Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/496 E. 2023/9369 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/496
- Karar No
- 2023/9369
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/312 E., 2022/450 K. HÜKÜM/KARAR : Davalının istinaf başvurusunun reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/336 E., 2019/1323 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.07.2014 tarihinde 23 LE 229 plakalı aracın kaza yapması sonucu yaralandığını ve iş göremez hale geldiğini, kazada davacının bir kusuru bulunmadığını, yolcu konumunda olduğunu, davadan önce davalıya başvurulduğunu ve kısmi bir ödeme alındığını, ancak ödemenin zararı karşılamadığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakım giderleri olarak 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 156.698,21 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı tarafından sigortalı olduğunu, davacıya 62.727,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davayı kabul anlamına gelmemekle kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinin reddine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 125.358,56 TL'nin 20.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemede hesaplanan zarar üzerinden, kendilerince yapılan ödeme ve faizi düşüldükten sonra kalan kısım 156.698,21 TL üzerinden hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının toplam zararı olan 243.496,70 TL üzerinden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kendilerince yapılan ödeme ve faizin de hatır taşıması indiriminden sonra düşülmesi gerektiğini, aktüer raporunda davacıya müvekkil şirket tarafından 20.01.2015 tarihinde yapılan ödemenin ödeme tarihinde yeterli olup olmadığı tespit edilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumdan alınan raporda kusur yönünden iki durumun belirtilmiş olduğunu, birinci durumda müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmiş, ikinci durumda ise kimliği belirsiz sürücüye %80 kusur, müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsüne %20 kusur atfedilmiş olduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu raporundan kusur durumunu tespit etmenin mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, yukarıda açıklandığı üzere kazadaki kusur durumu belli olmadığından tehlike sorumluluğu uyarınca ve eşit paylaşım ilkesi gereğince her iki araç sürücüsüne de en azından %50 kusur atfedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.02.2019 tarihli kusur raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, aktüer raporda ödeme tarihi itibarıyla zarar ve ödemenin birbirini karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmemiş ise de kaza tarihinde asgari ücret 891,03 TL, ödeme ve dava tarihinde 949,07 TL olup hesaplamanın asgari ücret üzerinden (katsayı kullanılmadan) yapılmış olması, tarihler arasında uzun zaman farkı bulunmaması, hesaplanan toplam zararın 243.496,70 TL (% 20 hatır indiriminde dahi 194.797,36 TL) oluşu ve ödemenin 62.727,00 TL oluşuyla değerlendirildiğinde, mukayeseye ilişkin bu eksikliğin sonuca etkisi bulunmadığı, zarar ile ödeme arasında fahiş fark bulunduğu, aktüerya raporunda hesaplanan tazminattan, yapılan ödemenin güncelenmiş tutarı düşülerek bulunan 156.698,21 TL'den % 20 hatır taşıması indirimi yapılması sonucu hesaplanan 125.358,56 TL tazminata hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yargılama devam ederken vefat ettiğinden hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı vefat ettiğinden vefat tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 07.07.2014 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 50, 55, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Davacı ...'nun 07.10.2021 tarihinde UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kaydına göre yargılama devam ederken vefat ettiği, buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek ölü kişi esasa ilişkin hüküm tesis edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar verdikten sonra davacı vekili tarafından bildirilmiş olup bunun üzerine karar başlığı mirasçılarını gösterir şekilde düzeltilmiştir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Hal böyle olunca, davacı vekiline yargılama esnasında vefat eden davacı ...'nun tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması için süre verilmesi ve davaya bu şekilde devam edilmesi lazımken yukarıda yazıldığı şekilde sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. Ayrıca tazminat hesabı yapılırken varsayımsal olarak mütevaffa davacının tüm yaşam süresi esas alınmış olup dolayısıyla davacının yargılama devam ederken ölmesi sebebiyle, hesaplamanın ölüm tarihine kadar yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.