Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6783 E. 2023/10774 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6783
Karar No
2023/10774
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/8507 E., 2018/8490 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/İHK-9136 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/51952 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.12.2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 57.715,41 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılmasını, hükmedilecek tazminat miktarı üzerinden hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan otomobilin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, dosya kapsamında bulunan hakem hastane olan Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.09.2017 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %8 oranında olduğu, %100 kusur ve %8 maluliyet oranı üzerinden PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 07.06.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 57.715,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05.04.2017 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 9 olarak belirlendiğini, davalı tarafından söz konusu oranın yüksek olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Çorum İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazı yazılarak ikinci bir hastanenin görevlendirilmesinin talep edildiğini, Çorum İl Sağlık Müdürlüğü'nce Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin hakem hastane olarak belirlendiğini, başvuru süreci devam ederken davacının tahkim yoluna başvurduğunu, davalının davacının talebini reddetmediğini, davacının usulüne uygun hazırlanmış sağlık raporunu davalıya tahkim öncesinde sunmadığı için başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması, davacı lehine 1/5'i oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tahkimden önce davalıya tazminatı belirlemeye elverişli tüm belgeleri sunduğu, davacının davalıya sunduğu belgelerde eksiklik bulunmadığı, dosya kapsamında hatır taşıması olduğuna ilişkin davalı tarafından delil sunulmadığı, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılamayacağı, davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin bu hususlardaki itirazlarının reddi gerektiği, ancak davalı vekilinin tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplanması yönündeki itirazının kabulü ile dosya kapsamında alınan 07.06.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplanan 45.422,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 45.422,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı lehine 5.346,42 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05.04.2017 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 9 olarak belirlendiğini, davalı tarafından söz konusu oranın yüksek olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Çorum İl Sağlık Müdürlüğü'ne yazı yazılarak ikinci bir hastanenin görevlendirilmesinin talep edildiğini, Çorum İl Sağlık Müdürlüğü'nce Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin hakem hastane olarak belirlendiğini, başvuru süreci devam ederken davacının tahkim yoluna başvurduğunu, davalının davacının talebini reddetmediğini, davacının usulüne uygun hazırlanmış sağlık raporunu davalıya tahkim öncesinde sunmadığı için başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması, davacı lehine 1/5'i oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından davacının davaya konu trafik kazasında meydana gelen yaralanması sebebiyle davalıya 21.04.2016 tarihinde başvuru yaptığı, davalı tarafça 132467 nolu hasar dosyasının açıldığı, davalının davacıya 08.03.2017 tarihli ibraname ile 70.700,00 TL kısmi ödeme yaptığı, davacının ödemenin 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle davalıya 09.03.2017 tarihli dilekçesi ile tekrar başvuru yaptığı, davalının ek ödeme yapmaması üzerine, davacının 12.03.2018 tarihinde eldeki tahkim başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü mevcut olup, huzurdaki dava 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olmakla birlikte, hükme esas alınan 07.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda, KTK’nun 111 inci maddesi uyarınca yetersiz ödeme olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenerek davalının kısmi ödemesi dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu görülmüştür. Ödeme borcu sona erdiren sebeplerden olup, itiraz niteliğindedir ve mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince davalının davacıya kısmi ödemede bulunduğu hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır. Somut olayda, maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davalının davacıya yaptığı kısmi ödemeye ilişkin evraklar temin edilmek suretiyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111 inci maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 3. 2918 sayılı KTK'nın 87/1 inci maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup böylesi durumda 6098 sayılı TBK'nın 51 inci (818 sayılı BK'nın 43.) maddesi uygulama alanı bulacaktır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51 inci (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Davalı taraf, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; Hakem Heyeti tarafından, davacının hatır için taşındığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın hatır savunmasına itibar edilmemiştir. Somut olayda; davacının sigortalı araçta yolcu olduğu, dosya arasında ceza dosyasının ve ceza dosyasında alınan taraf beyanlarının bulunmadığı, sigortalı aracın sürücüsü ... ile davacının akraba veya arkadaş olup olmadığı, taraflar arasındaki bağlantının dosya kapsamından anlaşılamadığı, hakem heyetince taraflar arasındaki taşımada davacının da yararı bulunup bulunmadığı, ailevi ya da ahlaki bir sorumluluğun ifası için taşımanın yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle; ceza dosyası ve ceza dosyası kapsamında alınan taraf beyanları ile, davacı ve sigortalı aracın sürücüsü ...'ın nüfus kayıt örnekleri temin edilip, davacının araç işleteni/sürücüsü ile olan yakınlık derecesinin saptanması; yakınlık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; yapılacak bu tespitlere göre tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının gerekçelendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi doğru olmamıştır. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6783, K. 2023/10774, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6783-e-2023-10774-k-e3bc34022ce5