Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9808 E. 2024/7314 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9808
- Karar No
- 2024/7314
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1002-2023/800 Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili; 08.10.2012 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü trafik kazası sonucu davacı ...'nun eşi olan sürücü ...'nun vefat ettiğini, meydana gelen kazada davalı ... Müdürlüğünün kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, davacının destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 427.748,77 TL olarak artırmıştır. Birleşen dosyada davacılar vekili; 08.10.2012 tarihinde meydana gelen çift taraflı ölümlü trafik kazası sonucu davacıların babası olan sürücü ...'nun vefat ettiğini, meydana gelen kazada davalı ... Müdürlüğünün kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, davacıların manevi olarak zarara uğradıklarını belirterek her bir davacı için 50.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, yargılamanın idari yargı yerinde yapılması gerektiğini, davalı kurumun kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen 08.10.2012 tarihli kazada dava dışı kamyon sürücüsü Mehmet Semih Baydar'ın %50 oranında, davalı ...'nün %30 oranında, müteveffa sürücü ...’nun %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davada davacının maddi tazminat davasının kabulüne, 427.748,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı ...’nün kusuru bulunmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan kusur raporunun oluşa ve ceza mahkemesi kararının gerekçesiyle kesinleşen kusur durumu ile uyumlu bulunduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl dava yönünden trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen sürücünün desteğinden yoksun kalan eşin destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi ile birleşen dava yönünden trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin çocuklarının manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz istemi incelendiğinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı, davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre birleşen dava bakımından hüküm altına alınan ve birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen miktar her bir ihtiyari dava arkadaşı davacı yönünden 20.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz istemi incelendiğinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme dayanak bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyizi bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.