Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8667 E. 2023/14089 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8667
- Karar No
- 2023/14089
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/537 E., 2022/712 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.07.2012 HÜKÜM/KARAR : Red/ kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2021/416 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu hakkında takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun haczi kabil malı bulunamadığını, üzerine kayıtlı taşınmazlarını 10.07.2012 tarihinde diğer davalı devrettiğini, belirterek dava konusu taşınmazda yapılan tasarrufların iptali ile taşınmazların üzerinde taraflarına takip konusu alacaklar ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, müvekkilinin yeterli mal varlığı bulunduğunu davanın haksız açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde, tasarrufun iptali davasının dava açma şartının aciz vesikası alınması ve alacağın ispatı olduğunu, dosyaya sunulmuş kesin aciz vesikası olmadığını, davacının davalı ... olan alacağını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin davaya konu taşınmazları gerçek değerinde aldığını, davalı ...'a ödeme yaptığını, davacı vekilinin iddia ettiği gibi bir diğer alacaklılardan mal kaçırma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, taşınmazların hisseli olup müvekkilinin muhiti olması sebebi ile müvekkilince alındığını, müvekkilinin taşınmazları aldığı sırada davalı ...'ın tüm hızı ve gücü ile ticaret yapmakta olduğunu, alım satım sözleşmesinin yapıldığı günde dahil olmak üzere o güne kadar yazılmış çeki ve kat edilmiş bir kredi borcu bulunmadığını, borca batık bir durum söz konusu olmadığı gibi mali durumu çok iyi olarak görüldüğünü, müvekkilinin davalı ...'ın görünür ekonomik durumuna göre işlemini gerçekleştirdiğini, kendisinden sonra ne olacağını bilmesinin beklenemez bir durum olduğunu, davalı ...'ın Çorum'u terk etmeden bir gün önce 250.000,00 TL banka borcunu ödediğinin sabit olduğunu, belirterek, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların tapudaki satış bedelleri ile gerçek değerleri arasında önemli oransızlık olduğu ve üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Abdülkadir Kirdaban vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından alınan gayrimenkullerin belediyeden alınan rayiç bedellerle devri işlemlerinin yapıldığından muvazaa söz konusu olamayacağını, davalı borçlunun mali imajının tedirginlik yaratmadığının ispatı olduğunu, ayrıca 'a yapılan bir kısım ödemeye ilişkin dekontun dosyada mevcut olduğunu, İ.İ.K 280 md. kapsamında koşullar oluşmadığını, koşullar oluşmadan davanın kabulüne karar verilmesinin Yargıtay İçtihatlarına da aykırı olduğunu, yerel makemenin tüm bu hususları değerlendirmeden karar vermiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Abulkadir Kirdaban vekilinin vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepleri yenileyerek, ivazlar arasında oransızlık olmadığını, müvekkilinin taşınmazları kullanmak amacıyla aldığını ve kiraya verdiğini, davalıların birbirleri ile yakınlıkları olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delil olarak sunulan Çorum 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4126 sayılı takip dosyası kapsamından üçüncü kişinin babası ile borçlu arasında önceye dayalı ticari ilişki olduğu ve borçlunun bu borcu da ödeyemediğinin anlaşılmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Kırdaban vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12 .2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.