Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6008 E. 2026/3804 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6008
- Karar No
- 2026/3804
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/726 E., 2023/484 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.12.2005 tarihinde davacının yolcu, davalı şirketin işleteni olduğu, davalı ... şirketinin de zorunlu yolcu taşımacılık sigortası ile zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, felç olduğunu, müvekkiline uygulanan tüm tedavilere rağmen iyileşmenin gerçekleşmediğini ve müvekkilinin tekerlekli sandalyeye mahkum yaşamaya başladığını, müvekkilinin artık kendi bakımını dahi sağlayamadığını, sürekli olarak ailesinin bakımına muhtaç yaşadığını, davacının davalı ... şirketine başvurduğunu, davalı ... şirketinin başvuruya olumlu yanıt vermediğini, davacının sürekli bakım ihtiyacı içerisinde olduğunu, kendi kişisel bakımını dahi yapamadığını, bu nedenle bakıcı giderine de hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacının uğramış olduğu sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşıma uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davalı ... şirketinin sorumluluğunun, kaza tarihi itibarı ile belirlenen teminatlarla ve sigortalısının kazadaki kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dava öncesi başvuru üzerine davacı tarafından sunulan belge ve sağlık raporlarının değerlendirildiğini, epikriz raporunda davacının hastaneye başvurudan 2 ay önce kaza geçirmiş olduğu, bu tarihten sonra (hastaneye başvurudan 15 gün önce) düştüğü ve boyun ağrılarının arttığı, başvurudan 7 yıl önce omurga bölgesinde ankilozan spondilit olduğu, kazadan önce 29.05.2005 tarihinde cerrahi tedavi uygulandığı tespit edilerek dosyada medikal eksper incelemesi yapıldığını, yapılan incelemede sağlık kurulu raporunda belirlenen özür oranının geçirilen trafik kazası ile arasında illiyet bağı bulunmadığının tespit edildiğini bu nedenle davacının dava öncesi talebinin haklı sebeple reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının ikame ettiği işbu dava konusu maddi ve manevi tazminat talebinin haksız olup ayrıca zamanaşımına uğradığını, aracın kaza tarihindeki malikinin finansal kiralama şirketi olduğunu, bu nedenle davanın malik ve sürücüye yöneltilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete atfı kabil bir kusur bulunmadığını, manevi ve cismani zararlar ile kaza arasında uygun illiyet bağı olmadığını, davacının maddi tazminat talebini hiçbir belge ve delil ile somutlaştırmadığını, davacının maluliyet durumuna itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, 81,71 TL bakıcı giderinin davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalı ... AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminatın kısmen kabulüne, 81,71 TL bakıcı giderinin davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren, diğer davalı ... AŞ'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı değerlendirmenin bilimsellikten uzak, hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğu, davacının trafik kazası neticesi boynunda kırık olduğunu, bu kırığın tedavi edilmemesi sebebiyle maluliyetin daha da arttığını, ATK raporunda bu hususların tartışılmadığını, müvekkilinin gerektiği şekilde muayene edilmediğini gibi davacıyı tedavi eden doktorun görüşlerinin dikkate alınmadığı, bu şekilde denetimden uzak ve hükme esas alınamayacak rapor üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, işletenin kusuru bulunmadığını, işleten şirketin aracın tüm bakım, onarım ve denetimlerini yaptığını, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusuru indirimi yapılması gerektiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Adli Tıp Kurumu raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmamış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi