Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8538 E. 2024/7906 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8538
Karar No
2024/7906
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/366 Esas-2023/75 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHİ : 28.01.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince ve Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava ve birleştirilen davada; davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada davacının park halindeki aracının hasarlandığını açıklayıp asıl davada 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, birleştirilen davada bakiye 16.753,31 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilne, 1.068,75 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerinde açılan hasar dosyasında davacıya yapılan teklifin davacı tarafça kabul edilmediğini, yargılama sırasında davacıya ödeme yapılarak üzerlerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davacının belirsiz dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek davanın davanın reddini savunmuştur. III.BOZMA ÖNCESİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2014 tarihli kararıyla davanın kabulüyle davalı ... yönünden davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 07.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 6.688,32 TL'nin 28.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.10.2015 gün, 2015/2320 esas, 2015/10865 karar sayılı bozma ilamıyla, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu, mahkemece kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 08.12.2016 tarihli karar ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin 07.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline; davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 6.688,32 TL'nin 28.01.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, bu tutarlar yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, tahsilde tekerrüre yol açılmamasına karar verilmiştir. IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Dairemizin 13.12.2021 gün, 2021/2194 esas, 2021/10181 karar sayılı ilamıyla; "...birleştirilen davalar bağımsızlıklarını korumaya devam ettiğinden, her bir dava ve bu davalardaki talepler hakkında ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerektiği açıktır. Temel usul kurallarından birine uymayacak şekilde, birleşen dava hakkında hüküm tesis edilmemesi ve bu hatanın fark edilmesi üzerine de ek karar ile birleşen davanın tefrik edilmesi; asıl davaya konu zarar kalemleri için hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporundaki bedeller, mahkemece hükmedilen bedellerden fazla olduğu halde red kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.... asıl davadaki talebin 9.900,00 TL. araç hasar bedeli ve 100,00 TL. araç değer kaybı olduğu, 23.07.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporunda araç hasar bedelinin 25.753,31 TL. ve araç değer kaybının 1.000,00 TL. olarak hesaplandığı, davaya konu edilen bedelleri aşan zarar hesabının bulunduğu; davalıların, asıl davaya konu zararların tamamından KTK'nın 88/1. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, HMK'nın 297. maddesine de aykırı biçimde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir... asıl davada talepler ayrıştırılmadan hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet bedelini (davalı sigortacıdan araç mahrumiyet bedeli talep etmediklerini belirterek) isteyen davacı yanın, 14.06.2016 tarihli açıklama dilekçesiyle dava konusu zarar kalemlerini ayrıştırdığı ve bu dilekçede araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunmadığı, davalı sigortacı için reddolunacak (araç mahrumiyet bedeli) talebi olmadığı dikkate alınarak, davalı sigortacı lehine red vekalet ücretine karar verilmemesi gerektiğinin gözden kaçırılması da doğru değildir...." gerekçesiyle bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davada 9.900,00 TL hasar tazminatı ile 100,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 10.000,00 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davada hasar tazminatı ve değer kaybı olmak üzere toplam 16.753,31 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.068,75 TL ikame araç bedelinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Nedenleri 1.Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, hesaplamada bu ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, sorumlu oldukları teminat limitinin belirlenmesi açısından ödemelerin gözönüne alınması gerektiğini, meydana gelen zarardan yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını, sadece anlaşmalı serviste uygulanacak olan tedarik ve işçilik bedellerinden sorumlu olduklarını, hasarın niteliği gözönüne alındığında araçta değer kaybı oluşturmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tespit dosyası ile hasar belirlendiğinden davanın belirsiz davası olarak açılmayacağını, kazaya karışan diğer aracın sürücüsü ile davacının anlaşarak eldeki davayı sadece müvekkiline yöneltmesinin müteselsil sorumluluk ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına, yargılama sırasında yapılan ödemelerin infazda nazara alınacak olmasına, Türk Borçlar Kanunun 162 inci maddesi gereğince davacının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilecek olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ...Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8538, K. 2024/7906, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8538-e-2024-7906-k-8430038de7f6