Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6158 E. 2023/10303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6158
Karar No
2023/10303
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/636 E., 2023/185 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; verilen kararın temyizi üzerine hükmün bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi müteveffa ...'ın 10.06.2011 tarihinde Akbank Afyonkarahisar Şubesi'nden kredi çektiğini, kredi çekilmesi sırasında müteveffaya uzun süreli kredi hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, davacılar murisinin 06.11.2011 tarihinde vefat ettiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine kredi borcunun davacılar tarafından kapatıldığını belirterek 42.000,00 TL ölüm teminatının 22.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçenin lehdarının Akbank Afyonkarahisar Şubesi olarak gösterildiğini, ilgili şubenin icazeti olmadan herhangi bir davanın açılamayacağını, davacıların aktif dava ehliyetine haiz olmadığını, poliçe tanzim tarihinden önce sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı olarak hastalığını ve tedavilerini gizlediğini, davalının yasal sürede cayma fesih hakkını kullandığını ve poliçenin hükümsüz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.09.2013 tarihli ve 2012/518 Esas, 2013/398 Karar sayılı kararı ile hayat sigortası poliçesinde lehtarın Akbank A.Ş. olduğu, poliçenin dayanak noktası olarak lehtar şirketin icazeti olmadan herhangi bir davanın açılamayacağı, bu icazetin de dava açılırken alınmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2016 tarihli ve 2014/9284 Esas, 2016/11400 Karar sayılı kararı ile; "Yargılama aşamasında dava dışı bankanın 25.07.2013 tarihli cevap yazısında kredinin kapanması nedeniyle davacıların borcunun bulunmadığı, poliçede bulunan rehin alacağının davacılara tazminat olarak ödenmesine muvafakat ettiklerinin bildirmiş olmasına ve davacıların dava açarken borcu kapattıklarını bildirir dekont sunmuş olmalarına göre davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile husumetten reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.12.2018 tarihli ve 2017/88 Esas, 2018/1109 Karar sayılı kararı ile murisin ölüm nedeninin kanser olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davacıların davasının kabulü ile 42.000,00 TL ölüm teminatının 22.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen (ilk bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2020 tarihli ve 2019/1748 Esas, 2020/5947 Karar sayılı kararı ile; "Murisin bildirmediği hastalık ile ölüm arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığının anlaşılması halinde, poliçe tanzimi sırasındaki beyan yükümlülüğü kasten ihlal edilmemiş olup davanın tümden reddi gerekmez ise de sigortalının kasıtlı olarak sağlık durumunu gizlemesi haricinde eğer sigortacının sorumluluğunu ağırlaştıran ve daha fazla prim almasını gerektiren bir halin varlığında teminatın indirilmesi gerektiğinden, murisin bu hastalığının belirtilmesi halinde ödenmesi gereken prime göre proporsiyon hesabı yapılarak tazminat hesabının yapılması gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.03.2023 tarihli ve 2020/636 Esas, 2023/185 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 10.500,00 TL'nin 22.12.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (ikinci bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karar veren mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, ölüm belgesinin, poliçe tanzim (10.06.2011) tarihinden önce 09.02.2010 tarihinde tanısı konulan kanser hastalığı sebebiyle müteveffanın vefat sebebinin aynı olduğunu belgelediğini, davacılar murisinin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; banka kredisi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1290 uncu maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6158, K. 2023/10303, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6158-e-2023-10303-k-ba0fcd2e3a59