Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/656 E. 2023/9472 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sebebiyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/656
- Karar No
- 2023/9472
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sebebiyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1899 E., 2022/1937 K. HÜKÜM/KARAR : Red / Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/277 E., 2022/485 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sebebiyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.03.2010 tarihinde davalıların trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı çift taraflı trafik kazasında yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını, davanın safahatında rapor alındığında maluliyet oranının açığa kavuşacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak her bir davalıdan 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hür Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendilerine başvurmadığını, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünce belirlenmesi gerektiğini, davacının sakatlık oranının ve kaza ile illiyet bağının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinde kusuru olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının Genel Şartlarda belirlenmiş olan hesaplama yöntemi uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini, hatır taşıması şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, ıslah edilen miktar için faiz başlangıç tarihi ıslah tarihi olup, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hüküm kurulması gerektiğini, müşterek müteselsil hüküm kurulmaması gerektiğini, SGK ödemesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendilerine başvurmadığını, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince veya İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünce belirlenmesi gerektiğini, davacının sakatlık oranının ve kaza ile illiyet bağının Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, faizden sorumlu olmadıklarını, hatır taşıması şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, sorumluluklarının ancak poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece üç kez İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu' ndan alınan maluliyet raporlarında; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında davacının 04.03.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa edildiğinin anlaşıldığı, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 04.03.2010 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 27.03.2018 tarihinde açıldığı, alınan ATK raporlarında davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı dolayısıyla süreç içerisinde maluliyette bir artıştan da söz edilemeyeceğinin anlaşıldığı, 2 ve 8 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımana uğrayacağının düzenlendiğini, işbu davanın da haksız fiilin gerçekleştiği kaza gününden itibaren 10 yıl içinde açıldığını ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 ncı maddelerine göre 8 yıl olduğu, dava tarihinde ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve yasaya aykırı bir bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde açıldığını ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 04.03.2010 tarihinde davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçeleri ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü, 2918 sayılı Kanun'un 85 ve 109 uncu maddeleri, 5237 sayılı Kanun' un 89 ve 66 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.