Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8853 E. 2023/12327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8853
Karar No
2023/12327
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/859 E.- 2022/872 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı ... yönünden kabul, davalı ...Ş yönünden husumet nedeniyle reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalıların itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalıların temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ...Ş. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.12.2018 günü davalı .... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı araçta müvekkilinin yolcu konumunda olduğunu, sigortası olmayan ve plakası da tespit edilemeyen bir araç ile müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını belirterek şimdilik 25.000,00 TL davalı ....’den, 25.000,00 TL de davalı ... Hesabından olmak üzere toplam 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 109.940,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sunulması zorunlu evraklar olmadan eksik belge ile başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, kazaya neden olduğu iddia edilen sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle ispat edilmesi gerekirken ispat edilemediğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, kusur tespitinin uzman bilirkişi heyeti tarafından yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa bunların tespiti ve zarardan mahsubunun gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faiz talep edilebileceğini, yeni Genel Şartlar gereği TRH Yaşam Tablosunun uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını, davacının maluliyet oranının kabul edilemez ölçüde fahiş olduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde net şekilde belirlenmesi gerektiğini,davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, davacının avans faiz talebinin haksız olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 09.07.2019 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %11.6 oranında sürekli maluliyet olduğu, davacının yolcu olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, bu nedenle her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verildiği, kusur tespiti yapılmasına yer olmadığı, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 109.940,00 TL sürekli iş göremezlik zararının 07.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 19.05.2020 tarihli 2020/İHK-8092 sayılı kararı ile davalıların itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 28.12.2021 tarihli 2021/6758 esas ve 2021/11269 karar sayılı kararı ile " ...Somut olayda davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak düzenlenen rapor, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 09.07.2019 tarihli raporuna göre başvuranın %11.6 oranında sürekli iş göremezliği olduğu bildirilmiştir. Ne var ki, anılan bu rapor ile 20.02.2019 tarihli resmi gazetede Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre (ilgili cetvelde özür oranları olmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe) göre maluliyet oranı belirlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, 08/12/2018 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda, kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının yolcu olduğu araca çarptığı iddia edilen beyaz renkli binek aracın olay yerinde bulunmadığı ve plakasının da belli olmadığı gerekçesiyle kusur tespitinin yapılamadığı bilgisinin yer aldığı, dosyada başkaca bir kusur raporu bulunmadığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalıların kusur oranlarının %100 olarak esas alındığı hesap raporu dikkate alınarak sonuca gidildiği, dolayısıyla bu hali ile dosyada kusur oranları netleştirilmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği, kusura yönelik davalılar tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, ancak İtiraz Hakem Heyetince davalıların kusura yönelik itirazlarının reddedildiği anlaşılmaktadır.O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve eldeki dosyada bulunan tüm evraklar birlikte irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık İtiraz Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 14.394,30 TL vekalet ücretine karar verilmiş, davalıların vekalet ücretine ilişkin itirazları da İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17. maddesi, 2. fıkrasında da, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi 2. fıkrası gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma neden ve şekline göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uygun olarak maluliyet raporu alındığı, 01.07.2022 tarihli maluliyet raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı, davacıda %16 oranında sürekli maluliyetin olduğunun tespit edildiği, kusur raporu alındığı, 17.08.2022 tarihli heyet kusur raporuna göre olay yerinde durmadan ayrılan firari beyaz renkli araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranda asli ve tam kusurlu olduğu, davalı ...ye sigortalı araç sürücüsünün ise kazada herhangi bir kusurunun olmadığı, yeni bir hesap raporu alınmasına yer olmadığı, aleyhe bozma yasağı gereği ilk kararda esas alınan %11,6 oranındaki maluliyetin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, 109.940,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...Ş. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik ve hatalı evraklarla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın sürücüsünün ve plakasının tespit edilemediği hususlarının somut delillerle ispatlanamadığını, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının netleştirilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının rücuya esas bir gelirinin olup olmadığının tespiti gerektiğini, olması halinde tazminattan mahsubu gerektiğini, davalının teminat limiti ve sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle zararın ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile davalının sorumluluğuna karar verilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı .... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı araç ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın 08.12.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8853, K. 2023/12327, T. 21.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8853-e-2023-12327-k-112b0334bb39