Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4864 E. 2025/3255 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4864
Karar No
2025/3255
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/554 E., 2024/956 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/294 E., 2020/337 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında 31.01.2011 tarihli harici gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme ile ... parsel, P Blok, 22 No.lu dubleks dairenin 328.000,00 TL bedelle müvekkiline satışının vaad ve taahhüt edildiğini, bedelin ödendiğini, taşınmazın müvekkiline teslim edildiğini, arsanın tamamı dava dışı ...adına kayıtlı olduğundan apartmanların inşa edildiği arsa üzerine 26.01.2009 tarihli 1959 yevmiye ile davalı ... A.Ş. lehine 1. sıra ve derecede 31.000.000,00 TL bedelle, müvekkiline ait dubleks meskene ise 01.06.2010 tarihli ... yevmiye ile .... Türk A.Ş. lehine 2. sıra ve derecede 1.200.000,00 TL bedelle ipotek tescil edildiğini, müvekkilinin şirkete ve arsa sahibine karşı Bursa 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2016/709 Esas sayılı dosyası ile açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı ... A.Ş.'nin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçtiğini, mülkiyetin çekişmeli olduğunu bildiği hâlde satışını talep ettiğini, bankanın iyiniyetli olmadığını belirterek; ... ada ... parsel ... No.lu bağımsız bölüm üzerinde davalılar ve 3. kişiler yararına konulmuş ve gayrimenkul üzerindeki mülkiyet hakkını farklı şekillerde sınırlayan önalım, haciz, intifa, şufa, ipotek, irtifak ve sari tüm şerh ve takyidatların kaldırılmasını, talep yerinde görülmezse fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL taşınmaz bedelinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan GKS kapsamında krediler kullandırıldığını, kredi teminatına davaya konu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis edildiğini, 26.01.2009 tarihli ve ... yevmiye No.lu 31.000.000,00 TL miktarlı müştereken ipoteğin firma borçlarının ödenmemesi üzerine keşide edilen kat ihtarına istinaden İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2015/1007 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edildiğini, taşınmazın Bursa 7. İcra Müdürlüğün 2015/1061 talimat sayılı dosyası kapsamında paraya çevrildiğini, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/264 Esas sayılı dosyası ile ihalenin feshi sürecinin devam ettiğini, ihalenin kesinleşmediğini, davacı tarafından ileri sürülen tüm hukuki işlemlerin ipotek tesis tarihinden sonra gerçekleştiğini, davacının taşınmazı ipotek yüklü ile satın aldığını, tapu tesciline hak kazanmış olmasının ipotekleri terkin yetkisini vermediğini, tapu iptali ve tescil iddialarının müvekkiline yöneltilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, müvekkili banka ile imzalanan GKS kapsamında kullandırılan kredi teminatına davaya konu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis edildiğini, 01.06.2010 tarih ve 1.200.000,00 TL miktarlı ipoteğin harici satış vaadi sözleşmesinden önce tesis edildiğini, ipotek tesis tarihinde tapu kaydında herhangi bir şerh bulunmadığını, satış vaadi sözleşmesinden önce tesis edildiğini, ipotek tesis tarihinde tapu kaydında herhangi bir şerh bulunmadığını, satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davanın banka nezdindeki GKS'ye taraf üçüncü kişilere ihbarını talep ettiklerini, mülkiyeti iktisap hakkının ipoteği fek yetkisi tanımadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; harici satış vaadi sözleşmesinin tanzim edildiği tarihte ipotek şerhlerinin tapu nezdinde kayıtlı olması, davacının davalı bankalara muhatap taşınmazı borçtan kurtarmaya yönelik başvurusunun bulunmaması ve bankalar nezdinde borcun sona ermesinden önce ipotek fekkinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ipotek fekki talebi yönünden davanın konusuz kaldığı, terditli talep yönünden iyiniyetli olan bankalardan bedel talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kabulü ile kararın kaldırılmasına, ipotek fekki yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, terditli bedel talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Somut olayda, .... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda kat irtifakı kurulduğu ve müvekkilinin hissesine isabet eden bağımsız bölüm üzerine daha önce tesis edilen ipoteğin aynen taşındığını, ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmlı takibin yalnızca bir takım bağımsız bölümler için yapıldığının sabit olduğunu, ipotek yükünün tüm bağımsız bölümlere dağıtılarak kendi taşınmazına isabet eden ipotek bedelini ödemek ve bu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkini bankadan istediği hâlde bankanın kötüniyetli olarak buna yanaşmadığını, 2.İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yerine red kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığına ve terditli talebin reddine dair verdikleri kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması olmadığı takdirde alacak istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4864, K. 2025/3255, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4864-e-2025-3255-k-2ec918f30319