Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7580 E. 2023/10759 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7580
- Karar No
- 2023/10759
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/333 D.İş, 2021/337 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/13754 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne / Davalının İtirazların Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/40272 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.09.2016 tarihinde davacı yolcunun bulunduğu ve davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesi davacının yaralandığını ve malul kaldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, bakiye zararın tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 43.742,90 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.846,87 TL' ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm bulunması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacıya başvurusu üzerine maluliyet zararının karşılanması bakımından 25.12.2017 tarihinde 32.747,93 TL ödeme yapıldığını, davacının bu ödemeye rağmen sigorta tahkim kuruluna başvuru yaptığını, bu başvuru üzerine 1.479,82 TL bakiye zarar belirlendiğini, davacının yaptığı başvuru sonrası 24.08.2020 tarihinde 69.916,17 TL daha ödeme yapıldığını, gerekli ödemelerin bu şekilde yapılmış olması karşısında müvekkilinden başkaca tazminat istenemeyeceğini, kusurun belirlenmesi gerektiğini, istiap haddinin aşıldığı ve davacının emniyet kemeri takmadığının belirlenmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen tazminat var ise bunun mahsubu gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçede belirtilen limit ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, başvuru sahibi lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faizin tahkime başvuru tarihi ve yasal faiz olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 43.742,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.846,87 TL geçici iş göremezlik tazminatının 11.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuran tarafından sunulan kişisel müracaat sonucu tek taraflı olarak alınan maluliyet raporunda maluliyet artış tespit edilememiş olduğundan hükme esas almaya elverişli olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, istiap haddinin aşıldığını, geçici iş göremezlik talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, başvuranın gelir getiren bir işte çalıştığına dair hiçbir bilgi ve belge bulunmadığından asgari geçim indirimi hariç net asgari ücret üzerinden tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkına aykırı olarak hüküm kurulduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayın her ne kadar tarafları aynı olsa da hükmedilen miktarın gelişen duruma dayalı ayrı bir olgu olduğundan kesin hükme yönelik itirazların yerinde olmadığı, davalının başvuruya ekli sunulan maluliyet raporuna dayalı olarak ödeme yapması ve gelişen durum olmadığı yönündeki itirazlarını yargılama sırasında ileri sürmemiş olması karşısında dinlenemeyeceği, maluliyet raporunun hükme ve denetime elverişli bulunduğu, başvuran yolcu konumunda olduğundan ve araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğundan tekrar kusur incelemesi yaptırılmasının gerekli olmadığı, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olması karşısında müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir hata bulunmadığı, salt istiap haddinin aşılması sebebiyle kazanın meydana geldiğinin ispat edilememiş olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, tazminat hesabında kullanılan kriterlerde hata bulunmadığı, davalı vekilinin ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini maddi delillerle kanıtlamamış olduğundan bu yöne ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığı, temerrüt tarihinin belirlenmesinde hata bulunmadığı, vekalet ücretinin doğru belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle talebin reddi gerektiğini, maluliyet oranında artışın ispat edilemediğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kusur durumunun tesbiti için herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, müterafik kusur değerlendirmesi yapılmadığını, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılmadığını, istiap haddinin aşılıp aşılmadığının kontrol edilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, tazminatın davacının çalıştığı anlaşılmadığından agi hariç asgari ücret ile yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Komisyona başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ... (Allianz Sigorta A.Ş.)'ne maluliyet oranının % 6 olduğunu belirleyen rapor ile başvuru yapmış, bu sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış ancak daha sonra kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketinin davalı ...Ş. olduğu anlaşılmış, Allianz Sigorta A.Ş. yaptığı ödemeyi kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen Axa Sigorta A.Ş.'den talep etmiştir. Bunun üzerine Axa Sigorta A.Ş., Allianz Sigorta A.Ş.'nin davacıya ödediği miktarı 25.12.2017 tarihinde 32.747,93 TL olarak Allianz Sigorta A.Ş.'ye geri ödemiştir. Davacı aldığı bu ödemenin maluliyet zararını karşılamadığı iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş, yapılan sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyeti'nin 10.05.2019 tarihli 2019/İHK-5434 sayılı kararı ile davacının maluliyet oranı % 6 olarak kabul edilerek, bakiye 1.479,82 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar kesinleşmiş, davacıya bu miktar da ödenmiştir. Davacı bu defa gelişen durum iddiası ileri sürmeksizin aldığı 17.07.2020 tarihli maluliyet oranının % 17 olduğunu gösterir maluliyet raporu ile davalı ... şirketine başvurmuş, bakiye maluliyet zararının giderilmesini istemiş, talebine olumlu yanıt verilmemesi üzerine huzurdaki dosyadan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapmıştır. Ancak ilk karardan sonra davacının sadece gelişen durum iddiasında bulunabileceği ve artan maluliyete ilişkin olarak tazminat talep edebileceği, davacının da böyle bir iddia ileri sürmediği dikkate alındığında başvurunun reddi yerine kabulü hatalıdır. 2- Bozma ilamının sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.