Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/648 E. 2024/1483 K. – Tasarrufun İptali
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/648
- Karar No
- 2024/1483
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3543 E., 2022/1191 K. DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ..., 2-... ... vekili Avukat ..., 3-... vekili Avukat ..., 4-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 03.01.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/7 E., 2019/387 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... ...geldi, diğer davalı ... ile davacı adına gelen olmadı, davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu ...’tan olan alacağını tahsil etmek amacı ile İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8127 sayılı takip dosyasından icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini ancak borçlunun borcunu ödemediğini, borca yetecek miktarda malı bulunmadığını ve acz içinde olduğunu, yapılan araştırmalarda ... İli,... İlçesi...ı Mahalle, Selçuk Caddesi'nde bulunan 222 ada 8 parsel sayılı taşınmazda; dükkan niteliğindeki zemin kat, 2 numaralı bağımsız bölümün tamamını ve mesken niteliğindeki birinci kat, 3 numaralı bağımsız bölümün tamamını 03.12.2013 tarihinde diğer davalı ... ...’e mal kaçırmak gayesi ile devrettiğinin tespit edildiğini, görünürdeki satış işleminin taşınmaz rayiç bedellerinin çok altında fiyatlarla gerçekleştirildiğini, davalı ... ...'in bir süre taşınmazlara malik olarak göründükten sonra muvazaalı işlemi gizlemek adına davalı ...’ye devir gerçekleştirildiğini, bundan 6 ay kadar kısa bir süre sonra da muvazaa iddiasının önüne geçebilme maksadıyla taşınmazların davalı ...’a satış işlemi gibi gösterilerek devredildiğini, davalı ...’ın dava konusu taşınmazları normal şartlar altında satın alacak maddi imkanlara sahip olmadığını beyanla belirtilen gayrimenkuller üzerinde yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların üzerine ... Elektronik Ltd. Şti.'ye olan borcu için ipotek konulduğunu, sonrasında kendisi tarafından bu şirkete verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle borcu kapatmak için taşınmazların ... ...'e devredildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; tapu devrinin tamamen gerçek ve normal bir devir işleminden ibaret olduğunu, tapu devrinden yaklaşık olarak 2 yıl öncesinden beri müvekkilinin abisinin yetkilisi ve sahibi olduğu ... Elektronik Ltd. Şti. ile davalılardan ... arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ... Elektronik Ltd. Şti.'nin ...’a toptan elektronik eşya satışı yaptığını, bu ticari ilişki karşılığında muhtelif çekler aldığını, mülkiyeti ...’a ait olan ve dava dilekçesinde bahsi geçen taşınmazların üzerine ... Elektronik Şti. lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili ile diğer davalılar arasında yakın ya da uzak akrabalık ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların müvekkili tarafından alımına ve satımına ilişkin tasarruflarının bila bedel ve muvazaalı olduğu iddiasının gerçek dışı olup, söz konusu taşınmazı satın alacak ekonomik güce sahip olduğu gibi, bedelini de banka yoluyla ödediğini ve taşınmazın gerçek değeri üzerinden satın alındığını, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, ilgili taşınmazları parası ile satın aldığını, Antalya'nın en yoğun iş yapan 2 adet beyaz eşya dükkanının sahibi olduğunu ve maddi gücünün oldukça iyi olduğunu, ilgili ilçede başkaca da yatırımları olduğunu, dava konusu taşınmazları emlakçı vasıtası ile satın aldığını ve tapu maliki ...’ye taşınmaz bedellerini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufları gerçekleştiren davalıların bir kısmının beyaz eşya işi ile uğraştıkları ve birbirlerini tanıdıkları, bu yönü ile davalı ...'ın içinde bulunduğu durumu ve taşınmazları devir sebebini bilebilecek durumda oldukları, icra dosyasının asıl borçlusu ... ile davalı ...'ın ... ili... ilçesi nüfusuna kayıtlı oldukları, soy isimlerinin aynı olduğu ve tanık beyanına göre yakınlıklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu ... İli,... İlçesi...ı Mahalle'de bulunan, 222 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri ile ilgili olarak davalılar arasında yapılan tasarrufların, davacının icra dosyasındaki alacağını karşılayacak miktarda olmak üzere İcra İflas Kanunu'nun 277 ve 278 inci maddeleri uyarınca iptaline, davacı tarafa, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/8127 sayılı takip dosyasında dava konusu taşınmazlar yönünden davacının icra dosyasındaki alacağını karşılayacak miktarda olmak üzere haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazların satım tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, bu nedenle tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığını, taşınmazların satımında ve bedelde herhangi bir muvazaa söz konusu olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde savunmalarının doğru olduğunun anlaşılacağını, ... Elektronik Ltd. Şti.'ne borçlu olduğu toplamda 335.000,00 TL bedelli muhtelif tarihli çeklerin ... Elektronik Şti.'ne verildiğini, yine aynı taşınmazlar üzerinde ... Elektronik Şti.'nin ipoteği olduğunu, satım bedeli ile bilirkişi tarafından saptanan bedel arasında "misli fark" olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... adına kayıtlı gayrimenkulün satışı aşamasında üzerinde bir kısım ipotekler olduğunu, müvekkilinin taşınmazları satın aldıktan sonra davalılardan ... ...'in şirketi ... Elektronik Şti. tarafından kaldırıldığını, müvekkilinin diğer davalılar ile bir akrabalığı veya ticari ilişkisi bulunmadığını, taşınmazı satın alırken tamamen iyi niyetli olduğunu, taşınmazları satın aldığı tarihteki kıymet takdirinin de satış değerine çok yakın olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin hem taşınmazı satın alırken hem de satarken bedelini banka yoluyla ödediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazları aldığında harap halde olduğunu, tadilat ve tamirat yaptırıldığını, bu husus dikkate alındığında dairenin emsal satış değerinin müvekkilinin ödemiş olduğu rakam olduğunu, bu hususun raporda dikkate alınmadığını, yapılan tadilat masrafları da göz önüne alındığında müvekkilinin iyi niyetli kişi olduğunu, davacı tarafın öncelikle gerçek bir alacağının olduğunu ispat etmekle yükümlü iken dosyada eksik inceleme ile karar verildiğini, muallak olan bir alacak söz konusu iken ve tasarrufun iptali şartları oluşmamış iken böyle bir karar verilmesinin Yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl borçlu ile son malik ...'ın aynı il, ilçe ve hane nüfusuna kayıtlı oldukları ve aralarında akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle, borçlu ile taşınmazı satın alan son malikin borçlunun ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu ve bu suretle İİK'nın 278 ve 280 inci maddesi kapsamında iptal koşullarının gerçekleştiği, böylece mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1 maddesi hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'a yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.