Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6529 E. 2023/13054 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6529
- Karar No
- 2023/13054
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/714 E.-2023/376 K. DAVACILAR : 1-..., 2-..., 3-Kendi adına asaleten, ... adına velayeten ... vekili Avukat ... SAYISI : 2020/864 E. 2022/113 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava dışı nın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken sürücüsü tespit edilemeyen plakalı araçla çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ...'in vefat ettiğini, müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkillerince Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurulduğunu, başvurunun kabulüne karar verildiğini, icra takibi yapıldığını ve tahsilatın gerçekleştirildiğini, müvekkillerinin murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerini, davalının müvekkillerine karşı yöneltebileceği rücu hakkı olmadığını, bu hususun başvuru sürecinde de davalı tarafından bilindiğini, buna rağmen müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirtip müvekkillerinin davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, icra takibine dayanak borcun ...'in sürücüsü olduğu plakalı aracın kaza yapması sonucunda vefat etmesi ve kaza tarihinde aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi olmamasından kaynaklandığını, icra takibinin ilamsız takip olup davacıların yasal süre içinde itiraz etmekle takibi durdurma hakkına sahip iken bu hakkın süresinde kullanılmaması sebebi ile takibin kesinleşmesine sebebiyet verdiklerini, davacıların icra takip dosyasına süresinde mirasın reddi kararını sunmadığını, mirasın reddini bilebilecek durumda olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra dosyasındaki itiraz neticesinde mirasın gerçek reddinden bilgi sahibi olduğunu belirten davalı vekilinin süresinden sonra itiraz edilmesine rağmen icra dosyası kapsamında herhangi bir icrai işlem yapmadığı, bu nedenle de kötüniyetli olarak icra takibini başlatmadığı kanaati ile davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı, davalı tarafın durumu bildiği varsayımı ile icra takibi yaptığı, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği, davacılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takip tarihinden önce mirası reddetmiş olmaları nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; rücu hakkını kullanmak üzere aracın maliki, sürücüsü, işleteni veya mirasçılarına karşı ilamsız takip başlatıldığını, davacıların mirasın reddi kararını sunmadığını, icra takibinin kesinleşmesine kendi irade veya kusurları ile sebep olduklarını, davacıların ihmali davranışı sebebi ile aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının icra takibini açtığı tarih itibarı ile davacıların murisin mirasını reddettiklerinden haberdar olduğu, ancak buna rağmen davacılara ödediği paranın rücu edilmesi için icra takibine geçtiği, davalının davacılar hakkında mirası reddettiklerini bilmesine rağmen takip yaptığı ve takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğu, davacıların şartları gerçekleşen kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davanın kabulü nedeni ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine AAÜT gereği vekalet ücretine hükmedilmesinde ve yargılama giderlerine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacıların takip tarihinden önce mirası reddetmiş olmaları nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak yapıldığı kanaatine varılmakla icra takip dosyasındaki asıl alacak miktarı olan 442.534,77 TL’nin % 20’si olan 88.507,00 TL kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; rücu haklarını kullanmak amacıyla icra takibi başlatıldığını, davacıların süresinde takibe itiraz etmediğini ve mirasın reddi kararını icra dosyasına sunmadıklarını, davacıların mirası kabul niteliğinde bir işlem yapıp yapmadığı hususunun mahkemece araştırılmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacıların borçlu olmadığının tespiti le kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. İİK'nın 67 nci maddesinin 2 nci fıkrası "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, murisin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve kazaya konu aracın ZMSS Poliçesi bulunmadığı, davacıların murisin mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini davalının bilmesinin kötü niyet anlamına gelmeyeceği, davalının davacılara karşı icra takibi yapmasında kötü niyeti bulunmadığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının B-2 numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine" ibaresinin yazılması ve gerekçede yer alan "Ancak somut olayın özelliğine göre, eldeki davada, davalının, davacılar hakkında mirası red ettiklerini bilmesine rağmen takip yaptığı ve takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğu davacılar tarafından ispat edilmekle, mahkemece, davacıların, İİK'nın 72/5. maddesi gereğince şartları gerçekleşen kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmakta olup, davacıların bu hususa yönelik istinaf itirazları yerinde görülmüştür, asıl alacak üzerinden hesaplanan % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir." ifadesinin gerekçeden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.