Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9659 E. 2023/13343 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9659
- Karar No
- 2023/13343
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/117 E., 2023/116 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-2689 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/71529 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.10.2018 tarihinde davacı yayaya davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının eldeki davadan önce davacıya 07.04.2020 tarihinde 106.716,14 TL kısmi ödeme yaptığını, ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve 472,00 TL adli tıp raporu ücreti olmak üzere toplam 40.472,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bozma ilamından sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin talebini 253.283,86 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya dava açılmadan önce gereken ödemenin yapıldığını, davalının sorumluluğunun sona erdiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu 21.02.2020 tarihli % 21 oranlı maluliyet raporunda illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle ara karar ile yeni bir rapor alınmasına karar verildiği, yeni alınan 15.08.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 13 oranında olduğu, aktüer bilirkişinin 26.08.2020 tarihli raporu ile tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplandığı, davalının eldeki davadan önce davacıya 07.04.2020 tarihinde 106.716,14 TL kısmi ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki asgari ücret verilerine göre kısmi ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminattan mahsubu ile bakiye tazminatın hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 21.195,16 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, 21.02.2020 tarihli % 21 oranlı maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiği, hakem heyetince alınan 15.08.2020 tarihli % 13 maluliyet oranlı raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, söz konusu raporun davacının muayenesi yapılmadan hazırlandığı, avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 14.11.2020 tarihli ve 2020/İHK-24327 sayılı kararı ile; hakem heyetince alınan 15.08.2020 tarihli % 13 maluliyet oranlı raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 14.11.2020 tarihli ve 2020/İHK-24327 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili, 21.02.2020 tarihli % 21 oranlı maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiği, hakem heyetince alınan 15.08.2020 tarihli % 13 maluliyet oranlı raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, söz konusu raporun davacının muayenesi yapılmadan hazırlandığı, avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 18.04.2022 tarihli 2021/11823 Esas, 2022/7301 Karar sayılı ilamı ile; "...1-...Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı uyarınca 3 kişilik adli tıp uzmanı heyet tarafından düzenlenen 15.08.2020 tarihli rapor Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup anılan bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti % 13 olarak belirlenmiş, raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan 15.08.2020 tarihli bu rapor haricinde dosyada bir tane daha rapor mevcut olup; davacı tarafın tahkime başvuru aşamasında sunduğu Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.02.2020 tarihli bu raporda ise, davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti %21 olarak belirlenmiş, raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığı belirtilmiştir. Ne var ki, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından benimsenen 15.08.2020 tarihli rapor ile davacı tarafın tahkime başvuru aşamasında sunduğu 21.02.2020 tarihli rapor arasında daimi maluliyet oranı bakımından çelişki mevcuttur. Bu yönüyle, maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, uzman bilirkişi heyetinden davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Uyuşmazlık Hakem Heyetince yasal faize hükmedilmiş ise de; araç ruhsat bilgileri kapsamında aracın kullanım amacının ticari taksi olduğu, bu nedenle avans faizine hükmedilmesi gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 30.12.2022 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 19 oranında olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre usulünce tanzim edildiği, aktüer bilirkişiden 07.01.2023 tarihli ek raporun alındığı, % 100 kusur oranı, % 19 maluliyet oranı esas alınmak suretiyle tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplandığı, davalının eldeki davadan önce davacıya 07.04.2020 tarihinde 106.716,14 TL kısmi ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki asgari ücret verilerine göre kısmi ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin 26.08.2020 tarihli kök aktüer bilirkişi raporunda esas alınan 2020 yılı güncel asgari ücret verilerine göre yeniden hesaplanan tazminat miktarından mahsubu ile 80.954,39 TL bakiye tazminatın tespit edildiği, davacı vekilinin söz konusu ek rapora 2023 yılı güncel asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması yönünde itiraz ettiği, ancak bozma ilamında davalı sigortacı lehine usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiği yönünde karar bulunması sebebiyle davacı vekilinin bu yöndeki itirazının reddedildiği, tazminatın 26.08.2020 tarihli kök aktüer bilirkişi raporunda esas alınan 2020 yılı asgari ücret verilerine göre hesaplanmasının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 80.954,39 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının 10.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans(ticari) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 21.02.2020 tarihli raporda yer alan %21 maluliyet oranının hükme esas alınmasını, 2023 yılı güncel asgari ücret verilerine göre hesap yapılması gerektiğini, 2020 yılı asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 0 teknik faiz ve progresif rant yöntemine göre yapılması, davacı lehine tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın bozularak 16.01.2023 tarihli talep artırım dilekçelerine göre karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükmedilen tazminatın davacıya icra dairesinde ödendiğini, davacının zararının karşılandığını, bakiye zararın reddi gerektiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bozma ilamından sonra alınan 30.12.2022 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle hükme esas alınan % 19 oranlı maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulünce hazırlandığı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı % 1,8 teknik faiz yönünden itiraz etmediği, bu nedenle bu husustaki itirazlarının reddi gerektiği, davacı lehine Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aracın ticari olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dosya kapsamından; Uyuşmazlık Hakem Hakem Heyetince, 26.08.2020 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunun alındığı, söz konusu raporda % 100 kusur ve % 13 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplama yapıldığı, davalının eldeki davadan önce davacıya ödediği kısmi ödemenin ödeme tarihindeki asgari ücret verilerine göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminattan mahsubu ile bakiye tazminatın hesaplandığı, anılan rapor benimsenerek davacı lehine 21.195,16 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, davacı vekilinin karara karşı itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedilmesi üzerine davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Dairece dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde bozma yapıldığı, bozma ilamı uyarınca alınan maluliyet raporunda davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının % 19 oranında olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu orana göre hesaplama yapılması amacıyla yeniden aktüer bilirkişi raporu alındığı, alınan 07.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda davalı ... şirketinin usuli kazanılmış hakkı bulunduğu gerekçesiyle 26.08.2020 tarihli kök aktüer bilirkişi raporunda esas alınan 2020 yılı asgari ücret verilerine göre hesaplama yapıldığı, söz konusu ek rapor İtiraz Hakem Heyetince benimsenerek davacı lehine 80.954,39 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatına hükmedildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davalı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına itiraz edilmemiş olup, anılan karara yalnızca davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Buna göre davalı lehine hesap raporuna esas alınması gereken asgari ücret verileri yönünden kazanılmış usuli bir haktan söz edilemeyecek olup, İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamı sonrasında alınan hesap raporunda güncel verilere göre hesaplama yapılması gerekirken, davalı ... şirketinin usuli kazanılmış hakkı olduğu gerekçesiyle kök aktüer bilirkişi raporunda esas alınan 2020 yılı asgari ücret verilerine göre hesap yapılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmak suretiyle yeniden hesap raporu alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.