Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5926 E. 2026/6171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5926
Karar No
2026/6171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/1848 E., 2023/284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/342 E., 2021/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde; 17.11.2016 tarihinde davacı yayaya davalı ...'in sürücüsü, davalı ...'in işleteni olduğu aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 173.732,72 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.648,40 TL'ye artırmıştır. Davacılar vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; 17.11.2016 tarihinde davacı yaya ...'a davalı ...'in sürücüsü, davalı ...'in işleteni olduğu aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve ağır şekilde malul kaldığını ileri sürerek davacı ... için 70.000,00 TL, eşi ... için 20.000,00 TL, kızı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili asıl dosya cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağında sürücünün kusursuz olduğunun kabul edildiği ve soruşturmada sürücü kusursuz olduğundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, kusur bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davalının tedavi ve kaza sebebiyle ortaya çıkan zararları karşılamak için ilk günden itibaren davacının yanında olarak maddi ve manevi yardımcı olduğunu, faize ilişkin talepleri de kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde; davalıların dava konusu olayda kusurlarının bulunmadığını, davalıların ilk günden itibaren davacının yanında olarak maddi ve manevi destek sağladıklarını, davacının kaza sebebiyle uğradığı maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, soruşturma dosyasında davacı ...'ün olay sebebi ile tam kusurlu olması sebebiyle davalı sürücü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davanın süresinde açılmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava bakımından davacı yanın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 173.732,72 TL sürekli iş görmezlik, 5.648,40 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 179.381,12 TL'nin 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakıcı giderlerine ilişkin talebin reddine, birleşen dosya bakımından davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulüne 20.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulüne 15.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava bakımından davacı yanın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, 173.732,72 TL sürekli iş görmezlik, 5.648,40 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 179.381,12 TL'nin 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacı ...'ın bakıcı giderlerine ilişkin talebinin reddine, birleşen dava bakımından davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulüne, 70.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın 17.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; karar tarihine en yakın tarihteki asgari ücret ile hesap yapılmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti belirlenmesi gerektiğini, kusur durumunun hatalı belirlendiğini, maluliyet oranının düşük olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kusura itiraz ettiklerini, hesaplamanın içtihatlara aykırı olduğunu, ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın yüksek belirlendiğini, manevi tazminat belirlenirken kusur oranlarının dikkate alınmadığını, hesap raporunun tebliğ edilmediğini, itiraz etmelerinin engellendiğini, raporlar arasında farklar bulunduğunu yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası neticesi asıl davada maddi ve birleşen davada manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Birleşen davaya yönelik davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup birleşen davada davalılar aleyhine karar verilen ve davalılar tarafından adı geçen her bir davacıya yönelik temyize konu edilen tazminat miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2. Asıl davaya yönelik taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle eldeki asıl dava belirsiz alacak davası olarak açılmasına, davacı vekili talep miktarlarını belirlerken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamasına, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan kısım davacı vekilince artırılan kısım olduğuna ve davacı vekili tarafından miktar sabitlendiğine ve haklar saklı tutmadığından fazlaya ilişkin kısım istenemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden asıl dava davacıları ve asıl davada davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5926, K. 2026/6171, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5926-e-2026-6171-k-41c8306fc75c