Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5023 E. 2024/5055 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5023
Karar No
2024/5055
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/439 E., 2022/328 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ..... ile davalı ... vekili Avukat .....geldiler. Davalı Soylu Kağıt Makine ve Dayanıklı Tüketim Mam. San Tic. Ltd. Şti. adına gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Soylu Kağıt Makine ve Day. Tük. Mam. San. Tic. Ltd. Şti.’nin davacı ...’e olan borcu nedeniyle Adana 12. İcra Müdürlüğü’nün 2014/15240 sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, yapılan araştırmalara ve haciz işlemlerine rağmen borçluların borcuna yetecek miktarda malvarlığına rastlanılmayarak, herhangi bir tahsilat yapılamadığını, davalı şirketin üzerine olan malvarlığını muvazaalı olarak sırf müvekkilinin zarara uğraması amacı ile devrettiğini, taraflar arasında yakın akrabalık ilişkisi olduğunu, davalı şirketin Adana İli Seyhan Tapu Sicil Müdürlüğüne Bağlı Kurtuluş Zincirlibağ mah. 11294 Ada 10 parselde kayıtlı taşınmazını 20.02.2012 tarihinde diğer davalı ...’ye satmış gibi göstererek mal kaçırdığını belirterek bu tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada da; davalı borçlu şirket hakkında Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2014/13716 sayılı dosyasından da takip yapıldığını, bu takip nedeniyle de aynı tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Soylu Kağıt Makine ve Dayanıklı Tük. Mam. San. Tic. Ltd. Şti. vekili; davaya cevap vermemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli ve 2015/209 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararıyla; davacının 2010-2011-2012-2013 ve 2014 yıllarına ait işletme defterlerinin bir suretini sunduğu, ancak davalı Soylu Kağıt Makine Ltd. Şti. tarafından ticari defterlerin sunulmadığı, mahkemece sunulan defterler üzerinde yapılan incelemede davacı ile davalı şirket arasında birkaç tane cüzi miktarlı işlem dışında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı ile davalı borçlu şirketinin birlikte hareket ettiği, anılan satışın gerçek bir satış olmasına rağmen muvazaalı bir takiple dava konusu tasarrufun iptalinin amaçlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/1709 Esas, 2018/588 Karar sayılı kararıyla; davalıların tasarrufunun muvazaalı olmadığı, bilakis davacı ile davalı borçlunun tasarrufa konu taşınmazı davalıya kazandırmak amacıyla birlikte hareket ettikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.06.2021 tarihli ve 2021/1896 Esas, 2021/3739 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda 3. kişi konumundaki davalı ... vekili; davacı ile diğer davalı şirket arasında muvazaalı işlem olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında gerçek bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını,daha öncelerden kendi aralarında alınıp verilen çeklerden kaynaklı olarak göstermelik bir takip yapılıp, geçici aciz vesikası alınarak huzurdaki davayı açtıklarını, davacının gerçekte bir alacağının olmadığını savunmuştur. Davacı ise; davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkinin ticari defterlerle sabit olduğunu beyan etmiştir. Dosya kapsamından; davacının Eren Toptan Mobilya ve Kom. Hizm. Ltd. Şti. isimli şirketinin olduğu, mahkemece davacı taraftan ve davalı şirketten ticari defterlerinin dosyaya sunulmasının istendiği, davalı şirketin ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davacı tarafın ise; 2010-2013 yılları arasındaki ticari defterlerinin dosyaya sunulduğu ancak mahkemece bu ticari defterler üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; mahkemece davacının dayandığı icra takiplerine konu edilen alacaklarının hangi ticari veya hukuki ilişkiye dayandığının tespiti açısından; davacının bu konudaki delillerini sunması için süre verilmesi ve davacı ile borçlu davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtası ile inceleme ve araştırma yapılarak gerçek bir borç - alacak ilişkisi olup olmadığının buna göre belirlenmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2012-2013-2014 yılı işletme defterlerinin incelenmesinde ilgili defterlerde davalı şirket ile yapılmış herhangi bir ticari ilişkinin olduğuna dair kayda rastlanılmadığı, davacının 2011 yılı işletme defterinde davalı şirket ile ticari ilişkisinin gözüktüğü ile ilgili kayıtlara rastlanılmadığı, davacı tarafından dosyaya herhangi bir ticari belge sunulmadığının tespit edildiği, davacı ile davalı şirket arasında gerçek bir alacak - borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının alacağının zaten kıymetli evrak ile sabit olup icra dosyaları ile alacağı kesinleşmiş iken alacağının muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, icra dosyalarından tüm işlemlerin yapıldığı ancak borçlulara ait herhangi bir mal varlığına rastlanmadığı, davalı borçlu ile ilgili yapılan araştırmada ise alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile dava konusu taşınmazı elden çıkardığı, anlaşmalı olarak göstermelik satış yaptığının tespit edildiğini, davalı borçlu Soylu Kağıt Ltd. Şti. ile taşınmazı sözde satın alan şahıs arasında çok yakın akrabalık ilişkisi bulunduğunu, taşınmazın geçek değeri ile satış değerinin belirlenmesi gerekirken bu hususların hiç araştırılmadığını, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, takip dayanağı çekin zaten bu ticari ilişkinin en açık kanıtı olduğunu, ancak tüm bunlara rağmen davacı ile davalı arasında alacak - borç ilişkisinin bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'ye verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan Soylu Kağıt Makine ve Dayanıklı Tüketim Mam. San Tic. Ltd. Şti. yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5023, K. 2024/5055, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5023-e-2024-5055-k-64d4c500a144