Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7208 E. 2024/9724 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7208
- Karar No
- 2024/9724
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/539 E., 2023/828 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine /İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/518 E- 2022/836 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte Davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler diğer davalı ... adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...’den alacaklı olduğunu, Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2021/4858 E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, alacağını tahsil edemediğini, borçlunun aciz halinde olduğunu, borçlunun ... Mahallesi 18120 ada 1 parsel 2 nolu bağımsız bölümü eşi olan diğer davalıya satış yoluyla devrettiğini, devrin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde eşi olan diğer davalı ...’le arasında geçimsizlik olduğunu, boşanma davalarının derdest olduğunu, dava konusu taşınmazın mehir karşılığı kendisine devredildiğini, davalı ... ile davacı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, alacağın gerçek olmadığını, davalının borca batık olmadığını, zengin olduğunu, davalı ...’in asıl amacının mehir olarak kendisine verdiği evi elinden almak olduğunu, davacı ile Bahaettin’in samimi arkadaş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur Davalı ...’un davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen tarihli, esas ve karar sayılı kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dayandığı takibin (04.06.2021) boşanma davasından (26.05.2021) sonra açtığı takip dayanağı bononun her zaman düzenlenebilecek belge niteliğinde olduğu, davalı ...'in dava konusu takip dosyası dışında borçlu olduğu takip kaydının bulunmaması, davacı ...’ın yaptığı işe ve aylık gelirine göre önemli sayılacak miktardaki parayı (100.000 USD) herhangi bir güvence (ipotek, kefil vs.) almaksızın ödünç olarak vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tüm bu hususların boşanma davası ve tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde davacının alacağının gerçek olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; alacağın gerçek bir alacak olmadığı iddiasının doğru olmadığını beyan ederek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlunun farklı icra dosyalarında alacaklı sıfatının ve davalı borçlunun adına kayıtlı mercedes marka aracının da bulunmuş olmasına göre davalı borçlunun acz halinde de olmadığının anlaşılmış olmasına ve davanın dayanağı olan bononun gerçek bir alacağa dayalı olarak düzenlenmiş olduğunun davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 28.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. z