Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1053 E. 2024/3022 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1053
Karar No
2024/3022
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/50 Değişik İş, 2022/50 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-43650 DAVACILAR : ...'na Velayeten Hatice Kulakoğlu ve Yaşar Kulakoğlu vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.05.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / Davalı Vekilinin İtirazının Kısmen Kabulü / Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının Kaldırılması/ Başvurunun Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/160066 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av.... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.03.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; olay tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bulunmayan araç ile müvekkilinin yolcu olduğu aracın 28.01.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 46.200,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından aynı olaya ilişkin daha önce de Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması nedeniyle kesin hüküm bulunduğunu, davacı tarafından usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporu sunulmadığından başvuru şartının yerine getirilmediğini, geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının ceza dosyasında şikayetçi olmaması nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, davacının usulüne uygun düzenlenmiş maluliyet raporunun dosya arasına alınması gerektiğini, davacının anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından yapılan ilk başvuruda alınan kusur raporunda sigortasız araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği, adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan raporda davacının kaza nedeniyle %3 oranında sürekli iş göremezliği olduğunun ve bir ay bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 44.998,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.202,34 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 46.200,86 TL maddi tazminatın 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkiline başvuru sırasında davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi nedeniyle usulüne uygun başvurudan söz edilemeyeceğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış hastaneler tarafından düzenlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, fiilen bakıcı tutulduğuna dair ispata yarar delil sunulmadığını, davacı kaza tarihinde küçük yaşta olduğundan anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, davalı vekili başvuranın anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirmediğini iddia etmekte ise de somut olarak delil ortaya konulmadığı, genel nitelikteki bu itirazın yerinde olmadığı, davalının hatır taşıması ve müterafik kusura yönelik itirazına ilişkin somut delil ileri sürmediği, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde tespit edildiği, temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, davacı lehine tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davacının yaşı itibarıyla gelir elde etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bakıcı giderini karşılamasının söz konusu olmadığı, esasında bu gider yönünden davacının anne ve babasının zararı olduğu, davacıya bakıcı gideri yönünden husumet düşmediğinden bakıcı gideri isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, 44.998,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline başvuru sırasında davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi nedeniyle usulüne uygun başvurudan söz edilemeyeceğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkili kılınmış hastaneler tarafından düzenlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, davacı kaza tarihinde küçük yaşta olduğundan anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmayan araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un(2918 sayılı Kanun) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmiş olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, davacının anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlüğünün yerine getirilmediğine dair iddianın soyut nitelikte olmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin somut delil bulunmamasına, davacının kazaya karışan diğer araçta yolcu olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmamasının yerinde olmasına, davalıya yapılan başvurunun usulüne uygun olması nedeniyle temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (6.3) numaralı bendinde yer alan "6.749,77 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1053, K. 2024/3022, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1053-e-2024-3022-k-8c929016d337