yine üçüncü kişinin kızı ile asıl borçlu arasında vekil müvekkil ilişkisi olmasının da taşınmazı devir alan dördüncü kişinin dışında bir işlem olduğu bunun da dördüncü kişiye bir etkisinin olmadığı dosya itibariyle ...'ın bu ilişkiden haberdar olduğuna dair bir delile rastlanılmadığı davacı vekilinin telefon numarası ve ikametgah itirazlarının da mahkememizce incelendiği bu inceleme sonucu Semihe Umar aleyhine bir duruma rastlanılamadığı hatta bunun yanında dosya kapsamındaki evraklardan da sabit olduğu üzere sosyal durumu kapsamında yapılan incelemesinde ...'ın bu taşınmazı satın alabilecek güçte olduğu 4. kişi konumundaki ...'ın taşınmazın yenilenmesi konusunda birçok tadilat yaptırdığı bu tadilat işlemlerine ilişkin kayıtların da dosya arasında bulunduğu bu kayıtların yapılan incelemesinde tadilat işlemlerinin 400.000,00 TL'den fazla miktarda olduğu ayrıca doğalgaz ve elektrik abonelikleri de davalı ... adına olduğu ayrıca taşınmaz satın alındıktan sonra bizzat davalı ... tarafından sigorta ettirildiği ve taşınmazın alım sürecinde tapu kayıtlarından da anlaşıldığı üzere ... tarafından 648.879,00 TL kredi kullanıldığı (ayrıca tapuda gösterilen 700.000,00 TL ödemenin de davalı tarafından deliller ile ispat edildiği bu bedelin taşınmazın ipotek miktarı ile toplanması sonucu oluşan miktar ile taşınmazın bedeli arasında aşırı oransızlığın oluşmadığı anlaşılmıştır) ve taşınmazın ipotek edildiği keşifte yapılan incelemede davalı ...'ın davaya konu olan evde yaşadığı ayrıca taşınmaza ilişkin bedelini ödeyerek yapı kayıt belgesi de aldığı anlaşıldığından dördüncü kişi konumundaki ...'ın kötüniyetinin ispat edilememesi nedeniyle bu taşınmaz için de açılan tasarrufun iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Dava dosyası kapsamında davacı tarafça tüm davalılar yönünden ayrıca tazminat talebinde bulunulmuş olduğu görülmüş ise de davacının her iki taşınmaz için hali hazırda tasarrufun iptali talebinde bulunduğu bu taleplerden vazgeçilip davanın bedele dönüştürülmesine yönelik olarak bir talebinde olmadığı tasarrufun iptalini yönelik kararlar kesinleşmeden birden fazla taşınmazın konu olduğu davada ayrıca tazminata hükmedilmesinin mükerrer tahsile sebebiyet verebileceği dikkate alınarak şu aşamada istenmesi mümkün olmayan tazminat talebi de kabul edilmemiş ve bu talep yönünden de davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2023 gün, 2023/1379 E- 2023/1660 K sayılı kararı ile "Tasarrufun iptali istenen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 6. parsel, 174 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz yönünden dosya kapsamına sunulun tüm belge ve beyanlar çerçevesinde, 174 nolu bağımsız bölümü devir alan davalı ...'in kızının borçlu ...'in avukatı olduğu, borçlu ... tarafından taşınmazda kiracı olarak oturmaya devam edildiği, icra dosyası kapsamında yapılan 13.03.2013 haciz sırasında davalı ...'in haciz mahalline geldiğinin zapta geçtiği, davalı ... tarafından 174 nolu taşınmazın 4. kişi olan davalı ...'ya yapılan devir nedeni ile satış bedelinin borçlu ...'in eşi ... tarafından tahsil edildiği sabit olduğu, davalı ... ile davalı borçlu ...'in tanışıklığı olduğu, tüm bu nedenlerle davalı ...'in davalı borçlu ...'in mali durumu ve ızrar kastını bilebilecek şahıslardan olduğu ve aksinin ispat edilememiş olduğu anlaşıldığından yapılan tasarrufun İİK'nın 280. maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Aynı taşınmazın davalı ... tarafından 4. kişi davalı ...'ya yapılan devir işlemi yönünden; Davacı ...'nın taşınmazı Garanti Bankası A.Ş.'den konut kredisi kullanarak satın aldığı ve taşınmazda fiilen oturduğu, taşınmazda tadilat yaptırdığı, tadilata ilişkin ödemelerin belgelerinin de sunulduğu anlaşıldığından, dosyada mevcut delil durumuna göre davalı 4.kişi ...'ın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tasarrufun iptali istenen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 6. parsel, 325 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz yönünden dosya kapsamına sunulun tüm belge ve beyanlar çerçevesinde somut 325 nolu bağımsız bölümü devir alan davalı ...'ın taşınmazı Garanti Bankası A.Ş.'den 1.798.577,30 TL konut kredisi kullanarak satın aldığı, kredi ödemesine ilişkin evrakların da dosyada bulunduğu, taşınmazın tespit edilen değeri ile satış değeri arasında misli fark bulunmadığı gibi davalı ... ile borçlunun birbirini tanıdıklarına dair dosya kapsamında bir saptama da bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı borçlu ... mirasçıları tarafından reddi miras talepleri neticesinde mahkemece terekeye temsilci ataması yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı görülmektedir. Bu kapsamda davalılar ..., ..., ... yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken husumetten red kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek davalı/borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...'a yapılan taşınmaz devrinin davalı İİK'nın 283/2. maddesi gereğince bedel tazmini olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği" kanaatine varılmış, karar davacı vekili , davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Nergis yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, bedel farkı bulunduğunu, gayrımenkulün kaydında yer alan ipotekle satın almasının kötü niyeti gösterdiğini, davalı ... yönünden de bedel farkı mevcut olduğunu, borçlunun kiracı olarak oturtmaya devam ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının kızının davalı borçlunun vekilliğini yapmasının davalı borçlunun durumunu bildiği anlamına gelmeyeceğini, ayrıca vekilliğini yaptığı dönemde davalı borçlunun maddi durumunun iyi olduğunu, alacağın doğum tarihinin hakem heyeti kararı olduğunu, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlunun oğlu ... ile davalı ...'ın kızı arasında ticari ortaklığın bulunması ve davalı ...'ın kızının davalı borçlunun vekilliğini de yapmış olmasına, davalı ...'ın ise kötü niyetinin ispat edilememiş olmasına göre; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'a verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.