Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9046 E. 2023/11903 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9046
Karar No
2023/11903
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/218 E., 2021/12 K. DAVA TARİHİ : 28.06.2006 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 03.07.2005 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını, kaza nedeniyle defalarca ameliyat olduğunu maddi ve manevi zararlara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 25.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 123.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun kesinleşmediğini, manevi tazminat isteminin yasal koşullarının oluşmadığını, davalının davacıyı kendi istem ve rızası ile hatıra binaen aracına aldığını ve seyir halindeyken kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.01.2014 tarihli ve 2006/437 esas 2014/59 karar sayılı ilamıyla; davanın kısmen kabulü ile; 123.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.07.2005’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 03.11.2016 tarihli ve 2014/9881 esas 2016/9806 karar sayılı ilamıyla "Somut olayda; davacı, davalı sürücü ile birlikte seyahat ederken kaza meydana gelmiş olup, davalı vekilince hatır taşıması olduğu iddiasında bulunmuştur. Zarar görenin hatır için taşınması halinde TBK'nın 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekirken bu hususunun tartışılmaması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.03.2017 tarihli ve 2017/9 esas 2017/191 karar sayılı ilamıyla; "Tüm dosya kapsamı kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;Dava, davalının sevk ve idaresinde bulunan plakalı aracın davacı ...'na çarpması neticesinde yaralanması sebebiyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Meydana gelen kazada tarafların kusur durumları konusunda rapor alınmış Adli Tıp Trafik İhtasas Kurulu raporuna göre davalı sürücünün meydana gelen kazada % 100 kusurlu olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun raporuna göre % 46 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olacağının belirlendiği, aktüerya uzmanından alınan rapora göre tazminat miktarının 173.103,70 TL olarak belirlendiği, sigorta şirketince davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, mahkemece 123.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/9881 Esas, 2016/9806 Karar sayılı ilamı ile hatır taşıması iddiasının değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu tarafların diğer temyiz itirazlarının reddedilmiş olduğu anlaşılmış olup, dosyamız ve ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ile davalının aynı araçta oldukları, tarafların arkadaş olduğu, olay günü davacının diğer arkadaşları ile birlikte alkol aldığı, davalının alkol almadığı, davacının davalıdan aracı ile evine bırakmasını istemesi üzerine davalının davacıyı aracına aldığı, davalının davacıyı evine götürdüğü esnada kazanın meydana geldiği anlaşıldığından davalının davacıyı hatır için taşıdığı, olayda hatır taşınmacılığının olduğu kabul edilmiş TBK'nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekli olduğundan Yargıtay yerleşik uygulamaları doğrultusunda belirlenen 173.103,70 TL tazminat yüzde yirmi oranında indirim yapılmış belirlenen 138482,96 TL tazminattan sigorta şirketince ödenmiş olan 50.000,00 TL tutarında indirim yapılarak 88.482,96 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup, her ne kadar yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sigorta şirketince ödenen tazminatın güncellenerek tazminattan indirilmesi gerekli olsa da önceki kararda güncelleme yapılmadan ödenen miktar düşülmüş olup kararın hatır taşıması olup olmadığı yönünde bozulmuş olması ve diğer temyiz itirazlarının reddedilmiş olması sebebiyle bu yönüyle kazanılmış hak oluştuğundan sigorta şirketince ödenen 50.000,00 TL'nin güncel değeri hesaplanmadan indirim yapılmış ve 88.482,96 TL maddi tazminata hükmedilmiş, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, günün iktisadi şartları, paranın alım gücü ve maluliyet oranı , davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu oluşu da değerlendirilerek hak ve nesafet kuralları göz önünde tutularak 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle; 88.482,96 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Daire'nin 16.09.2020 tarihli ve 2020/568 Esas 2020/2797 Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma gereğinin kısmen yapılmadığı; olayın gelişimi, tarafların durumu gözetildiğinde, hatır taşıması nedeniyle yapılan indirim miktarının az olduğu anlaşıldığından, daha üst düzeyde hakkaniyet indirimi yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; "davacının talep edebileceği 173.103,70 TL tazminattan bozma ilamı dikkate alınarak yüzde otuz oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılarak belirlenen 121.172,59 TL tazminattan sigorta şirketince ödenmiş olan 50.000,00 TL mahsup edilerek 71.172,59 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek ve bozma ilamının kapsamı dikkate alınarak manevi tazminat talebi yönünden hüküm tekrarı yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 71.172,59 TL maddi tazminat ile 10.00,00 TL manevi tazminatın 03.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hatır taşıması indiriminin yüksek olduğu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu, davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 ilâ 439 uncu maddeleri, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9046, K. 2023/11903, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9046-e-2023-11903-k-df6c49acdcbe