Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7293 E. 2024/469 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7293
Karar No
2024/469
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2747 E., 2023/226 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- Tasfiye Halinde ...Turizm Gıda. Ltd. Şti. 4- Türk Nippon Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 10.04.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddine/Davanın Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/436 E., 2022/818 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat Kahya Koç geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.01.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.12.2017 tarihinde davalılardan sürücü ... sevk ve idaresindeki okul servis aracının karıştığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığını belirterek, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri için toplam 2.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, 12.01.2022 tarihli dilekçesi ile geçici iş görmezlik talebini 4.202,58 TL, sürekli iş göremezlik talebini 956.758,50 TL, bakıcı gideri talebini 3.849,00 TL olmak üzere toplam 964.810,08 TL maddi tazminatın davalılar ve davalı ... şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsilini, 200.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı ve dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava tarihinin 10.04.2018 olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarında ise davacının şirkete başvuru tarihinin 25.04.2018 olarak tespit edildiğini, davacının davadan önce şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerektiğini, dosyanın öncelikle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevki ile buradan tarafların kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın davaya konu kaza neticesinde meslekte kazanma gücünü kaybettiğini iddia ettiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kuruluna sevki ile maluliyete ilişkin bu kurumdan rapor alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının kaza sonucu uğramış olduğu maddi zararların Mahkemece belirlenecek Hazine Müsteşarlığı tarafından tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı ve aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, 6111 sayılı Kanunla trafik sigortası kapsamında sigorta şirketleri tarafından sağlanan tedavi teminatları Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğinden, trafik kazası sonucunda yaralanan bir kişinin tedavi süresince ihtiyaç duyacağı bakım giderlerinin tedavi teminatı kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini, dolayısıyla bakıcı giderleri teminat dışı olduğundan müvekkili şirketin bu açıdan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş görmezlik ödeneğinin SGK tarafından ödendiğini ve sigorta şirketlerine rücu edildiğini, bu nedenle bu talebin de reddine karar verilmesini, davanın reddine, davanın ispatı halinde müvekkili şirketin tazminatın öncelikle ferilerinden sorumlu tutulmamasına, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı kusur oranında, poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, dava şartı gerçekleşmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan haksız ve yersiz davayı kabul etmediklerini, kusur durumunu ve trafik kaza tespit tutanağını da kabul etmediklerini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Turizm Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ise cevap dilekçesi sunmadığı gibi yargılamaya da katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı servis sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacı çocuğun kaza nedeniyle %45,88 oranında maluliyeti olduğu, 3 ay geçici iş göremezliğinin bulunduğu, bu süre içinde 2 ay müddetle başkasının bakımına muhtaç olduğu, aktüer bilirkişinin 01.11.2021 günlü ek raporu doğrultusunda davacı ...’ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 956.758,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.849,00 TL bakım gideri olmak üzere toplam 960.607,50 TL maddi tazminatın 05.12.2017 olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle davalılar ..., ..., Türk Nippon Sigorta A.Ş.’den müteselsilen tahsili ile davacı ...’a ödenmesine (davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına ve temerrüt tarihinin dava tarihi olan 10.04.2018 tarihi esas alınarak bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine), geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacı ...’ın manevi tazminat isteminin kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 05.12.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle davalılar ..., ...’dan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...Turizm Gıda Hayvancılık San. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınması doğru ise de, progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının yanlış olduğunu, tazminat hesap edilirken teknik faiz kullanılması gerektiğini, bu da kullanılmayacak ise aktüeryal yöntem ile hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca zarara sebep olan ticari aracın, genişletilmiş kasko sigortası ve ferdi kaza koltuk sigortası olduğundan vekil edeninin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hal ve şartlara, dosyadaki delillere göre manevi tazminat isteğinin tümden kabulünün hakkaniyetten uzak olduğunu, hükmolunan manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmediği, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktiri, hesaplamanın AYM'nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar ve 14 şubat 2023 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 29 Aralık 2022 gün ve 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ilamları ile 2918 Sayılı KTK'nın 90 ve 92. maddelerin kimi bölümlerinin iptal etmesi sebebiyle hesabın yeni Sigorta Genel Şartlar ekindeki formüllere göre değil de müstekar yargı içtihatları uyarınca "prograsif rant" yöntemine göre yapılmasının usule uygun olduğu, davacı tarafça vasıtanın kasko sigortası ile ferdi kaza koltuk sigortası şirketine karşı açılmış bir dava olmadığı, davanın anılan sigortaya ihbar edildiği, dolayısıyla sözü geçen sigorta aleyhine hüküm kurulamayacağı, TBK'nın 61. maddesine göre müteselsil sorumlu olabilecek kimselerin bir kısmından yada bir tanesinden de tüm zararın talep edilebilecek olduğu, kaza tarihine, paranın satın alma gücüne, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, kaza sırasında 14 yaşında olan kazazedenin boyun kırığı ve sol el kırığı yaşayıp, zorlu ameliyatlar geçirdiği, kazadan kaynaklı kimi psikolojik arazlara maruz kaldığı, takdir edilen manevi tazminat tutarının hukuka uygun olduğu, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiklerini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının maluliyeti bulunmadığını, davacının şimdiki hayatını hiç bir desteğe ihtiyaç duymadan normal olarak devam ettirdiğini, hesap raporunu kabul etmediklerini, rapora yapılan itirazların karşılanmamış olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, 17.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7293, K. 2024/469, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7293-e-2024-469-k-25bd0edac583