Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9661 E. 2024/614 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9661
Karar No
2024/614
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/399 D.İş, 2021/382 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/11703 DAVA TARİHİ : 04.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/25937 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.09.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, sürücü müvekkilinin yaralanarak %13 oranında malul kaldığını belirtmiş, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri olarak şimdilik kaydı ile 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 126.802,79 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürmüş, hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, tahkime başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu'nca (SGK) gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması ve temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, başvuru sahibinin maluliyet oranının %13 olduğu" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderleri toplamı olarak 126.802,79 TL'nin 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...maluliyet raporunun uygun mevzuata göre düzenlendiği, kaza tarihi itibarı ile tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiği, heyetin evrak üzerinden inceleme yaptığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na tezkere yazarak ödeme yapılıp yapılmadığını araştırma imkanı olmadığı, başvuran lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun olduğu" gerekçesiyle itirazın kabulüne, başvurunun kısmen kabulü ile 79.136,21 TL sürekli iş göremezlik, 9.188,81 TL geçici iş göremezlik ve 6.029,67 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 94.354,69 TL'nin 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılması ve ıslah ettikleri miktara hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının fahiş olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu'nca gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının temyiz istemi yönünden; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan hesap raporunda; hesaplama PMF 1931 Tablosu ve progresif rant esasına göre yapılmış, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazı üzerine TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esasına göre olan hesaplama kabul edilmiştir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti aşamasında alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya itirazı bulunmadığı ve ıslahını da buna göre yapmış olduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemiş olduğu dikkate alındığında; bu yöndeki kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosunun (TRH 2010 Yaşam Tablosundan daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı kabulü gereği) kullanılması gereklidir. Davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyetince TRH 1010 Yaşam Tablosu ve devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemine göre yapılan hesaplama karar esas alınmış ise de; Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih- 2019/40 E.- 2020/40 K. sayılı kararı gereği, sürekli iş göremezlik tazminatının hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanmasının mümkün olmadığı Dairemizce kabul edilmektedir. Açıklanan nedenle tazminat hesaplamasının %1.8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için (talebi ile bağlı kalınarak) PMF 1931 Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1.8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da “progresif rant” formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmadan yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Davalının temyiz istemi yönünden; davacının "Meydan Lokantası" ünvanlı iş yerinde işçi olarak çalıştığı ve kaza sırasında da işverenin motosikletiyle sipariş götürmekte olduğu dosya kapsamından anlışılmaktadır. Davanın konusu, kaza nedeniyle oluşan işgücü kaybı tazminatı olup davalı gerçek zarardan sorumludur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; SGK'dan dava konusu kazada davacının malul kalması nedeniyle iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, tüm belgelerin toplanmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen hüküm doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9661, K. 2024/614, T. 18.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9661-e-2024-614-k-aefd54c5e783