Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/990 E. 2023/3201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/990
Karar No
2023/3201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/335-2021/336 SAYISI : 2021/İHK-14486 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü-Davalının İtirazının Reddi SAYISI : K-2021/19657 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesine bağlı oluşan 08.02.2020 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucunda aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve iş gücü kaybı ile bakım ihtiyacının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı gideri talebinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 163.864,60 TL sürekli iş göremezlik, 5.886,00 TL geçici iş göremezlik ve 13.948,20 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 183.698,90 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, kusur tespiti ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalının avans faizi ile rapor ücretinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve davacının % 23,2 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 163.864,60 TL sürekli iş göremezlik, 5.886,00 TL geçici iş göremezlik ve 13.948,20 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 183.698,90 TL tazminatın 20.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 21.308,92 TL tam-nisbi vekâlet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... kararına esas alınan maluliyet raporunun karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği, davaya konu tek taraflı trafik kazasında davalı taraf sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, hatır taşımasına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçeleri ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, uzlaşma olup olmadığının araştırılmadığını, hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, vekalet ücretine 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, aktüer bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmasına, müterafik kusur indirimi yapılmamasının isabetli bulunmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 08.02.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Engel Oranları Cetveli'nin "alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya incelendiğinde; davaya konu kazanın 08.02.2020 tarihinde meydana geldiği, davacının kaza sonucu yaralanmasının alt ekstremiteye ilişkin olduğu, bu nedenle hükme esas alınacak maluliyet raporu ile kaza tarihi arasında bir yıllık sürenin geçmesi gerektiği, başvuru aşamasında sunulan Sakarya Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporun bir yıllık süre dolmadan 02.09.2020 tarihinde düzenlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince üç adli tıp uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan ve hükme esas kabul edilen 01.12.2020 tarihli raporun ise hem kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği, hem de bir yıllık süre dolmadan hazırlandığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. KTK'nın 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla TBK'nın 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında sürücü ve davacı iş arkadaşı olduklarını, birlikte yola çıktıklarını beyan etmişlerdir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/990, K. 2023/3201, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-990-e-2023-3201-k-ad6d39af3fdc