Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5741 E. 2023/9234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5741
Karar No
2023/9234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/198 E., 2023/192 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/59245 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakasız motosiklette yolcu olan davacının tek taraflı kaza neticesinde yaralandığını, iş göremezliğinin oluştuğunu belirterek bedel artırım dilekçesiyle birlikte 319.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini bu nedenle rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru bulunduğunu, usule uygun başvuru şartının yerine getirmediklerinden davanın usulden reddi gerektiğini, ileri sürmüştür III. İTİRAZ HAKEM HEYETİNİN İLK KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 255.440,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 07.11.2019 tarih ve 2019/ İHK-16157 sayılı kararı ile; dosyada mübrez Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Kurul Raporu incelendiğinde; raporun poliçe tanzim ve kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmiş olduğu, düzenlenen raporun kaza ile illiyet bağı taşıdığı, ancak düzenlenen raporda başvuru sahibinde meydana geldiği iddia edilen maluliyetin sürekli olduğunun tespit edilmediği anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 28.12.2021 tarihli ve 2021/7685 - 2021/11224 sayılı kararı ile; "...hükme esas alınan 22.03.2019 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olarak düzenlendiğinin kabulü ile işin esasına girilerek davalı vekilinin diğer itirazlarının incelenmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş..." şeklinde belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;başvuru sahibinin yasanın aradığı anlamda başvuru şartını yerine getirmediğinden başvuru şartı yokluğu sebebiyle başvurunun reddi gerektiği, davacıya hasar dosyası kapsamında 207.760,00 TL ödeme yapıldığını bu nedenle bakiye teminatın üzerinde hüküm verildiğinden limitin aşıldığını, kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması gerektiği, temerrüde düşülmediğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi vekalet ücretinin 1/5 oranında olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilkeçesinde; hüküm davacı lehine bozulduğundan usuli kazanılmış haklarının olduğunu bu nedenle Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesaplama yöntemi kullanılarak ve güncel asgari ücret üzerinden yeniden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davalının sorumluluğunda bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan tescilsiz aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,87 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi,... Yönetmeliği, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İitraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına, davalı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemenin infazda nazara alınacak olmasına ve davacı tarafça Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı itiraz yoluna başvurulmamış olması nedeniyle hüküm sonucunun davalı lehine usuli müktesep hak oluşturmuş olmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; somut olayda bozma ilamı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenerek davanın esası hakkında yeniden karar vermesi gerekmekte ise de, sonuç itibariyle davalının tazminat hükmüne ilişkin itirazının reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden itirazının haklı olması karşısında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda , son karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeden tüm itirazların reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 5.4. bendindeki "21.276,40 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "4.061,60 TL" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5741, K. 2023/9234, T. 14.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5741-e-2023-9234-k-304ccad4e817