Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6431 E. 2023/10619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6431
Karar No
2023/10619
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/148 E., 2022/23 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Emekli Sandığı iştirakçisi muris ...’in, 15.07.2007 tarihinde davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın sebep olduğu trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davacı Kurum tarafından sigortalının hak sahiplerine 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 129 uncu maddesi gereğince dul ve yetim aylığı bağlandığını, davalı ...’nın Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/13 Esas 2008/57 Sayılı kararı ile taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dul ve yetim aylıklarının peşin sermaye değeri olan 30.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile beraber, 18.08.2007- 15.10.2010 tarihleri arasında ödenen dul ve yetim aylıklarından oluşan 29.783,63 TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile beraber, 18.08.2007- 15.10.2010 tarihleri arasında ödenen dul ve yetim aylıklarından oluşan 29.783,63 TL'nin ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş 4.171,73 TL yasal faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2010/177 Esas 2014/429 Sayılı kararı ile davacı kurumun, kurum iştirakçisinin hak sahiplerine bağlanan dul yetim aylığı ve bağlanan aylıkların peşin sermaye değerinden oluşan kurum zararı nedeniyle, zararı meydana getiren kişilere karşı bir rücu hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.05.2018 tarihli 2017/4511 Esas 2018/4346 Sayılı kararı ile "Davanın yasal dayanağı olan, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 129. maddesinde; "Vazifeleri içinde veya dışında herhangi sebeple zarar görmüş veya tehlikeye düşmüş ve bundan dolayı adi malül durumuna girmiş iştirakçilerin veya bunlardan ölenlerin, dul ve yetimlerinin; sebep olanlar aleyhine açacakları davaları Sandık dahi kovuşturmaya ve bu davalara üçüncü şahıs olarak girmeye ve dul ve yetimler tarafından dava açılmamış ise bunu doğrudan doğruya açmaya yetkilidir. Dava sonunda para tazminatı da alınırsa bundan kovuşturma için yapılan masraflarla birlikte emekli, adi malüllük, dul ve yetim aylıkları bağlanan hallerde bu aylıkların beş yıllığı; (Toptan ödeme) yapılan hallerde de bunların toplamının yarısı Sandıkça alınarak, varsa, geri kalanı ilgililere ödenir. Sebep olanlar iştirakçi ise ve bunlara bu Kanuna göre Sandıklarca herhangi adla olursa olsun ödeme yapılacaksa istihkakları dava sonuna kadar hükmolunacak tazminata karşılık olmak üzere ödenmez" hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinde; Gökçebey Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/239 Esas 2013/40 Sayılı dava dosyasında, Emekli Sandığı İştirakçisi müteveffa ...’in mirasçıları tarafından eldeki dosyanın davalılarına yönelik, maddi ve manevi tazminat davası açıldığı ve mahkeme tarafından hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatından, davacı kurum tarafından hak sahiplerine ödenen dul ve yetim aylıklarının peşin sermaye değerinin indirildiği ve hükmün, 21. Hukuk Dairesinin 2013/16734 Esas 2013/23450 Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumun, davalıların sorumluluklarını gerektirip gerektirmediğinin belirlenmesi yönünden, anılan dava dosyasının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Emekli Sandığı iştirakçisi müteveffa ...'in trafik kazası sonucu vefatı nedeni ile hak sahiplerine ödenen dul ve yetim aylıkları ile peşin sermaye değerinin olay tarihi itibari ile yürürlükte olan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 129 uncu maddesi gereğince davalıların kusur oranında rücuen tahsil edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile tespit edilen % 70 kusur oranı üzerinden davacının, hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelirden kaynaklı davalılardan talep edebileceği alacağının 35.512,82 TL, 18.08.2007-15.10.2010 tarihleri arasında ödenen aylıklardan kaynaklı davalılardan talep edebileceği alacağının 20.848,54 TL ve 18.08.2007-15.10.2010 tarihleri arasında ödenen aylıkların dava tarihine kadar olan faizinin 2.920,21 TL olmak üzere toplam 23.768,75 TL olarak tespitine, taleple bağlı kalınarak hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerine dayalı 30.000,00 TL'nin gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, kurum tarafından 18.08.2007-15.10.2010 tarihleri arasında ödenen dul ve yetim aylıklarına dayalı 23.768,75 TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; denetim görevliliğini yerine getirmeyen, iş yerinde gerekli tedbirleri almayan davalılar olayda tam kusurlu olmasına rağmen %70 oranında kusurlu sayılmalarına ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Emekli Sandığı iştirakçisinin trafik kazası sonucu vefatı nedeni ile ödenen aylıkların olay tarihi itibari ile yürürlükte olan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 129 uncu maddesi gereğince davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 129 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6431, K. 2023/10619, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6431-e-2023-10619-k-a3a0780c6b1a