Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6194 E. 2023/12117 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6194
- Karar No
- 2023/12117
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2140 E., 2022/2206 K. DAVA TARİHİ : 26.06.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları takip sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla kendisine ait taşınmazlarını diğer davalılara sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2018 tarihli ve 2016/88 Esas 2018/128 Karar sayılı kararıyla, davalı ... dışındaki davalıların borçlunun içinde bulunduğu mali durumunu bilen kişilerden olduğu, ivazlar arasında önemli oransızlık bulunduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2019/1692 Esas 2021/93 Karar sayılı kararıyla, tasarrufların konusunu oluşturan taşınmazların gerçek sahibinin, davalı (borçlu) ... değil dava dışı...Gayrimenkul Alım Satım Otomotiv İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, buna göre, istinaf kanun yoluna başvuran davalıların tarafı olduğu tasarruf işlemlerine yönelik davaların reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazların kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 29.03.2022 tarihli ve 2021/21287 Esas, 2022/6095 Karar sayılı ilâmı ile Dava dayanağı ... 1.İcra Müdürlüğünün 2015/2525 sayılı takip dosyasındaki alacağın kaynağı 06.02.2015 tanzim 09.02.2015 vadeli senet olup, senet borçluları ..., ... ve...’dır. ... davalı borçlu ...’nın karısının kardeşi, ... ise dava dışı...….AŞ nin %99 hissedarıdır. Dava konusu taşınmaz, kat irtifakı tesisinden önce aynı şirket adına kayıtlı iken, 14.01.2015 tarihinde ½ hissesi... adına, 04.02.2015 tarihinde ¼ hisse borçlu ... adına, ¼ hisse... adına tescil edilmiştir. Davalı ve tanık ifadelerinden dava konusu taşınmazların......AŞ tarafından yapıldığı,bu şirket adına işlerin ... ve ... tarafından yürütüldüğü, sözleşmeleri ve senetleri bu firma adına imzaladıkları sabittir. Nitekim davalı ...’in sunduğu 05.03.2014 tarihli protokolde, protokolün ..., ... ve ... arasındaki ticari ilişki sebebiyle 15.11.2014 tarihli senetten doğan alacaklar hakkında düzenlendiği belirtilmiş ve protokol borçlu sıfatı ile davalı ... tarafından imzalanmıştır.Yine davalılar ... ve ... vekilinin verdiği cevap dilekçesinde,......AŞ'ye ait çeklerin şirket sahibi ... ve kardeşinin kocası, davalı ...’ın damadı, resmiyette olmasa bile fiili olarak şirketin ortaklarından olan ...’ya ait olduğu belirtilmiştir. Buna göre, takip konusu senedi.....AŞ şirketi %99 hisse sahibi... ile birlikte imzalayacak kadar yetkisi ve sorumluluk sahibi olan borçlu ...’nın, mahkemece sadece...…. AŞ.'nin, SGK'nın sigortalı işe giriş bildirgesine göre sigortalı çalışanı olan davalı (borçlu) ...'ya devredildiği, ...'nın tasarrufların konusunu oluşturan taşınmazların gerçek maliki tasarruf işlemlerinin gerçek tarafı olmadığı, taşınmazların gerçek malikinin ve taşınmazları davalılara devreden kişinin dava dışı...….. A.Ş olduğunun kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Taşınmazları yapan ve satanın...….. A.Ş olması, bu şirket adına işlem yapan sözleşme, çek ve senet imzalayarak sorumluluk alan borçlu ... ve ...’den soyut bir kimlik kazandırılarak, bu şahısların sorumluluğunu ortadan kaldırılması mümkün değildir. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin, gerek tanık anlatımı gerekse cevap dilekçelerinden borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildikleri sabit olduğundan bu davalılar yönünden İİK’nın 280/1 maddesine gereğince tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde ; davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar ile haklarındaki hüküm kesinleşen davalılar hakkındaki kararın infazını istemeden, sadece müvekkillerin taşınmazının satışını istemesi kötü niyeti gösterdiğini, müvekkillerinin mal kaçırma amaçlarının olmadığını, 338.000,00 TL nin davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen, bu bedelin anılan davalıdan tahsilinin istenmediğini, davanın aciz belgesi tutarı ile sınırlı olması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasında amaç alacaklının alacağına kavuşmasını temindir. Somut olayda davacının alacağının 25.04.2016 tarihli aciz belgesi ile belirlenmiş olup, birden fazla taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verildiğine göre satışı ile tahsilde tekerrür oluşabileceğinden, tahsilde tekerrür olmamak üzere tasarrufların iptaline karar verilmesi gerekirken hükümde bu yönde açıklık bulunmaması ve infazda kuşku yaratılması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR : Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE , 2.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının e) bendinde yer alan "25.04.2016 tarihli borç ödemeden aciz belgesine bağlanan miktarla sınırlı olarak iptali ile " cümlesinden sonra ve g) bendinde yer alan " 25.04.2016 tarihli borç ödemeden aciz belgesine bağlanan alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydı) " cümlesinden sonra gelmek üzere "tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA , İstek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... iadesine, 08.11.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.