Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7898 E. 2024/8443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7898
Karar No
2024/8443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/58 E., 2022/951 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, 21.10.2011 günü murisin sürücüsü olduğu araç ile davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucu murisin vefat ettiğini, murisin sürücüsü bulunduğu minibüste şoför olarak çalıştığını ve günlük 30,00 TL yevmiye ile masraflarını aldığını, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını, cenaze gideri yaptığını beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davacıların tamamı için uğradıkları 1.000,00 TL maddi zararın tüm davalılardan, 1.000,00 TL cenaze gideri ile her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalılar Mubin ve Ahmet'ten kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle destek tazminatı talebini 18.504,93 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı ... (eski unvanı: Dubai Group Sigorta A.Ş.) vekili davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2016 tarihli, 2012/8 Esas 2016/176 karar nolu kararı ile; davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat davasının davacı eş ... açısından kabulü ile 18.504,93 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden geçerli olmak, diğer davalılar açısından ise haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, diğer davacı olan .... ve .... ile ilgili maddi tazminat davasının destek zararlarının davalı ... şirketi tarafından karşılanması ile reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine; cenaze giderleri ile ilgili davanın kısmen kabulü ile 63,00 TL cenaze giderinin yapıldığı tarih olan 21.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı .... (eski unvanı:Dubai Group Sigorta A.Ş.) vekili ve davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay ( Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2016/8715 Esas, 2019/3719 Karar sayılı kararı ile; "1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ... (eski ünvanı: Dubai Group Sigorta A.Ş.) vekilinin tüm, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar ve tarafların yakınlığı, kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat miktarlarının az olduğu görülmüş, somut olaya uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3- Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Davacının maruz kaldığı destekten yoksun kalma zararının belirlenebilmesi için desteğin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda davacılar desteğinin kaza tarihinde başkası adına kayıtlı minibüsün şoförü olarak çalıştığı, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası’ndan gelen müzekkere cevabına göre asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece müteveffanın vefatından önceki kazancı SGK’dan sordurularak, dosya kapsamında davacı tanık beyanları da dikkate alındığında Afyonkarahisar’da minibüs hattında çalışan bir minibüs şoförünün asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği kabul edilerek tespit edilecek ücret üzerinden tazminat hesabı için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

4- İşbu tazminat davası 5.1.2012 tarihinde açılmış olup davalılar ... ve ... tarafından temyiz dilekçesine eklenen, dava konusu kaza ile ilgili Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/166 E. sayılı dosyası arasında bulunduğu belirtilen, davacı ... tarafından imzalanan ‘‘Müşteki-katılan ... şikayetten vazgeçme beyanımın sunulmasından ibarettir.’’ başlıklı 05.04.2012 tarihli yazı örneğinde “Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/166 E. sayılı dosyası kapsamında yargılamaya konu olay sırasında eşim ...’ın ölümüne sebebiyet vermesi nedeni ile hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında sanık ...’tan şikayetçi olmuş isem de; vaki tüm şikayetlerimden vazgeçiyorum. Ayrıca yargılamaya konu olay sebebi ile sanık ...’tan alacağım bulunmadığını ve kendisini ibra ettiğimi kabul ve beyan ederim.” ibarelerinin yazılı olduğu görülmüştür. İbra, borcu sona erdiren sebeplerdendir. Bu durumda mahkemece ilgili yazı aslı ceza dosyasından getirtilip davacı Fahmiye’ye bu kapsamda ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, eldeki davaya etkisi üzerinde araştırma ve değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. 5-Davaya konu kazaya karışan araç davalı ...’e ait ticari kullanım amaçlı çekici (treyler) olup hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara talep gibi reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. 6-Davalı şirketin ticaret ünvanı değiştiği halde karar başlığında eski ünvanla birlikte farklı bir davalı daha varmış gibi yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir. gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat davasının davacı ... açısından kabulü ile 480.556,26 TL destekten yoksun kalma tazminatının -davalı ... şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden geçerli olmak üzere diğer davalılar açısından ise haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, cenaze giderleri ile ilgili davanın kısmen kabulü ile 63,00 TL cenaze giderinin yapıldığı tarih olan 21.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. C. Mahkemece 07.06.2023 Tarihinde Verilen Ek Karar Davacılar vekilinin tashih isteminin kabulü ile 21.12.2022 tarih, 2021/58 esas, 2022/951 karar numaralı gerekçeli kararının 2 nolu bendinin; Manevi tazminat davasının kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine" şeklinde tashihine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili; ceza yargılamasında davacılar ile anlaşmaya varıldığını, davacılara ödeme yapıldığını, ibra belgesinin dikkate alınması gerektiğini, ödemenin yapıldığı tarihte ödenen miktarın zararı karşılar nitelikte olduğunu, bozma ilamında da bu durumun belirtildiğini ibranın borcu sona erdiren işlemlerden olduğunu bu nedenle bu durumun göz ardı edilerek hem maddi hem manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kusur ve hesap bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi 3. Değerlendirme 1- Mahkemece bozma ilamı sonrası manevi tazminat yönünden; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Bu karar üzerine davacı vekili tarafından tavzih dilekçesi verilmiş, bu tavzih dilekçesi üzerine mahkemece bu defa 07.06.2023 tarihli ek karar ile; davacılar vekilinin tashih isteminin kabulü ile 21.12.2022 tarih, 2021/58 esas, 2022/951 karar numaralı gerekçeli kararının 2 nolu bendinin; manevi tazminat davasının kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan haksız fiil tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Hükmün Tashihi” başlıklı 304. maddesi “(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un "Hükmün Tavzihi" başlıklı 305. maddesinde ise "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlenmesi yer almaktadır. HMK’nın 304. maddesine göre hükmün tashihi müessesesi ile yalnızca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Anılan Kanun’un 305. maddesinde ise hükmün tavzihinin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı açıkça belirlenmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih yolu ile hükmün değiştirilmesi değil yalnızca açıklanması imkânı vardır. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hâkim hükmü verdikten ve davadan elini çektikten sonra temyiz edilerek hüküm bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacak ve verilen hükmü değiştiremeyecektir. Tavzih kural olarak yalnızca hüküm fıkrasında olacak; hükmün gerekçesinin açıklanması için tavzih yoluna başvurulamayacaktır. Hâkim; tashih veya tavzih yolu ile kısa kararında hükmettiği miktarı sınırlandıramaz, genişletemez ve değiştiremez. Somut olayda davacının talebi üzerine mahkemece hüküm tamamen değiştirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere tashih ya da tavzih yoluyla bir tarafa tanınan hakların genişletilemeyeceği, değiştirilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. 2. Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7898, K. 2024/8443, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7898-e-2024-8443-k-ad50f27e0f0f