Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5955 E. 2023/6978 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5955
Karar No
2023/6978
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1158 E., 2023/609 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/221 E., 2022/148 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin 1983 yılında vefat ettiğini, 5510 sayılı Kanun 4-c emekli sandığı uyarınca kendisine ölüm aylığı bağlandığını, davacının babasının da 1985 yılında vefat ettiğini, 1479 sayılı Kanun kapsamında da ölüm aylığı bağlandığını, davacının 1983 yılından beri emekli sandığından emekli eşinin dul aylığını, 2001 yılından itibaren de Bağ-Kur'dan emekli babasının ölüm aylığını almaya devam ettiğini, davalı kurumun 2013/26 sayılı genelgesiyle farklı bir uygulamaya gidip davacının babasından kalan ölüm aylığını kestiğini, davacının 27.12.2015 ile 27.04.2018 arasında babasından kalan ölüm aylığını alamadığını, davalı kurumun geriye dönük olarak ödenmiş 29.364,50 TL tutarındaki maaşın da iadesini talep ettiğini, davalının iade talebinin 20.408,62 TL'sinin kurum içi icra yoluyla tahsil edildiğini, geriye kalan 8.955,88 TL'nin ise davalı kurumca icra yoluyla takip başlatıldığını, davalı kuruma 15.05.2019 tarihinde yapılan başvuruyla kesintiye uğratılan maaşların iadesinin talep edildiğini, 20.05.2019 tarihinde yapılan başvuru ile de kurum içi icrayla tahsil edilen bedelin iadesinin talep edildiğini, Kurumca taleplerin reddedildiğini ileri sürerek, ... İcra Dairesinin 2017/3693 Es. sayılı dosyasında icra yoluyla takibe koyulan borcun olmadığının tespitine, davacıdan kurum içi icra yoluyla tahsil edilen 20.408,62 TL'nin geri ödenmesine ve davacının 27.12.2015 - 27.04.2018 arasında ödenmeyen maaşlarının tespiti ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kayıtlarında yapılan incelemede ...'nın ifadesi ve vergi dairesi ile yapılan yazışmalar çerçevesinde yapılan değerlendirmede, davacının 31.12.2010 tarihinden önceki gelirlerinin brüt asgari ücretten düşük, 01.01.2011 tarihinden sonraki aylık gelirlerinin brüt asgari ücretten yüksek olduğu sonucuna varıldığını, davacının gelirinin brüt asgari ücretten fazla olduğunun resen tespiti sonucunda aylığının kesildiğini, bu hususun kanuna uygun olarak yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Davacıya 01.01.2004 tarihinde babasından dolayı Bağ-Kur ölüm (yetim) aylığı bağlandığı, davacıya ölüm (yetim) aylığı bağlanma tarihinde, 1479 sayılı Kanun'a göre, “brüt asgari ücret tutarından yüksek geliri olmaması” aylık bağlanma kriteri değiştirilmiş; “yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocukları” kriterine bağlandığı, Davacının diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında (5434,506, 506 sayılı Kanun'un geçici 20 inci maddesi, 2925, 2926) çalışması olmadığından, bu kanunlar kapsamındaki (5434,506, 506 sayılı Kanunun Geçici 20 inci maddesi, 2925, 2926) çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almadığından, ölüm (yetim) aylığı bağlanmasında bir engel bulunmadığı, 1479 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinin değişik ikinci fıkrasına “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” ifadesi, yalnız 1479 sayılı Kanun kapsamında kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocukları kapsamakta olup, diğer kanunlara (5434,506, 506 sayılı Kanun'un geçici 20 inci maddesi, 2925, 2926) atıf yapılmadığından, diğer kanunlar uyarınca bağlanan aylıkların, bu maddeye göre aylık kazanmasına etki etmeyeceği, Neticeten davalı Kurum'un 03.09.2015 tarih 2015/HA133 sayılı raporu istinaden gelirinin Ocak 2011 tarihinden sonra brüt asgari ücret tutarından yüksek olduğunun tespiti yapılarak aylığın Ocak 2011 tarihi itibariyle durdurulması işleminin yasaya aykırı olduğu, bu kapsamda çıkarılan borç miktarının takibe konu ve dava sırasınca henüz tahsil edilmeyen kısmı olan 8.955,88 TL yönünden davacının borçlu olmadığı, davacıdan takip öncesi tahsil edilen bakiye bedel olan (29.364,50 TL borç - 8.955,88 TL takip tutarı=) 20.408,62 TL'nin davacının ıslah dilekçesi de nazara alınarak yasal faizi ile davacıya ödenmesi gerektiği, Davacının diğer taleplerinden aylık kesinti dönemi olan 27.12.2015 - 27.04.2018 tarihleri arasında ödenmeyen ölüm aylıklarının tespiti hususunda ise, davalı Kurumun 13/03/2020 tarih ve 4485561 sayılı yazısı ekinde yer alan ödeme bilgilerinden; 27.11.2015 tarihine kadar davacıya yetim aylığı bağlandığı, 27.12.2015 tarihi itibari ile kesildiği ve 27.04.2018 tarihi itibari ile yeniden başlatıldığı, bu durumda Kasım 2015 ay aylığı esas alınarak Ocak ve Temmuz maaş artışları da gözetilerek, mahkemece denetime elverişli olarak kabul edilen 08.02.2021 tarihli Ek Rapor doğrultusunda davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak; ödenmemiş aylıklar toplamı olan 18.411,35 TL'nin yasal faizi ile davacıya ödenmesine, şeklindeki gerekçelerle; Davanın kabulü ile; 1-Davacının, ... İcra Dairesinin 2017/3693 E sayılı dosyasından yapılan takip konusu 8.955,88 TL kadar borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı tarafından ... İcra Dairesinin 2017/3693 E sayılı dosyasından yapılan takip ile davacıdan tahsil edilen 20.408,62 TL ölüm aylığının, ıslah dilekçesinin harçlandırma tarihi olan 23.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-27.12.2015-27.04.2018 tarihli arasında davacıya ödenmeyen toplam 18.411,35 TL ölüm aylığının ıslah dilekçesinin harçlandırma tarihi olan 23.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacının gelirinin brüt asgari ücretten fazla olduğunun re’sen tespiti sonucunda aylığının kesildiğini, bu hususun kanuna ve amir yasalara uygun olduğunu, dolayısı ile davacının kendi kusuru ile açılmasına sebebiyet vermiş olduğu iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, rapora karşı beyan ve itirazlarını tekrar ettiklerini, söz konusu hükümler gereğince kurumun yapmış olduğu tüm işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; 1479 sayılı Kanun'un 45 inci maddesine 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile eklenen c fıkrası hükmüne ve davacının babası ile eşinin ölüm tarihlerine göre davacıya eşi ve babasından ölüm aylığı bağlanmasının yerinde olduğu, Hukuk Genel Kurulunun 2018/21-427 E. 2018/949 K. sayılı ve 25.04.2018 tarihli kararında belirtilen ilkeler gözönünde tutuluduğunda 4-c sigortalısı eşinden dolayı aylık almakta olan davacının aynı zamanda 4/b sigortalısı olan babasından dolayı aylık almasına engel bir durum bulunmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, kurumca tahsil edilen 20.408,62 TL'nin iadesine ve 27.12.2015 - 27.04.2018 tarihleri arasında ödenmeyen aylıkların tahsili istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 inci ve 46 ıncı maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5955, K. 2023/6978, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5955-e-2023-6978-k-2c6a617caf5c