Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9579 E. 2023/12848 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9579
Karar No
2023/12848
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/477 Değişik İş-2023/472 Karar HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya trafik sigortalı aracın 31.05.2017 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde yaralandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.926,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici bakıcı gideri, 25,00 TL belgelendirilmeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 5.001,00 TL tazminatın şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili sürekli iş göremezlik tazminatını 247.621,14 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 11.790,64 TL, geçici bakıcı giderini 25,00 TL olmak üzere toplam talebini 259.461,78 TL olarak ıslah Etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrak ile başvuru yaptığını bu nedenle talebin reddi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması ile hatır taşımacılığı olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, komisyona başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazası neticesinde yaralandığı, kaza anında 4 yaşında olan davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %15 oranında engel oranının olduğunun belirlendiği, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hazırlanan aktüer rapor ile davacının 247.621,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.790,64 TL geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiği başvuran vekilinin taleplerini toplam 259.411,78 TL olarak ıslah ettiği, davacının 4 yaşında olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatının ve 50,00 TL tedavi giderinin reddi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne maluliyet tazminatı olarak 247.621,14 TL'nin 24.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili; dava şartı yerine getirilmeden tahkime başvuru yapıldığı, davalıya sunulan raporda kaza ile illiyet bağı bulunmayan arazlar olduğundan (epilepsi) maluliyet oranının hatalı olduğu, çocuk oto koltuğunun olmadığı bu nedenle müterafık kusur indiriminin yapılması gerektiği, hesaplanan tazminatın fahiş olduğu, vekalet ücretinin tam verildiği ancak 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti 16.12.2020 tarihli ve 2020/İHK-28097 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin karara itiraz ettiği, başvurunun usulden reddine karar verilmesini talep ettiği, maluliyet raporunun usule uygun olmadığı itirazında bulunduğu, davacının kaza tarihinde 4 yaşında olduğu ve raporun Çocuklar için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmesi gerekse de davacıya epilepsi tanısı konulduğu ve nöroloji uzmanından görüş alınarak hazırlanması nedeni ile raporun usule uygun olduğu ve eksik evrak ile başvuru yapıldığı şeklinde yapılan itirazın yerinde olmadığı, davacının özel koltukta seyahat etmediği gerekçesi ile müterafık kusur indirimi yapılmasının talep edildiği, ancak davacının arka koltukta seyahat ettiği anlaşılmakta ise de özel koltukta olup olmadığının anlaşılamadığı, davalının aktüer rapora itiraz etmediğinden PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, davacının nispi tam oranda vekalet ücreti alması gerektiği, gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 06.10.2022 Tarihli, 2022/8854 Esas, 2022/11660 Karar sayılı ilam ile; 1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir 2. Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmesi gereklidir. 31/05/2017 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri esas alınması gerekirken kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen raporun karara dayanak yapılması doğru olmamıştır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacı için 247.621,14 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 25.783,48 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin, vekalet ücretine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır," şeklinde bozma kararı verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya sigortalı araçta yolcu olan davacının 31.05.2017 tarihinde meydana gelen kazada yaralanması nedeni ile sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından taleplerin kısmen kabulüne karar verildiği, davalının itiraz ettiğini ancak itirazın reddine karar verildiği, davalının kararı temyizi üzerine Yargıtayın verdiği bozma kararı dikkate alınarak Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 14.06.2023 tarihli rapor ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının %15 oranında maluliyeti olduğunun belirlendiği, bozma kararından önce de aynı oran verildiği bu nedenle tazminat hesaplamasında değişikliğe gidilmeyeceği, bozma kararı gereğince davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücreti verileceği gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Yargıtay bozma kararına uyularak 16.12.2020 tarihli 2020/ İHK- 28097 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, belirtilen Hakem kararının 5. Karar bölümünün 3. maddesinde yer alan davacı vekalet ücretinin "25.792,48 TL" yerine "5.156,69 TL" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının özel koltukta seyahat etmemesi nedeni ile %20 müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, maluliyet raporunun kabul etmedikleri, kusur oranı ve tazminat esas alınan geliri kabul etmedikleri gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.05.2017 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ile belgelenmeyen tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297/1-c maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Dosya kapsamından, Dairemizce kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması ve vekalet ücreti yönünden hükmün bozulmasından sonra, İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücreti dışındaki bozma ile ortadan kalkan hükmün aynen icrasına karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre HMK'nun 297. maddesindeki unsurları içerir yeniden hüküm kurulması gerekirken; vekalet ücreti dışındaki hükmün aynen icrasına karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9579, K. 2023/12848, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9579-e-2023-12848-k-5ff6f3e95c73