Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/758 E. 2023/4771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/758
Karar No
2023/4771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/140 Değişik İş, 2021/144 Karar SAYISI : 2021/İHK-5178 HÜKÜM/KARAR : Ret/İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/3456 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin eşi ...'ün sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının eşinin vefat ettiğini, sigortalı araç sürücünün meydana gelen olayda kusurlu olduğunu, müvekkilinin, eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında açıkça belirtildiği üzere meydana gelen olayda sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, davacının desteğinin olayda tam kusurlu olduğunu, bu nedenle Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da sigortalı araç sürücüsü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalının sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz, desteğin tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu" gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; her ne kadar kaza tespit tutanağında müteveffanın arkadan çarpması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı tespit edilmiş ise de meydana gelen kazanın sigortalı araç sürücüsünün kavşaktan kontrolsüzce çıkması sonucu gerçekleştiğini, jandarma ekiplerinin kazanın nasıl gerçekleştiğini tam olarak öğrenmeden tutanak tutuklarını, savcılık tarafından alınan kusur raporunun hiçbir inceleme yapılmadan sadece kaza tespit tutanağı üzerinden düzenlendiğini, kendi seyir yolunda giden müteveffanın önüne sigortalı araç sürücüsünün kavşaktan kontrolsüzce çıkması nedeniyle müteveffanın arkadan çarpmak zorunda kaldığını, kavşaktan çıkış noktası ile çarpma noktası arasında 30 m olduğunu, müteveffanın bu kadar kısa mesafede aniden önüne çıkan araca çarpmamak için müteveffanın durabilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda sigortalı aracın kontrolsüzce tali yoldan ana yola çıkması ihtimalinin değerlendirilmediğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın kendi yolunda seyir halindeyken şüphelinin kavşaktan kontrolsüz bir şekilde çıkması nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, her ne kadar trafik kazası tespit tutanağında müteveffanın arkadan çarpması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru olmadığı tespit edilmişse de meydana gelen kazanın şüphelinin kontrolsüzce kavşaktan çıkması sonucu gerçekleştiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, kendi yolunda seyir halinde olan müteveffanın önüne kavşaktan aniden çıkan sigortalı araç sürücüsünün kontrolsüz bir şekilde yola girmesinden dolayı müteveffanın arkadan çarpmak zorunda kaldığını, her ne kadar sigortalı araç sürücüsü ve babası 100-150 metre gittikten sonra kazanın gerçekleştiğini iddia etse de kaza tespit tutanağına bakıldığında çarpışma noktası ile kavşaktan çıkış arası mesafenin yaklaşık 30 metre olduğunu, davalıya sigortalı aracın, anayola çıkarken geçiş önceliği olan müteveffa hakimiyetindeki araca bu hakkı tanımayıp trafik güvenliğini tehlikeye atarak ana yola çıktığını ve kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporunda sigortalı aracın tali yoldan ana yola kontrolsüz şekilde çıkması ihtimalinin değerlendirilmediğini, kusura ilişkin nihai değerlendirmenin uzman kurullar olan Adli Tıp Kurumu veya İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından yapılması gerektiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının eşinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının eşinin ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 53 ve 74 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 86 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.04.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dava konusu olaya ilişkin olan ceza soruşturma dosyasında alınan 11.08.2020 tarihli kusur raporunda sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, desteğin %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ... tarafından alınan kusur raporunda ise desteğin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun bildirildiği, Hakem Heyetlerince de desteğin %100 kusurlu olduğu kabulü ile başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, ceza soruşturma dosyasının akıbeti de araştırılıp ceza dosyasının tamamı dosya arasına alındıktan ve mevcut kusur raporlarındaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/758, K. 2023/4771, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-758-e-2023-4771-k-32256b9ff5f9