Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8878 E. 2024/197 K. – Tasarrufun İptali
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8878
- Karar No
- 2024/197
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/186 E- 2023/195 K DAVALILAR : 1-... 2-... DAVA TARİHİ : 10.06.2014 HÜKÜM/KARAR : Kabulüne/ Bozulmasına Davalı ... vekili Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; mahkemece "davanın kabulüne" dair verilen son karar; davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı aleyhine...4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/22763 sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalının borcu ödememek ve mal kaçırmak maksadı ile adına kayıtlı gayrımenkulünün 1/2 hissesini diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, cebri icra yolu ile taşınmazın satılması için yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde kısaca davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 15.05.2015 tarihli ve 2014/138 E- 2015/164 K. sayılı kararı ile " tasarruf tarihinin borcun doğumundan önce olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 15.10.2018 tarihli, 2015/17899 Esas ve 2018/9064 Karar sayılı ilamı ile; " davacı alacaklı bu bononun borçlu ve babası olan ... ile süre gelen ticari ilişki nedeni ile verildiğini ve davalı borçlu ...’in babası ve söz konusu senette asıl borçlu olan ...’in banka hesabına 10.04.2012 tarihinde 36.000 USD, 12.04.2012 tarihinde 80.011 USD havale ettiğini dosyaya sunduğu banka dekontları ile belgelemiştir. Ayrıca davalı borçlu ...; yargılama sırasında verdiği beyan dilekçesinde; davacıya borcu olduğunu, 100.000 USD babasının banka hesabına havale olarak gönderildiğini ve yine çeşitli tarihlerde de gönderilen paralar nedeniyle borcun doğduğunu kabul etmiştir. Bu durumda, borcun doğumunun 17.04.2012 tarihli tasarruftan önce olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı ...'in tanığının ...'nun babası borçlu...ı iş sebebiyle 2010 yılından beri tanıdıklarını kendisinin de dayısı davalı ... ile birlikte çalıştığını beyan ettiği ve 2010 yılından beri iş sebebiyle tanışık bulunan kişilerin söz konusu kötü niyeti bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşılmıştır. İİK 280. maddesi kapsamında davalı ...'nun mal varlığı borcuna yetmeyen borçlu kefil olduğu ve kötü niyetli olarak payı devir ettiği ve kötüniyetin 4. kişi Alaaddin tarafından bilinmesi gerektiği kanaatine varılarak; 1-Davanın kabulüne,...İli,... İlçesi, ...Mah. ...Deresi 463 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1/2 payın davalı ...'e ait iken 16.03.2012 tarihinde satış işlemi ile davalı ... ... adına tescil edilmesi tasarruf işleminin iptaline, 2-Tasarruf işlemi iptal edilen 463 parseldeki 1/2 pay üzerinde...4. İcra Dairesi'nin 2013/22763 esas dosyasındaki alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla bu takipteki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davacıya cebri icra ve satış yetkisi verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili, taşınmazın borcun doğumundan önce alındığını, davacı tarafından usule uygun aciz vesikası ibraz edilmediğini, gerçek bir satış işlemi yapıldığını, diğer davalı ile davacı arasında işbirliği yapıldığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; dava şartlarının yerine getirilmediğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi gereğince uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına dava konusu tasarruf ile otel devredildiğinden tasarrufun İİK 280/3 maddesi gereğince ticari işletme devri niteliğinde olması sebebiyle de bahse konu tasarrufun iptale tabi olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin ve davalı ... vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.