Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5146 E. 2023/10853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5146
Karar No
2023/10853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2668 E., 2022/2486 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın davalı ...'ndan alacaklı olduğunu, bu nedenle davalı borçlu aleyhine...22. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9147 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, icra dosyasından yapılan malvarlığı araştırması neticesinde alacağı karşılamaya yeter malvarlığının tespit edilemediğini, ancak dava konusu ... ili ... ilçesi 7269 Ada 34 parselde kain 5 bağımsız bölüm nolu mesken niteliğindeki taşınmazın davalı borçlu ... tarafından 12.02.2016 tarihinde diğer davalı ...'a, ... tarafından da 13.05.2016 tarihinde davalı ...'a devredildiğini, tasarrufa konu taşınmazın satış bedelinin tapu resmi senedindeki bedel ile gerçek değeri arasında fahiş farklılık bulunduğunu, borçlu tarafından taşınmazın alacaklıları ızrar kastı ile devredildiğini, davalıların birbirini yakınen tanıdığını belirterek tasarruf işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ...Duman vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı aleyhine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, diğer davalılar arasında muvazaalı bir satış olması halinde bu kişilere karşı hertürlü haklarının saklı tutulacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2017/107 Esas, 2018/696 Karar sayılı kararıyla; davacının üçüncü kişi Süleyman ve dördüncü kişi ...arasındaki tasarrufun muvazaalı olduğunu ispat edemediği, ancak davalı borçlunun dava konusu taşınmazı 136.000,00 TL bedelle davalı üçüncü kişi ...'a sattığı, taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 310.000,00 TL olduğu, buna göre davalı borçlu ile davalı üçüncü kişi arasında yapılan resmi senetteki değerin 2 katından fazla olduğu gerekçesiyle davalı ...Duman hakkındaki davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kabulü ile; dava konusu ... ili ... ilçesi 7269 ada 34 parsel zemin kat bağımsız bölüm 5 nolu taşınmazın tapusunun davalı ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptali ile 330.000,00 TL tazminatın...22. icra müdürlüğünün 2016/9147 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/158 Esas, 2019/946 Karar sayılı kararıyla; devir bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark olduğu, ipotek bedelinin de davalı ...tarafından ödendiği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 01.06.2021 tarihli ve 2021/1184 Esas, 2021/2188 Karar sayılı ilamı ile "...Dosyanın incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince 18.10.2018 tarihinde karar duruşması yapıldığı, 05.11.2018 tarihinde gerekçeli kararın yazıldığı, gerekçeli karar tebliğ edilmeden 20.11.2018 tarihinde ise borçlu ... vekili Avukat ...nün vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu görülmektedir. Ancak mahkemece vekillikten çekilme dilekçesi davalı ...’na tebliğ edilmemiş olup, davalı ... vekilinin eldeki dava bakımından vekilliğinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Gerekçeli karar ve davacının istinaf dilekçesi ise tebligat zarfında mernis şerhi bulunmaksızın Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre davalı ...’na tebliği sağlanmıştır. Davalı ...’nun vekaletnamedeki adresinin ise tebliğe çıkarılan adresten farklı adres olduğu da görülmüştür. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...’na vekilinin istifa dilekçesinin usulen tebliği ile Avukatlık Yasasında belirtilen onbeş günlük sürenin beklenmesi ve akabinde duruma göre gerekçeli karar ile istinaf dilekçesinin tebliği ile sonucuna göre esastan inceleme yapılması gerekirken, davalı ... yönünden ilk derece mahkemesince Tebligat Kanunu’na aykırı yapılan tebligatlar dikkate alınmaksızın esastan inceleme yapılarak karar verilmesi isabetli olmayıp kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin temyiz sürecinde alacaklarının tamamını tahsil ettiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.10.2018 tarih ve 2017/107 Esas, 2018/696 Karar sayılı ilamına konu tasarrufun iptali davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın içeriğinden tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın da 2011 yılından beri dava konusu binada oturduğunu, her ne kadar ...'nu tanımadığını beyan etmiş olsa da, dosyaya sunulan 16.05.2016 tarihli dekontun tetkikinden "ipoteğin fekki için" açıklamasıyla ... hesabına 160.010-TL para yatırdığını, taşınmazın ipotekli olarak satın alınmasının, ancak tarafların birbirini tanıması sebebiyle karşılıklı güven ilişkisine dayanarak yapılabilecek bir durum olduğunu, bu nedenle ...'ın da taşınmazı kötüniyetli olarak devraldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5146, K. 2023/10853, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5146-e-2023-10853-k-2e5cafc376c9