Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5348 E. 2023/13022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5348
- Karar No
- 2023/13022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/310 Değişik İş, 2021/309 Karar DAVA TARİHİ : 26.11.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.11.2019 tarihinde davacının davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan traktörü ile seyir halinde iken traktörün yanmaya başladığını, davacının traktörü söndürmeye çalıştığını ancak sonuç alamadığını, meydana gelen yangın neticesinde traktörün kullanılamaz ... geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL araç hasar tazminatının 26.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 100.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince hasarın teminat dışında olduğunu, yangının sigortalı aracın bakımsızlığı nedeniyle meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında makine mühendisinden alınan 14.01.2021 tarihli rapora göre dava konusu olan ve yangın esnasında da henüz 3,5 yıllık olan sigortalı traktörde meydana gelen yangın olayının traktör bakımlarının traktör maliki olan davacı tarafından yetersiz yapılmasından kaynaklandığının somut olarak söylenemeyeceği, aracın 2020 yılı Ocak ayı itibariyle piyasa rayiç bedelinin 103.500,00 TL, aracın sovtaj bedelinin 3.500,00 TL, pert total durumundaki traktör nedeniyle davacının talep edebileceği hasar tutarının 100.000,00 TL olduğu hususunun tespit edildiği, davalının söz konusu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 100.000,00 TL tazminatın 10.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince hasarın teminat dışında olduğunu, yangının sigortalı aracın bakımsızlığı nedeniyle meydana geldiğini, davaya konu poliçede TEB- Bozüyük Şubesi lehine dain-i mürtehin kaydı bulunduğunu, rehin alacaklısı bankanın muvafakati sunulmadan başvuru yapılmış olması nedeniyle aktif husumet yokluğundan başvurunun reddi gerektiğini, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını, bilirkişi raporunda aracın rayiç değerinin fazla hesaplandığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/7 Esas sayılı dosyası kapsamında açılan tazminat davası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davaya konu traktörün yanmasında davacının kusuru olmadığı hususunun tespit edildiği, eldeki dosyada alınan raporla davacının zararının usulünce hesaplandığı, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasının başvurunun reddine sebep olmayacağı, itiraz aşamasında da davalı vekilinin beyanda bulunabileceği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince hasarın teminat dışında olduğunu, yangının sigortalı aracın bakımsızlığı nedeniyle meydana geldiğini, davaya konu poliçede TEB- Bozüyük Şubesi lehine dain-i mürtehin kaydı bulunduğunu, rehin alacaklısı bankanın muvafakati sunulmadan başvuru yapılmış olması nedeniyle aktif husumet yokluğundan başvurunun reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda aracın rayiç değerinin fazla hesaplandığını, İtiraz Hakem Heyetinin yasal süresi içerisinde karar vermediğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan aracın yangında hasar görmesi nedeniyle davacının talep ettiği araç hasar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 177 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları . 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu 15.01.2021 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmemiş olmasını da itiraz sebebi yaptığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının itiraz yargılaması aşamasında ıslahtan haberdar olup itiraz imkanı bulunduğundan ıslah dilekçesinin tebliğ edilmeyişinin sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle, bu yöne ilişkin itirazın reddine karar verildiği, ıslah dilekçesinin tebliğine ilişkin eksikliğin de tamamlanmadığı; davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.