Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8660 E. 2024/8379 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8660
- Karar No
- 2024/8379
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/131 E., 2023/41 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Neova Sigorta A.Ş. ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2011 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) oldukları aracın, davacıya ait araca çarpması sonucu davacının aracının ağır hasar gördüğünü ve 70 gün serviste kaldığını belirterek oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yalnızca değer kaybından poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27.03.2014 tarihli dilekçe ile dava değerini 30.761,10 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davalı sürücünün kusurunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Neova Sigorta A.Ş. vekili; kazanç kaybı ve değer kaybından sorumlu olmadıklarını, kusura itiraz ettiklerini ve sorumluluklarının limitle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme'nin 21.04.2015 tarihli ve 2012/122 Esas 2015/165 Karar sayılı kararıyla; davacı sürücünün %25 oranında ve davalı olan sürücünün ise %75 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, yine bilirkişi tarafından düzenlenen raporla araçta toplam 8.625,00 TL'lik bir değer kaybı meydana geldiği, kazanç kaybının tespiti amacı ile alınan rapora göre söz konusu aracın serviste geçen süre içindeki değer kaybının 22.136,10 TL olduğu, belirlenen tutarlara kusur oranının uygulandığı, Yargıtayın yerleşik uygulaması dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin hem değer kaybı hem de kazanç kaybından sorumlu oldukları sonucuna varılarak kusurla orantılı olarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, 23.070,82 TL'nin kaza tarihi olan 11.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen davalı sigorta şirketi bakımından limitle sınırlı olmak üzere alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2017 tarihli ve 2016/13822 Esas-2017/10397 Karar sayılı kararı ile; oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ve davalı Neova Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hükme esas alınan 17.03.2014 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan taslak değer kaybı hesaplamalarındaki matematiksel yöntem olan baz-toplam değer kaybı yöntemine göre araçta oluşan değer kaybının 8.625,00 TL olduğunun kabul edildiği, ancak bilirkişi raporunda uygulanan bu yöntemin Dairenin yerleşik uygulamalarına uygun olmadığı, araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerektiği, davacının gelir kaybının hesaplanması yönünden, günlük net kazancının tespiti hususunda seçilecek uzman bilirkişi marifetiyle davacının yaptığı işle ilgili ticari defter, belge, faturalar ile vergi kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının yapmak zorunda olduğu zorunlu giderler dışında aracın çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra günlük net kazancının ne kadar olacağı hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik raporla karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı sigorta şirketi, hasar gören davacı şirkete ait aracın kasko sigortacısı olan şirket için Ankara 32. İcra Müdürlüğü 2014/9689 E. sayılı dosyasına trafik sigorta poliçe teminatının tamamı olan 17.500,00 TL ödendiğini, bu nedenle bakiye teminat kalmadığından iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmekle, yapıldığı iddia edilen bu ödemenin araştırılarak sigorta şirketinin sorumlu olduğu limiti aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, ZMSS Genel Şartlarının A.3 maddesinde "Teminat Dışı Kalan Haller" başlığında (m) bendinde; dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı kaldığı açıkça belirtildiği, kazanç kaybı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil olmadığı, kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, kazanç kaybı gideri teminat kapsamında olmadığından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmadan sonra Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı sigorta şirketinin, hasar gören davacı şirkete ait aracın kasko sigortacısı olan şirket için Ankara 32. İcra Müdürlüğü 2014/9689 E. sayılı dosyasına trafik sigorta poliçe teminatının tamamı olan 17.500,00 TL ödendiğini, bu nedenle bakiye teminat kalmadığından iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmekle, yapıldığı iddia edilen bu ödemenin araştırılarak sigorta şirketinin sorumlu olduğu limiti aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmekle poliçenin incelenmesinde kaza başına maddi teminat değerinin 17.500,00 TL olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğu, ZMSS Genel Şartlarının A.3 maddesinde "Teminat Dışı Kalan Haller" başlığında (m) bendinde; dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı kaldığının açıkça belirtildiği, kazanç kaybının, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil olmadığı, kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu davalı sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduğu, kazanç kaybı gideri teminat kapsamında olmadığından sorumlu tutulamayacağı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 17.500,00 TL ödemenin teminat limiti dahilinde kaldığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, 8.325,00 TL araç değer kaybı ile 22.264,20 TL kazanç kaybının kaza tarihi olan 11.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Neova Sigorta A.Ş. ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Neova A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin poliçe teminatına göre sorumluluğun belirlenmesi gerekirken buna göre karar verilmediğini, kararın "Hüküm" başlığı altında ise dava konusu tazminat ödemelerinin davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesi fakat parantez içerisinde "davalı sigorta sirketleri yönünden poliçe limiti ve temerrüt tarihi itibariyle sınırlı olmak üzere" ifadesi yer aldığını, her ne kadar işbu ibare yer alsa da Yargıtay'ın bozma ilamında ve mahkemenin gerekçeli kararında geçtiği üzere, ZMSS poliçe limitlerinin tükendiğini, kararın bu haliyle infazı müvekkil şirketin zorunlu poliçe teminatları gözetilmeden poliçe teminatını aşacak şekilde ödeme yapması durumunu oluşturacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; belirlenen değer kaybının çok yüksek olduğunu, onarım süresinin 40 iş günü olarak belirlendiğini ayrıca şasi sipariş gelişi süresini hesaba katarak 70 gün olarak belirlendiğini, bu fazladan 30 gün sürenin kendilerinden kaynaklanmadığını, Yargıtay'ın işletmenin eksikliğinden kaynaklanan eksikliklerden davalının sorumlu tutulamayacağı ve makul sürenin makine mühendisi tarafından belirlenmesi gerektiğine dair kararlarının olduğunu, ticari kazanç kaybı belirlenirken zorunlu giderlerin kazanç kaybından düşülmek zorunda olduğunu, aksi halde sebepsiz zenginleşmeye sebep olunacağının, bozma kararında belirtilen gerekli belgeler toplanmadan dosyanın bilirkişiye gönderildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kararın bozmaya uygun olmasına, bozma ilamı dışında kalarak kesinleşen hususların temyiz incelemesine konu edilememesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... ve davalı Neova Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 Esas ve 1988/89 Karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut dava değerlendirildiğinde; mahkemece verilen ilk karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2017 tarihli ve 2016/13822 Esas-2017/10397 Karar sayılı ilamıyla ".. davalı sigorta şirketi, hasar gören davacı şirkete ait aracın kasko sigortacısı olan şirket için Ankara 32. İcra Müdürlüğü 2014/9689 E. sayılı dosyasına Trafik Sigorta Poliçe teminatının tamamı olan 17.500,00 TL ödendiğini, bu nedenle bakiye teminat kalmadığından iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmekle, yapıldığı iddia edilen bu ödemenin araştırılarak sigorta şirketinin sorumlu olduğu limiti aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, ZMSS Genel Şartlarının A.3 maddesinde "Teminat Dışı Kalan Haller" başlığında (m) bendinde; dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı kaldığı açıkça belirtildiği, kazanç kaybı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil olmadığı, kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, kazanç kaybı gideri teminat kapsamında olmadığından sorumlu tutulamayacağı..." gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen sigorta şirketinin yalnızca gerçek zarardan sorumlu olacağının bozma ilamında belirtilmesine rağmen kazanç kaybından da sorumlu olacak şekilde mahkemece karar verilmesi doğru değildir. 3. Bozma ilamında araç değer kaybının hesaplanmasına ilişkin "..araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerektiği, davacının gelir kaybının hesaplanması yönünden, günlük net kazancının tespiti hususunda seçilecek uzman bilirkişi marifetiyle davacının yaptığı işle ilgili ticari defter, belge, faturalar ile vergi kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının yapmak zorunda olduğu zorunlu giderler dışında aracın çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra günlük net kazancının ne kadar olacağı hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek karar verilmesi" gerekçesiyle bozma yapıldığı halde mahkemece bozma sonrası alınan 21.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun bozma gerekçesinde belirtilen hesaplama yöntemine uygun düzenlenmediği anlaşılmıştır. Şu durumda; mahkemece, bozma ilamında değinildiği üzere gerekli araştırmaların yapılarak davalı sigorta şirketinin değer kaybından sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken anılan yön gözetilmeden yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 4.Davalı ...'in temyiz itirazları yönünden; Mahkemenin 21.04.2015 tarihli ve 2012/122 Esas 2015/165 Karar sayılı kararıyla; davacı sürücünün %25 oranında ve davalı olan sürücünün ise %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, bilirkişi tarafından düzenlenen raporla araçta toplam 8.625.00 TL'lik bir değer kaybı meydana geldiği, kazanç kaybının tespiti amacı ile alınan rapora göre söz konusu aracın serviste geçen süre içindeki değer kaybının 22.136,10 TL olduğu, belirlenen tutarlara kusur oranının uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 23.070,82 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve davalı Neova Sigorta A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2017 tarihli ve 2016/13822 Esas-2017/10397 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak bu defa davanın kısmen kabulü ile, 8.325,00 TL araç değer kaybı ile 22.264,20 TL kazanç kaybının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına karar verilmiştir. Mahkemenin bozma öncesi kararı davacı tarafından temyiz edilmediği için davalı ... yönünden 23.070,82 TL tazminat tutarının kesinleşmesine rağmen Yargıtay bozma kararından sonra mahkemece davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma sonrası 8.325,00 TL araç değer kaybı ile 22.264,20 TL kazanç kaybına karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı Neova Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle davalı Neova Sigorta A.Ş. vekilinin (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı Neova Sigorta A.Ş.'ye ve davalı ...'e iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.