Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7769 E. 2023/10019 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7769
Karar No
2023/10019
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/287 E., 2023/137 K. BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2023/92 ESAS SAYILI DOSYASINDA; HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kasten öldürme nedeniyle manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.12.2017 tarihinde davalının davacılardan ...’nın eşi ve diğer davacıların babaları olan ...’ı tasarlayarak kasten öldürdüğünü, davalının davacı ...’nın babası olduğunu, tarafların aynı binada ikamet ettiklerini, olayın öncesi gece davalının eşi ...’ı darp etmesi ve kötü muamelede bulunması üzerine davacı ... ve eşi ...’ın polis çağırdıklarını, davalı hakkında uzaklaştırma kararı verildiğini, davalının eşi ...’ın ise aynı gece davacı ... ve damadı ...’ın evinde kaldığını, karakoldan evine dönen davalının gece boyu cinayeti tasarladığını, sabah olunca bina önünde davalının damadı ...’dan eşi ...’ı kendi evine göndermesini istediğini, müteveffanın ise şikayetin geri çekilmeyeceğini söylediği ve fırına yöneldiğini, fırından dönüşünde bahçe kapısı girişindeki kaldırımda davalının damadı ...’ı iki el ateş etmek suretiyle kasten öldürdüğünü, aracına yönelip tüfeği dolduran ve daha sonra binaya giren davalının, asansörden o anda çıkan kızı ... ile karşılaştığını, davalı ve müvekkili ...’nın merdivenlerden yuvarlandıkları ve araya giren birinin tüfeği davalının elinden aldığını, davalının tüfeği doldurmasının davacı ... ve eşi ...’ı öldürmeye teşebbüs edeceğinin kanıtı olduğunu, ölüm şekli ve akrabalık ilişkileri nazara alındığında davacıların çektikleri acının tarifsiz olduğunu belirterek, davacı ... için 400.000,00 TL ve diğer davacılar ...ve ...için 200.000,00’er TL olmak üzere toplam 800.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eyleme ölenin hakareti, aşağılaması ve bir gün önce hiçbir gerekçe yokken müvekkilinin eşinin, polis marifetiyle yanından aldırılmasının sebep olduğunu, müvekkilinin sinirlenip korkutmak amacıyla hedef gözetmeksizin ateş ettiğini, olayı tasarlamadığını, davacı kızına yönelik bir eylemi olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2017/456 Esas, 2020/75 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacılar için 30.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/1031 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararıyla; ceza mahkemesince davalı hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı ve tasarlama unsurunun bulunmadığına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince takdir edilen miktarların ulaşılmak istenilen manevi tatmin için yeterli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 07.02.2022 tarihli ve 2021/15290 Esas, 2022/1610 Karar sayılı ilamı ile; davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Somut olayda; olay tarihi, olayın niteliği ve gerçekleşme biçimi, tarafların konumu, ölenin davacılara yakınlığı ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına" karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilamına uyularak, bozma sonrası davalı ...'in 01.08.2022 tarihinde vefat ettiği, davacılardan ...'ın aynı zamanda davalı ...'in mirasçısı olması nedeniyle davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı da gözetilerek davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın tefriki ile tefrik olunan dosyada mirasçı olan ...'ın dahili davalı olarak eklenmesine karar verildiği, taraf teşkilinin sağlandığı, daha sonra tefrik edilen asıl dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, davacı ... tarafından davalı ...'in mirasının reddedilmediğinin ve asıl davada ölen davalı ...'in diğer mirasçılarına yönelik davaya devam ettiğini beyan ettiği, bozma uyarınca olay tarihi, olayın niteliği ve gerçekleşme biçimi, tarafların konumu, ölenin davacılara yakınlığı, davacı ...'ın asıl davada muris ...'in mirasındaki payı dikkate alınarak davacılar yararına manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada davacı ... için 90.000,00 TL, birleşen davada davacı ... için 90.000,00 TL, birleşen davada davacı ... için 90.000,00 TL manevi tazminatın 08.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte asıl ve birleşen davada davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen miktarların somut olayın gerçekleşme biçimi ve aşamaları, yaşanan süreç ile davalının damadını kasten öldürmüş olmasının yarattığı psikolojik yıkım göz önüne alındığında çok yetersiz olduğunu, eylemin haksız tahrik altında işlenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kasten öldürme nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkin davada uyulmasına karar verilen bozma ilamı ile hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Kanun'un 56'ncı maddesine göre hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası bozma kararındaki gerekçelerle olaya özgü somut hususlar isabetli bir şekilde değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiş ve asıl ve birleşen davada davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları az seviyede belirlenmiştir. Mahkemece yapılacak iş; önceki bozma kararı da dikkate alınarak olayın gerçekleşme biçimi, tarafların konumu, ölenin davacılara yakınlığı ve yukarıdaki ilkeler gözetilmek suretiyle, asıl ve birleşen davada davacılar yararına daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmesidir. Açıklanan nedenlerle yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7769, K. 2023/10019, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7769-e-2023-10019-k-2982a6835150