Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9218 E. 2024/5887 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9218
Karar No
2024/5887
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1280 E., 2023/1332 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi-Davacının İstinaf Başvurusunun EsastanReddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/384 E., 2021/504 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki motosikletin 15.06.2013 tarihinde, davalının sorumluluk alanında olan yolda bulunan, fark edilemeyen ve başında herhangi bir uyarıcı levha bulunmayan çukura girmesi sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, davacının kaza nedeniyle yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kaza tarihinde söz konusu yolun yapım, bakım, denetim ve onarım yükümlülüğünün İskenderun Belediyesinde olduğunu, bu nedenle davalı kuruma husumet yöneltilmesinin hatalı bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinin 15.06.2013 olduğu, sekiz yıllık zamanaşımı süresinin 15.06.2021 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise 19.08.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, kazada azami hız sınırını aşmadığını ve kurallara uygun ilerlerken yolda yer alan çukurun davalı ... tarafından kanun ve yönetmeliğe uygun kapatılmamış olması nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, davalı belediyenin görevlerini yerine getirmediğinin açık olduğunu, yerel mahkemece her ne kadar olayın meydana geldiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi başlatılmış ise de bu durumun Yargıtayın genel görüşüne ve hukuka aykırı olduğunu, zararın kesin raporla öğrenileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın 15.06.2013 tarihinde meydana geldiği, sekiz yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın açıldığı göz önünde bulundurularak zamanaşımı yönünden yapılan istinaf sebebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, zamanaşımı süresinin zararın öğrenildiği andan itibaren başlatılması gerektiğini, on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yönetimindeki aracın karıştığı 15.06.2013 tarihli trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 26.03.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7226 sayılı Kanun) geçici 1 inci maddesi, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı. 3. Değerlendirme 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi, "(1)Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren, 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü haizdir. 2480 sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; 15.06.2013 tarihli trafik kazası sonucu davacı yaralanmış, eldeki dava ise 19.08.2021 tarihinde açılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi sekiz yıldır. İlk Derece Mahkemesince davanın sekiz yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan Kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresinin 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmış olması karşısında, dava açma süresinin son günü 15.06.2021 tarihi olup durma süresi olan 95 günün bu tarihe eklenmesi gerektiği gözetildiğinde, davacı tarafından 19.08.2021 tarihinde açılmış olan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Buna göre eldeki dava süresinde açıldığından İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümününde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9218, K. 2024/5887, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9218-e-2024-5887-k-cb2e5872b6ae