Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4982 E. 2023/8970 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4982
Karar No
2023/8970
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/206 E., 2023/208 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023-KIT/331 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/79370 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu elektrikli bisiklet ile çarpışması sonucu 05.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını sigorta şirketine tazminat talebiyle yapmış oldukları başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 19.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 20.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.10.2020 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda talebini, 61.487,61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın park halinde olduğunu, dolayısıyla işletilme halinde olmadığından talebin teminat dışı olduğunu, maluliyet oranının hatalı olarak belirlendiğini, tazminat hesabının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği belirlenmesini, kusur oranının tespitini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmasını, faiz talebinin haksız olduğunu, yargılama giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 53.513,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 7.973,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 61.487,61 TL maddi tazminatın 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin bozma öncesi kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 20.06.2022 tarih 2021/13437-2022/9076 sayılı kararı ile; ''.. Sigorta Tahkim Komisyonunca ;davacı tarafından verilen talep artırım dilekçesi, davalı tarafa tebliğ edilmemiştir. İtiraz Hakem Heyetince; her ne kadar sigorta şirketi vekili itirazlarında ıslah dilekçesinin tarafına tebliğ edilmeden hüküm verilmesinin savunma hakkını ihlal teşkil ettiğinden bahisle, verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu beyan etmişse de, bu hususun Sigorta Hakem Heyeti Kararını kaldıracak mahiyette olmadığı,İtiraz Hakem Heyetince, dosyada bulunan ıslah dilekçesi incelenmiş ve usulüne uygun olup olmadığının değerlendirilmiş olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 22. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. HMK‘nın 27. maddesi ise davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir. Bu durumda hükme esas alınan 05.10.2020 tarihli davacı vekilinin talep artırım dilekçesinin yukarıda anlatıldığı üzere tebligat yasasına uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı greğince bedel arttırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu doğrultusunda karara varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı aracın park halinde olduğunu, dolayısıyla işletilme halinde olmadığından talebin teminat dışı olduğunu, maluliyet oranının hatalı olarak belirlendiği rapora göre karar verildiğini, medikal firma raporuna göre maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, aktüer hesap raporunda bilinen dönem bilirkişi rapor tarihi olan 30.09.2020 tarihine kadar çalışılmış olup, işleyecek aktif dönem 01.01.2020 tarihi itibariyle başlatıldığını, dolayısıyla ilgili tarihlerin mükerrer hesaplandığını, işleyecek aktif dönemin 01.10.2020 tarihi itibariyle başlatılması gerektiğini, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araçla, davacının yolcu olarak bulunduğu elektrikli bisikletin çarpışması sonucu meydana gelen kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu (6100 sayılı Kanun 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "8.793,39 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "3.400,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, Dairemizce hükmün bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerekirken itirazın reddine karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 21 inci maddesi "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." şeklinde düzenlenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozma kararından sonra yeniden hüküm kurulması ve hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerekirken itirazın reddine karar verilmesinin doğru olmayıp kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4982, K. 2023/8970, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4982-e-2023-8970-k-ec2b816f0e54