Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7701 E. 2023/12867 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7701
Karar No
2023/12867
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/683 Değişik İş- 2021/682 Karar HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin itirazının reddi/ Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü/ Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalanan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin ve 300,00 TL adli rapor ücretinin davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 108.669,19 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 7.765,20 TL'ye olmak üzere toplam talebini 116.344,39 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının % 5 oranında malul kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 108.669,19 TL ve geçici bakıcı giderinin 7.765,20 TL olarak hesaplandığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.126196 sayılı başvuru dosyasında dava konusu kazaya ilişkin karşı araç sürücüsü tarafından davalı ... aleyhine yapılan başvuru dosyasında alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün % 25 kusurlu olduğunun tespit edildiği ve davalı sigortalı aracın % 25 kusuru dikkate alındığında davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 81.501,89 TL, geçici bakıcı giderinin 5.557,40 olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 81.501,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.756,40 TL geçici bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 87.258,29 TL'nin 14.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru dikkate alınarak ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılarak hazırlanan aktüer bilirkişi raporu uyarınca ıslah yapıldığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından sigorta şirketi tarafından sunulmuş, aynı kazaya ilişkin bir başka başvuru dosyası kapsamında hazırlanan kusur raporunu dikkate alarak hesaplanan tazminattan kusur indirimi yaparak hüküm tesis edildiğini, ancak söz konusu raporun tarafına tebliğ edilmediğini, kusur oranından habersiz şekilde dava değerinin arttırıldığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edildiğini bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2020.E.126196 sayılı başvuru dosyasında alınan kusur raporunun hükme esas alındığını, fakat bu raporda sigortalı aracın % 25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olmasına rağmen davalı sigortalı aracın % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sunulan kusur raporunun mevzuata, Yargıtay içtihatlarına uygun, denetime elverişli bir rapor olduğu, bu nedenle davacı vekilinin kusur raporuna ilişkin itirazının yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı aracın % 25 oranında, karşı araç sürücüsünün ise % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tazminat tutarından kusur indirimini yapılırken maddi hata yapıldığı davalı sigortalı aracın % 25 kusur oranı esas alınarak tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği, bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu, Yargıtay kararları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihat edildiğinden davalı tarafın hesaplama yöntemine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, geçici bakıcı giderinden doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olduğu, davacı lehine nisbi ve tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının vekilinin itirazlarının reddine, davalı vekilinin itirazının ise kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulü ile 27.167,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.918,80 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 29.086,09 TL maddi tazminatının 14.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91,97 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının (3) nolu bendinde yer alan “4.362,91 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) 269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan KARŞI OY KTK'nın 85 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” düzenlemesine, aynı kanunun 88/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu haliyle KTK'da, trafik kazaları neticesinde doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nın 61 inci maddesinde de, “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesi ile birden çok kişinin aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda; davacı yolcu olarak kusuru bulunmadığını belirterek, yolcu olarak bulunduğu davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucu zarara uğradığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, aynı olaya ilişkin başka bir dosyada aldırılan kusur raporuna göre, davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsü % 25 oranında, dava dışı sigortalı aracın sürücüsü % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği gerekçesi ile davacının yolcu olduğu aracın sürücüsünün %25 kusuru oranında davalı ... şirketinin sorumluluğuna karar verilmiştir. Davacı, gerçekleşen kazada yolcu olup trafik seyri içerisinde kazanın oluşumuna etki edecek herhangi bir kural ihlali olamayacağından kusursuzdur. Davacı müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her iki araç sürücü/işleten/trafik sigortacıları meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı vekili açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre davalının müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalının zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK'nın 85 inci maddesinin 1 inci fıkrası ve 88 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile 6098 sayılı TBK'nın 61 inci maddelerine aykırı olarak davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun 1 bentteki davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi yönündeki kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7701, K. 2023/12867, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7701-e-2023-12867-k-0272ca26afa5